Konu:Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:122
Tarih:03/08/2016


Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.

Öncelikle, Sayın Atıcı kendisine gelen bir mesajı bizlerle paylaştı, Kamu Hastaneleri Kurumuyla ilişkili bir mesaj. Ben Sayın Bakanımızla müsaade ederseniz görüşeceğim konuyu. Bilgim olan bir konu değil ama ancak hiçbir şekilde gönüllü bir davranışın, bir bağışın bir şekilde farklı bir yöntemle kişilere evrakının ibraz edilmesi şeklinde bir yazışmanın doğru olmadığını prensip olarak ifade etmem gerekir ama Sayın Bakanımızla bu konuyu da... Gerçekten nedir konu anlamak gerekiyor, belki yanlış bir anlama da olabilir.

Sayın Karabıyık bu Yeniden Yapılandırma Kanun Teklifi'miz içerisinde özellikle vergi aslına bağlı olarak kesilen cezalara ilişkin bir soru sordular. Ben metni inceledim, metinde böyle bir durumda uygulamanın nasıl yapılacağı açık bir şekilde ifade edilmiş.

Sayın Akkaya "Vergi yükünü aşağıya çekecek misiniz?" şeklinde bir soru sordu. Öncelikle şunu ifade etmem gerekiyor ki: AK PARTİ hükûmetleri döneminde öncelikle gelir vergisi, sonra kurumlar vergisi ve çok sayıda da katma değer vergisinde vergi yükünü aşağı çeken, vergi oranlarını aşağı çeken düzenlemeler yaptık. Özellikle, asgari ücretliler üzerindeki vergi yükünü aşağı getirebilmek için asgari geçim indirimi uygulamasını getirdik. Sağlıkta, eğitimde, temel gıda maddelerinde ve özellikle toplumun geniş kesimlerince kullanılan temel malların bir kısmında da önemli ölçüde katma değer vergisi indirimleri yaptık. En son biliyorsunuz, çiftçilerimize yönelik olarak gübrede ve yemde katma değer vergisi indirimi yaptığımızı da ifade etmem gerekir. Vergi yükü bakımından Türkiye'ye uluslararası karşılaştırmalar ölçeğinde bakıldığında, vergi yükü sıralamasında ortalarda yer almaktadır. Tabii ki, özellikle dolaysız vergiler bakımından bizim mutlaka yapmamız gereken çalışmalar var, onu da hep beraber inşallah birlikte yapacağız.

Sayın Gürer Suriyeli misafirlerimizle ilgili olarak yapılan harcamalara ilişkin birtakım bilgiler istediler, müsaade ederseniz o konuda da arkadaşlarıma söyledim, AFAD'dan gerekli bilgileri aldıktan sonra sonraki sorular sırasında bu bilgileri sizlerle paylaşırım.

Sayın Usta "Vergi ve prim geliri olarak ne kadar hedefliyorsunuz?" şeklinde bir soru sordular. Açık söylemek gerekirse, farklı varsayımlar altında bir gelir beklentisi ifade edilebilir fakat daha uygulama başlamadan benim Maliye Bakanı olarak "Şu kadarlık bir gelir bekliyoruz." demem doğru olmaz, öyle bir yaklaşımı eski bir teknokrat olarak çok doğru bulmadığımı ifade etmek isterim. Burada vatandaşlarımız bu kanun çerçevesinde kendi tercihlerinde bulunmak suretiyle bu kanun hükümlerinden yararlanacaklar.

Şu anda vergi aslı olarak Sayın Usta, 90,7 milyar lira, bu yeniden yapılandırma kanunu çerçevesinde kapsama dâhil olacak. Gecikme zammı tutarı olarak ise 45,8 milyar lira. Geçmiş vergi kanunlarında yapılan tahsilat rakamlarına ilişkin olarak da 4811 sayılı Kanun kapsamında 4,4 milyar liralık bir tahsilat gerçekleşmiş, arkadaşlar o veriyi benimle paylaştılar. Diğerlerine de ben daha sonraki sorularda cevap vermeye çalışayım, arkadaşlar onu yetiştiremediler.

Sayın Parsak, askerî okulların kapatılmasıyla ilgili olarak, biliyorsunuz burada olağanüstü hâl yetki kanunu çerçevesinde olağanüstü hâlin gerektirdiği konularla ilgili Hükûmetimiz tarafından kanun hükmünde kararnameler yayımlanmaktadır. Özelikle, aslında hepimizin konuştuğu savunma ve güvenlik hizmetlerinde sivilleşme hakikaten bütün partilerin ortaklaşa ifade ettiği bir düzenleme. Bu kapsamda bu son dönemde kanun hükmünde kararnamelerle yapılan düzenlemeler bu anlamda özellikle savunma güvenlik konseptine ilişkin hepimizin sivil olarak iştirak ettiği bir konsepti ifade ediyor. Ama okullarla ilgili olarak yapılan düzenlemede mevcut okulların kapatılacağı ifade edilmekle beraber şunu da ifade etmekte fayda var: Mevcut okullar kapatılmakla beraber "Millî Savunma Üniversitesi" adıyla yeni bir üniversite kuruyoruz ve daha önceki kapatılan okullar bünyesinde yürütülen eğitim hizmetleri bu defa aslında daha yüksek standartta bir eğitim kurumu olan Millî Savunma Üniversitesi bünyesinde yürütülecek.

Burada özellikle dikkat çekmek istiyorum yani burada eğitim kurumlarının kapatılmasıyla her şey bitiyor değil, tam tersine yepyeni bir başlangıç yapıyoruz. Burada Silahlı Kuvvetlerimizin ihtiyaç duyduğu nitelikli personel ihtiyacını karşılamak amacıyla yükseköğretim kurumu olarak bir üniversite kuruyoruz ve bu yeni kurduğumuz Millî Savunma Üniversitesi bünyesinde de hâlihazırdaki okullar tarafından yürütülecek hizmetleri bu defa fakülteler bünyesinde yürüteceğiz. Dolayısıyla yükseköğretime ilişkin evrensel yaklaşımlar ve kurallar, yükseköğretime ilişkin ortaya konulan profesyonel yaklaşım ve sivil anlayış, sivil ve askerî gereklere uygun bir üniversite ortamı, buna uygun olarak özellikle yüksek lisans ve doktora programları açılmak suretiyle millî savunma veya savunma, güvenlik alanında çağın gereklerine, teknolojideki değişimlere uygun yeni bir eğitim konseptini gündeme getiriyoruz. Dolayısıyla burada zaman zaman gündeme getirilen konuyu bu bağlamda değerlendirdiğimizde aslında bugün Silahlı Kuvvetlerin ihtiyacı olan nitelikli personel ihtiyacının karşılanmasına da yeni kurulan bu üniversitemiz önemli bir destek verecektir.

Tabii, bu arada, sizin sorduğunuz bu okulların kapatılmasına bağlı olarak öğrencilerin durumuyla ilgili olarak kanun hükmünde kararnamede bu öğrencilerin durumlarına uygun olarak Yükseköğretim Kurulu tarafından denk eğitim kurumlarına yerleştirileceğine ilişkin hüküm bulunmaktadır. Bu çerçevede inşallah gerek bu öğrencilerimizin yerleştirilmesi ama diğer taraftan da yeni kurulacak olan Millî Savunma Üniversitesiyle çok daha çağdaş, çok daha modern, Silahlı Kuvvetlerimizin günün şartlarına uygun ihtiyaçlarını karşılayacak bir ortaöğretim ve yükseköğretim sistemini de kurmuş olacağız.

Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.