Konu:Yatırımların Proje Bazında Desteklenmesi ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:127
Tarih:18/08/2016


Yatırımların Proje Bazında Desteklenmesi ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

RUHİ ERSOY (Osmaniye) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Bugün memleketimizde çok acı yaşandı. Önce Elazığ'dan patlama haberleri, arkasından Van ve Bitlis. Terör Türkiye'nin dört bir yanını kuşatmış, sokaklarda kan ve gözyaşı. Malum asker kıyafetleri giymiş teröristler de 15 Temmuz darbesini yapanlar da aynı merkezler tarafından yöneltilerek... Türkiye Cumhuriyeti devletinin bekası, Türk milletinin geleceği ciddi bir tehdit altında. Türkiye Cumhuriyeti devleti de buna karşı tedbir olarak OHAL kanunlarını çıkarmış, mücadele etmekte.

Milliyetçi Hareket Partisi bu çerçeveyi ortaya koymuş ve sorumluluklarına buradan bakan bir parti olarak konulara yaklaşmakta. İşte, bu mücadeleler verilirken azim ve kararlılıkla terör örgütlerinin -birini diğerinden ayırt etmeden- üzerine sonuna kadar gidilmesi konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinin, Hükûmetin ve devletin gereğini yapmasını beklemekte; beklenti bu noktada. Özellikle de Yenikapı mitinginden sonra Türkiye'de tesis edilen millî birlik ve beraberlik ikliminin Meclise ve siyasete yansıyor olmasından da ayrıca memnuniyet duymakta.

Bu çerçeve bu şekilde okunurken herhangi bir şekilde Mecliste alt komisyonlarda görüşülmeden, hiçbir şekilde muhalefet partilerine beyan edilmeden "Rektörleri Cumhurbaşkanı atar." diye bir önergenin getirilmesi doğrusu bir şok etkisi yaptı. Allah'tan bu şok etkisinin üzerine Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkan Vekilinin kararlı tavrı ve diğer siyasi muhalefet partilerinin de bu manadaki tutumlarıyla ortak akla doğru Hükûmetin yeniden bir hamle yapmış olduğunu görmekten ayrıca memnuniyetimizi beyan etmek istiyoruz.

Değerli milletvekilleri, "zamanın ruhu" diye bir kavram vardır Hegel'in zaman felsefesinde. Şu anki zamanın ruhu, millî birlik, beraberlik ve topyekûn Türk milletinin ve Türk devletinin üzerine gelen odaklara karşı hep birlikte ona azim ve kararlı bir şekilde durabilme. Bu konuda elbette ki demokrasi nöbetleri, millî irade nöbetleri anlamlıdır. Ama, bu, sadece meydanlarda kalır, Meclise ve Genel Kurula ve siyasete yansımazsa bir adım sonra "Güç bende, ben bilirim, ben istediğimi yaparım"a gider ve Sayın Genel Başkanımızın ifadesiyle, bu, ortak ve millî bir akla tekâmül etmez ise bunun bir adım sonrasında çok büyük problemler çıkar. İşte, üzerinde konuştuğumuz vakıf üniversitelerinin kayyumu ve vakıf üniversitelerini kuran vakıf ile devletin ilişkisini denetlemesini belirleyen kanun değişikliğine de bu çerçevede bakılmalıdır. Yapılan değişikliklerin, yapılmak istenen değişikliklerin daha sonra bir üst mahkemeyle veyahut da daha değişik hukuki ihlalleri meydana getirmeden ortak bir akılla yapılması lazım veya yapılacak kanunların sadece bir olay yaşandığında onun tecrübesiyle yaşanan olaylara göre değil, vakıf üniversitelerinin ve vakıf kültürünün bir bütün hâlinde değerlendirilerek, düşünülerek yapılmasını Milliyetçi Hareket Partisi teklif etmekte ve önermekte. Bu konuda Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının kapatılan vakıf üniversitelerindeki öğrencilerinin meselelerini kendine dert edinen siyasilerle bir araya gelip ortak akıl toplantıları yapması bu manada bizleri umutlandırmıştır. YÖK'ün ortaya koymuş olduğu ortak akıl toplantıları çerçevesinde Milliyetçi Hareket Partisi olarak görüş ve önerilerimizle onlara çok ciddi katkı sağladığı ifadelerini kendileri söylemiştir. Bunun ayrı bir memnuniyetini duyuyoruz ve bu uzlaşmacı tavrın, çözüm ortaklığı tavrının sonuna kadar devam etmesinin yanındayız. Milliyetçi Hareket Partisi ve ülkücü irade olarak sorumluluğumuzun sonuna kadar peşinde olduğumuzu hatırlatır, Genel Kurulu saygıyla selamlarım efendim. (MHP sıralarından alkışlar)