Konu:Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:122
Tarih:03/08/2016


Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.

Sayın Arslan Denizli ilinde meydana gelen iklim değişikliğine bağlı rekolte kaybıyla ilgili bir soru sormuşlar ama uygun görürseniz konunun sıcaklığına da sığınarak bu konuda Tarım Bakanlığından bir bilgi alıp sizlere dönelim, olur mu?

KAZIM ARSLAN (Denizli) - Olur.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - İkinci olarak, Sayın Usta, Osman Gazi Köprüsü'yle ilgili olarak... Biliyorsunuz, Osman Gazi Köprüsü Türkiye'nin önemli mega projelerinden bir tanesi, yeni hizmete açıldı. Burası da yap-işlet-devret modeliyle yapılan bir proje. Günlük araç sayısına ilişkin olarak belli sayılar var. Belirli bir süre içerisinde, bu önümüzdeki dönemde ben hedeflerin de üzerinde artacağına inanıyorum. Şu anda, son günlerde yani çok kısa bir vade içerisinde belki trafikte oluşan yoğunluğa bakıp hani orta vadede, uzun vadedeki gelişmelere ilişkin bir değerlendirme yapmak için çok erken. Bunun çok konjonktürel, kısa vadede oluşan bir durum olduğunu düşünmek lazım. Bunu hep beraber takip edeceğiz. Türkiye'ye bu şekilde kazandıracağımız mega projeler inşallah Türkiye'nin kalkınması yönünde önemli katkılar sağlayacak.

Diğer taraftan, Sayın Usta'nın işaret ettiği konu önemli. Yani, bu tür projelerden hazineye gelebilecek yükümlülükleri mutlaka özel olarak takip etmek gerekiyor. Maliye Bakanlığı olarak da buradan gelebilecek kamu yüküne ilişkin ilgili yıl bütçelerinde eğer bir ödenek ayırmamız gerekiyorsa bu konuda da zaten Meclisimize gerekli bilgileri vereceğimizi düşünüyorum.

Diğer taraftan, Sayın Bektaşoğlu fındık sezonuna ilişkin olarak özellikle rekolte düşüklüğünü ifade ettiler.

Bu sene, gerçekten, beklentilere göre, gerçekleşmelere göre önceki yıllarla mukayese edildiğinde yüksek rekoltenin olmadığı bir yıl olarak değerlendirilebilir ama özellikle, yanlış hatırlamıyorsam, 2009 veya 2010 yılında fındık üretiminde mevsimsel koşullara bağlı olarak oluşabilen dalgalanmalara karşı çiftçilerimizi korumak amacıyla bir destek getirdik. Dekar başına 150 TL olarak başladığımızı hatırlıyorum, şu anda 170 TL. Dolayısıyla, burada, tabii ki çiftçimizin oluşan rekolteye bağlı olarak piyasada elde ettiği hasılatın yanında, devlet olarak biz kendilerine dekar başına 170 lira ayrıca destek veriyoruz. 2016 yılında bu çerçevede, haziran ayı içerisinde de çiftçimize 833 milyon lira destekleme ödemesini yaptık. Dolayısıyla, fındık çiftçimizin, fındık üreticilerimizin bu konjonktürel veya mevsimsel etkilere bağlı olarak dalgalanmalardan en az etkilenmesi noktasında veya asgari bir geliri elde etmeleri noktasında 2010 yılında başlattığımız uygulamanın ne kadar doğru bir uygulama olduğunu da son beş yıldır, altı yıldır görüyoruz.

BÜLENT YENER BEKTAŞOĞLU (Giresun) - Sayın Bakanım, desteklemeden ziyade ürünün değerli olmasını istiyoruz.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - Ama şöyle: Devlet olarak, doğru, hep beraber, aslında... Fındık stratejik bir ürün. Türkiye, fındık üretiminde dünyada önemli bir aktör. Bunun sadece üretimi değil, üretimiyle beraber katma değerinin Türkiye'de kalması, ihracat gelirlerinin artması noktasında hep beraber burada görüş ifade ediyoruz. Hükûmet olarak burada, önceki yılları bildiğim için, yani 2010 yılında dekar bazlı destekleme ödemesine geçerken temel amaç kamu alımları yoluyla... Yani Toprak Mahsulleri Ofisinin ürünü alması, uzun vadede sürdürülebilir bir politika değildi. Biz, 2006 yılından beri bu meseleyi bildiğimiz için, 2010 yılında...

BÜLENT YENER BEKTAŞOĞLU (Giresun) - Desteklemeyi Dünya Bankası başlattı.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - Yok, hayır, o sizin söylediğiniz Doğrudan Gelir Desteği 2002 yılında Dünya Bankasıyla başlayan bir proje ama bu doğrudan gelir desteği değil. Biz, 2010 yılında Toprak Mahsulleri Ofisinin alımına dayalı politikadan vazgeçtik, bunun yerine fındık üretiminin yapıldığı alanlarda dekar bazlı bir destekleme sistemi getirdik. Dolayısıyla ilk yıl hatırladığım 150 TL'ydi, şu anda da bu sene 170 TL'ye çıkmış. Burada çiftçimiz ürettiği ürünün kilogramından bağımsız olarak dekar başına 170 lira bir gelir elde ediyor ve bu çerçevede de bu sene 833 milyon lira fındık çiftçimize devlet olarak destekleme ödemesi yaptık.

BÜLENT YENER BEKTAŞOĞLU (Giresun) - FİSKOBİRLİK'i devreye sokun efendim, FİSKOBİRLİK'i devreye sokun.

SEYİT TORUN (Ordu) - Doğrusu o.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - Hep beraber konuşalım -yani sizin de görüşleriniz, önerileriniz- beraber oturalım, konuşalım. Bakanlığımız bu konuda çalışmalar yapıyor, sizlerden gelecek görüş ve öneriler çerçevesinde doğrusu neyse onu yapalım. Ama doğrusu piyasaya müdahale eden -benim şahsi görüşüm bu- alım politikaları yerine serbest piyasa içerisinde devlet çiftçinin belirli bir geliri her hâl ve takdirde almasını sağlayacak bir sistem kurmalı. Nitekim 2010 yılından bu yana -ben fındıkla ilgili önceki yıllarda yaşadıklarımızı hatırlıyorum- bu sorunlar büyük ölçüde ortadan kalkmış oldu.

BÜLENT YENER BEKTAŞOĞLU (Giresun) - Efendim, piyasayı çok boş bıraktınız, 20 yabancı firmaya bıraktınız, yabancı firma istediği gibi çeviriyor.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - Müsaade ederseniz, diğer sorulara da biraz vakit ayırayım, sayın vekillerimiz ayrı ayrı sorular sordular.

Sayın Gürer, bu faizsiz kredi desteği verilecek vatandaşlarımızla ilgili, kendi ifade ettiğiniz gelişmeler çerçevesinde biliyorsunuz biz 1 Kasım seçim beyannamesinde esnafımıza faizsiz bir kredi desteği vereceğimizi ifade ettik, bu arada yoğun bir başvuru geldi, burada bütçe imkânları çerçevesinde gerekli düzenlemeler yapıldı. Dosya masraflarıyla ilgili, başta yüksek dosya masraflarının alındığı görülünce bu konuda da Hükûmet olarak gerekli düzenlemeleri yapmak suretiyle dosya masraflarını da aşağı çektik. Sürelerle ilgili bir düzenleme yaptık. Ama şu anda bendeki genel bilgi buradaki uygulama devam ediyor, bir sıkıntı yok.

Sayın Torun, özellikle yaz aylarında tarımsal üretime bağlı bir dönemde bu hem FETÖ terör örgütüyle mücadele bağlamında izinlerin ve soruşturmaların memurlar üzerinde oluşturduğu etkiden bahsetti. Önemli bir konu. Biz biliyoruz, memurlarımız özellikle yaz ayları geldiğinde izne ayrılırlar; herkesin bağı vardır, bahçesi vardır, tarlası vardır, gider annesine babasına, kendisine ait bağda, bahçede tarım yapar. Şimdi, ben biliyorum, Giresunlu memurlar, şu anda herkes Giresun'a gitti, orada fındık hasadı yapılıyor. Bu çerçevede, yani kabul edelim ki gerçekten...

SEYİT TORUN (Ordu) - İzin yok Sayın Bakan.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Gidemediler.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - Değerli vekillerim, yok şöyle: Sonuçta olağanüstü bir dönemden geçiyoruz. Bakın, 15 Temmuz gecesi bu ülkeye yapılanların şahidi olan bir mekândayız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Bakan, mikrofonunuzu açıyorum, sözlerinizi tamamlayınız.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - Teşekkür ederim.

Gazi Meclis o gece öyle bir duruş sergiledi ki gerçekten bu ülkede demokrasinin ne kadar güçlü olduğunu teyit etti.

Burada, memurlarımızın izinleriyle ilgili bir sıkıntı olduğu doğru, ama bir taraftan da gerçekten yürütülen bir soruşturma süreci var. Hükûmet olarak bize düşen, bu soruşturmaları en kısa sürede bitirmek ve ondan sonra da memurlarımızın izinleriyle ilgili gerekli düzenlemeleri ve ayarlamaları yapmak olacaktır.

Sayın Gaytancıoğlu, elektrik borçlarının çiftçilerin destekleme ödemelerinden mahsup edilmesi konusunu ifade ettiler, ancak bu doğru bir yöntem. Yani kişinin devletten destekleme alacağı var, ama aynı kişinin de ödemesi gereken bir borcu var; kaynakta kesinti yapmak suretiyle, normalde kişinin gönüllü olarak ödemesi gereken bir borcunu bu aşamada tahsil ediyoruz.

Ne dersek diyelim, bakın, o elektrik borcunun sürdürülebilir bir şekilde ödenmesi de önemli. Varsayalım ki bu elektrik borçları ödenmedi, bundan en fazla o çiftçimiz zarar görür, çünkü eğer siz düzenli elektrik verebilecek bir sistemi kuramazsanız, sürdüremezseniz, bir süre sonra oradan yine çiftçimiz zarar görür. Sistem doğru bir sistem, burada mutlaka sistemi sürdürülebilir kılmamız lazım.

Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.