Konu:Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:122
Tarih:03/08/2016


Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

EMİN HALUK AYHAN (Denizli) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan teklifin 7'nci maddesi üzerine Milliyetçi Hareket Partisi Grubunun görüşlerini arz etmek üzere söz aldım. Bu vesileyle, yüce heyeti selamlıyorum.

Bizim önergemizde gerçekten gerekçemiz şu... Biz çıkmasını istiyoruz bunun metinden, tamamen olmamasını, yok olmasını istiyoruz. Yurt dışındaki varlıkların millî ekonomiye kazandırılmasına tamamen taraftarız ancak konusu suç teşkil eden, gayrimeşru, hatta Türkiye ve insanlık aleyhine faaliyetlerden elde edilmiş varlıkların getirilmesine de imkân veren bu maddeyle yapılan düzenlemeyi uygun bulmuyoruz. Bu daha önce tasarı hâlinde geldi, Hükûmet bundan vazgeçti, her nasılsa razı ettiler ama ben buna bir değişik perspektifle ne yapmak istiyorum? Bakmak istiyorum. Ekonomi normal akışında olsa bu teklifteki maddelerin buraya gelmesinin gereği yok. Demek ki ekonomi normal değil, bir anormallik var, millet bunu halledemiyor ama getirdiğiniz bu maddedeki olay hırsızın, arsızın, yolsuzun parası mı, değil mi; nereden bileceksin, nereden ayırt edeceksin?

Ben Sayın Bakana sordum... Haydar orada duruyor bakmasın diye. Şimdi, bizim Ekonomi Bakanı da vardı. Allah'ın bir kulu hiç size gelip de "Ya, benim yurt dışında param var, bunu getireceğim." dedi mi demedi mi arkadaş, bunu bir öğrenelim ya?

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - Dedi, dedi.

EMİN HALUK AYHAN (Devamla) - Müspet olaylarda da, bu tür işlerde bize bu insanlar geliyor, "Ya Hükûmet bunu getiriyor tasarı, teklif olarak ama siz de yolunu açın." diyorlar. Yeminle söylüyorum, bana bir kişi gelmedi. Demek ki bunda bir anormallik var. Bunu bir söylememiz lazım.

Ayrıca, burada özellikle ifade etmek istediğim bir şey var. Bakın, ben ekonomiyi Sayın Cumhurbaşkanının başdanışmanlarından takip etmeye başladım. Sizlerin o kadar bu işte etkisi yok galiba. Şimdi başdanışman diyor ki: "2008'den sonra FETÖ yandaşları postmodern mandacılığı savundu. Özellikle 2012'den sonra neoliberal ezberlerle büyüme düşmüş. Hazineyi, Merkez Bankasını, SPK ve BDDK gibi kurumlarımızı âdeta bu paralel çeteye emanet etmişler." Kim emanet etmiş? Babacan orada. Başka kim var? Mehmet Şimşek var. Ekonomi bakanları, siz bürokrattınız orada. "Şimdi bunları temizliyoruz. Ama bu yetmez, bunların ideolojisini ekonomi yönetiminden de temizleyeceğiz." diyor. Kim söylüyor, kim bunlar, kim yönetiyor ekonomiyi? Sayın Babacan, Sayın Şimşek, Sayın Cevdet Yılmaz. Postmodern mandacılık cemaatin işiyse, FETÖ terör örgütünün işiyse bu bakanlar ne orada ya, Allah'ınızı severseniz ne arıyor? Yarın bir savcı soruşturma bile açabilir bundan, bunu bir değerlendirmek lazım. Çok tehlikeli ifadeler bunlar. Postmodern mandacılık FETÖ'nün işiyse bu husus Parlamentoya darbe girişiminden önce geldi, o zaman fark ettiniz, çıkardınız, darbenin olmayacağını biliyordunuz. Şimdi darbe girişimi olmuş darbe girişiminden sonra aynı şeyi getiriyorsunuz. Bakın, Sayın Cumhurbaşkanının, Sayın Başbakanın tereddütleri var. Eğer buradan bir para gelirse ekonomide sizinle oynarlar, ne geleceğini bilmiyorsunuz. Darbe girişiminde bulunurlar, bunun önünü kesmek lazım. Gelin bunu çıkarın, bu sıkıntılı. Daha önce getirdiniz, zaten 3 kere getirseniz olmadı, gerçekten sıkıntılı.

Sayın Babacan diyor ki: "10 bin doların üstündeki ekonomilerde darbe olmaz." 2008'den beri bakıyorsunuz, zaten 10 bin doların üstünde gelirimiz yok bizim. Hatta Suriyeli arkadaşları da sayarsanız bu 8 bin doların altına düşüyor neredeyse. Her zaman buna açıksınız. O zaman Cumhurbaşkanının başdanışmanının söylediği ile Sayın Babacan'ın söylediği örtüşüyor. Sayın Bakanım, gelin bunu çıkaralım buradan.

Vicdanınıza hitap edip hepinize bu maddeyi buradan çıkaralım diyorum. Yüce heyete saygılar sunuyorum, teşekkür ederim. (MHP sıralarından alkışlar)