Konu:Yatırımların Proje Bazında Desteklenmesi İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı Ve Teklifi Münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:127
Tarih:18/08/2016


Yatırımların Proje Bazında Desteklenmesi ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ LALE KARABIYIK (Bursa) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, 411 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 15'inci maddesiyle ilgili Cumhuriyet Halk Partisi Grubu tarafından verilen önerge üzerine konuşacağım. Gazi Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Evet, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından 15 vakıf üniversitesi kapatıldı değerli vekiller. Bu üniversitelerin 14'ünde öğrenci vardı ve öğrenci sayısı toplam 65.216'ydı. Bu öğrenciler 626 farklı programda eğitim görüyorlardı ve bir sabah uyandılar ki üniversiteleri kapanmış. Aynı şekilde bu üniversitelerde 2.892 öğretim elemanı ve 3.912 yabancı öğretim elemanı da görev yapmaktaydı 122 ülkeden gelmiş olan. 2.892 öğretim elemanının kanun hükmünde kararnameyle iş akitleri sonlandırıldı, SSK ilişikleri kesilmedi ve sosyal güvenlik imkânları kaldı, hak mağduriyetleri giderilmedi.

Şimdi, burada üç ayrı mağdur grup var: Bu vakıf üniversitelerindeki öğrenciler; bu kapanan vakıf üniversitelerindeki öğretim elemanları ve personel; üçüncü gruptakiler de kapanan vakıf üniversiteleri değil ama diğer üniversitelerde ayrıştırılmaya çalışılan ve mağdur olan akademisyenler var. Şimdi, az sonra onların rakamlarını da vereceğim.

Mağdur öğrenciler için 3 kere karar değişikliği yapıldı. Önce denildi ki: "İlindeki koordinatör üniversiteye gidecek, orada devam edecek." Sonra denildi ki: "Tercih yapacak puanına göre ve tercih kılavuzunda girebildiği yerlere girecek." Tabii, bu bir mağduriyet ortaya çıkardı, özellikle de maddi bir mağduriyet ortaya çıkardı. Sonra tekrar bir karar değişikliği: "Yönlendirildikleri üniversitede eğitim yapacaklar veya özel öğrenci statüsünde aynı ildeki koordinatör üniversiteye yönlendirilecekler." Tabii, bu arada, özel öğrenci statüsünün kolaylıkları var ama başka sıkıntıları da var sayın vekiller. Burada muafiyet, muadelet sorunları var, 626 ana bilim dalına aktarma problemleri var, intibak problemleri var, yan dal, ana dal, çift ana dal, bunların nasıl aktarılacağı, diplomalarının nasıl olacağı... Bu öğrenciler her gün, yattılar ve sabah kalktıklarında bugün kendileriyle ilgili nasıl bir hayati karar alınacağını merakla izlediler ve ben burada şunu söylemek istiyorum: Alınan bütün kararların merkezinde öğrencilerin mağduriyetlerinin önlenmesi olması gerektiğini bir kez daha ifade etmek istiyorum.

Evet, kapanan vakıf üniversitelerindeki 2.892 öğretim elemanı kanun hükmünde kararnameyle işten uzaklaştırıldı, iş akitleri bitti ve onlar şu anda -tamamı- suçlu bir konumda bekletiliyor. Peki, neden onlara da güvenlik soruşturması uygulanmıyor? Onlardan da suçlu olanlar ile olmayanlar ayrıştırılmalı. Çok iyi biliyoruz ki kadro olmadığı için oraya gidenler var. Hatta, ev kredisini ödeyebilsin diye bin lira daha fazla maaş verdiği için giden çok sayıda kişi var ve gelen bir mağdur aynen şunu söyledi: "Şu anda işsiz kaldım ve yeni açılan bir üniversiteye başvurdum, sınavına girdim, birinci oldum ama ben kapanan başka bir vakıf üniversitesinden geldiğim için sonuçlar iptal edildi ve oraya da giremedim." dedi. O zaman, diyoruz ki: Onlar da bir inceleme geçirsinler ve kurunun yanında yaş da asla yanmasın; ayrıştırın, doğru ayrıştırın.

Peki, başka bir grup var demiştim; şu anda kapanan üniversiteler değil mevcut üniversitelerdeki, faaliyetlerine devam eden üniversitelerdeki akademik ve idari personel. Sayın vekiller, 5.482 akademik personel, 1.596 idari personel olmak üzere 7.078 kişi şu anda kanun hükmünde kararnameyle tüm üniversitelerde görevden uzaklaştırıldı ve haklarında işlem yürütülüyor. Ama bunların ne kadarı suçlu ne kadarı değil, burada sağlıklı bir ayrıştırma yapıldı mı, bu listeleri hazırlayanlara ne kadar güvenilir, bunları çok iyi düşünmek lazım. Mağdur olarak gelen bir akademisyen bana şunu söyledi, dedi ki: "Hocam, eğer hırsızlıkla suçlansaydım ne kadar utanırsam şimdi aynı şekilde utanıyorum." Yani bu insanlar mağdur. Bu ayrıştırmaların sağlıklı olarak yürütülmesi ve bir an önce görevlerine döndürülmeleri gerektiğini düşünüyorum suçsuz olan kişilerin.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)