Konu:Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun Teklifi Münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:122
Tarih:03/08/2016


Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ LALE KARABIYIK (Bursa) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasıyla İlgili Kanun Teklifi'nin 1'inci maddesiyle ilgili söz almış bulunmaktayım.

Sayın vekiller, aslında doğrudan af niteliğinde olan bu düzenlemenin teklif olarak gelmemesi lazımdı, bir Hükûmet tasarısı olarak gelmesi daha uygun ve daha şık olurdu. Hem de bu sayede kurumların görüşleri de alınabilirdi ve her zaman ifade ettiğimiz, bir eksiklik olarak gördüğümüz etki analizi de vurguladığımız gibi yapılmış olabilirdi yani daha sağlam olabilirdi.

Evet, aslında çok geniş maddelerle işlediğimiz bu kanun tasarısını beşer dakikalarla görüşüyoruz ama bu önemli konularda bunların yeterli olduğunu düşünmüyorum.

Diğer taraftan, orman köylüleri gibi, çiftçilerin sorunları gibi birtakım ayrıntılar kaçırılmıştı, hep sonradan ilaveler yapıldı ve tabii, acele giderken, biraz çalakalem giderken bu sakıncalar da ortaya çıkıyor, bunu bir kez daha görmüş olduk.

Evet, sayın vekiller, dayatma kültürü yerine uzlaşma kültürünün önemini bugün bir kez daha görmekteyiz. Şu geçtiğimiz süreci isterseniz hep beraber bir hatırlayalım. Varlık barışı maddesiyle ilgili çok sancılı günler geçirdik, sancılı bir süreç geçirdik. Defalarca ülkemiz için iyi olmayacağını buradan bütün arkadaşlarımızla vurguladık. Uluslararası sözleşmelere taraf olduğumuzu ve bu uygulamayla terörün finansmanı ve kara para aklama konusunda şüpheli ülke hâline gelebileceğimizi defalarca ifade ettik. Yana yakıla, nereden gelirse gelsin fark etmez, yeter ki gelsin bu para, ihtiyacımız var diye görüntü vererek aslında bu paraya muhtaç ve âciz bir ülke görünümünde olacağımızı da burada söyledik. Aslında yatırımcı çekmek istiyoruz, para gelsin istiyoruz diye düşünürken mevcut yatırımcıyı da kaybetme riskimizin olduğunu, hatta ithalatçılarımızın ve ihracatçılarımızın uluslararası ortamda para transferlerini bile zorlaştırabileceğine kadar giden olumsuz etkilerinin olabileceğini de defalarca vurguladık.

Değerli vekiller, Türkiye'nin risk priminin yükseldiği bir dönemdeyiz. Türkiye'nin yurt dışındaki görünümü ve oluşan algısı güçlendirilmelidir. Güçlendirmenin yolu da dayatma değil, uzlaşma kültürüdür. Uluslararası ortamda Türkiye'nin OHAL uygulamalarını kötüye kullanıp kullanmadığı dahi izlenmekteyken Türkiye'nin kara para aklayan ülke görünümünde olup olmaması da bu algı açısından son derece önemlidir. Son darbe girişimiyle birlikte artan risk priminin negatif ve kredi notunu düşürmeye kadar varacak etkisinin önlenmesi bu aşamada son derece önemlidir. Bu süreçte uluslararası ortamda da doğru algı açısından muhalefetin de alınan kararlarda işin içine katılmasının ve muhalefet şerhlerinin de son derece önemli olduğunu sizler de, bizler de çok iyi biliyoruz. Bunu asla unutmayalım. Biz bu sürecin sigortası olarak görevimizin de bilincindeyiz ve bunu sürdüreceğiz. Biz ülkemizi seviyoruz ve bu tehlikeyi dile getirdik ve bu çerçevede yeterli olmasa da ilgili değişikliklerin yapılmış olması memnuniyet vericidir, bunu belirtmek isterim.

Sayın vekiller, diğer taraftan iki yılda bir vergi affı yerine ekonomik kalıcı çözümler üretilmelidir. Gelir yaratan ekonomi politikaları üretmek yerine günü kurtaran çözümlerle gidemeyiz sayın vekiller. Vergi psikolojisi açısından da yükümlülüğünü yerine getirmiş olanlar için de düşünmek, onların tarafından da düşünmek gerekir. Söz konusu düzenlemelere karşı olmamakla birlikte, sürekli borcunu ödeyemeyen ve af bekleyen kitle yerine, çözüm üretilmiş gelir yaratan ekonomi hamlelerine ihtiyaç olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum.

Diğer taraftan, 15 Temmuzdan sonraki normalleşme sürecinde ve kadroların yeniden yapılandırılması konularına kadar doğru bildiklerimizi ve olması gereken doğru süreci ifade ediyoruz her aşamada. Bu sürecin de liyakate dikkat edilerek ve hesap verilebilir bir ortamda gerçekleştirilmesinin, OHAL sürecinin izlenmesi ve kurumların yeniden yapılandırılması konusunda muhalefetin de işin içine ve tüm süreçlere dâhil edilmesinin uluslararası algı açısından da tekrar önemine işaret ederek sözlerime son vereceğim. Varlık barışıyla ilgili maddede gerekli değişiklikle tehlikenin eşiğinden döndüğümüzün de tekrar altını çiziyorum.

Teşekkürler. (CHP sıralarından alkışlar)