Konu:Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:121
Tarih:02/08/2016


Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.

Sayın Tanal, özellikle ekonomiye kazandırılmak amacıyla yurt dışından getirilen varlıklarla ilgili herhangi bir kullanma koşulu getirmediğimizi, herhangi bir sermaye ekleme, belli bir yerde kullanma koşulu getirmediğimizi, dolayısıyla o zaman bu düzenlemeyi yapmamızın bir anlamı olmadığı şeklinde bir değerlendirme yaptı. Tabii, burada, yurt dışından varlıkların getirilmesine ilişkin teşvik edici farklı yaklaşımlar kullanılabilir. Yani, bunlardan bir kısmı zorlayıcı tedbirler yani zorlayarak getirtmek; bir kısmıysa, bunu yapmak yerine, olabildiğince mükellefin veya vatandaşın getirmiş olduğu varlığı serbestçe tasarruf etmesini sağlayarak da teşvik edici olmak. Biz burada, bu iki tercihten serbest tasarruf yöntemini kullanıyoruz. Biz inanıyoruz ki burada, yurt dışından getirilen varlıkları getiren şahıslar kendileri için en rasyonel olacak şekilde kullanacaklardır. Dilerlerse bir bankada mevduat yapabilecekler... Bu da gerekir. Yani, bizim, Türkiye'ye getirilen varlığın sadece bir şirkete sermaye olarak konulmasını değerli görmemiz yanlış olur. Bir bankada mevduat yapılmış olması da bizim için değerlidir veya bir gayrimenkul edinebilir, bu da değerlidir.

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Hemen çıkış yaptı Sayın Bakanım, kalmadı, çıkış yaptı, gitti Türkiye'den.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - Bu bir varsayım. Yani, kişi kalabilir, yatırım yapabilir, önce getirebilir, sonra ilk baştaki amacını farklılaştırabilir. Burada yaklaşım farkımız var. Biz diyoruz ki vatandaşlarımıza, biz ne kadar serbest tasarruf hakkını verirsek kanunun teşvik edici yönü o kadar ağır olur ve Türkiye'ye getirilen kaynak da o kadar fazla olur.

Bu aracılık meselesini asla kabul etmiyorum. Türkiye'ye getirilen her kuruş para mevzuat çerçevesinde yani bu kanun dışındaki de meri mevzuat çerçevesinde getirilip kayıt altına alınacak, tekrar yurt dışına çıksa bile uluslararası yükümlülüklerimizin gerektirdiği her türlü işlemin bir parçası. Dolayısıyla, bu kanun kapsamında Türkiye'ye getirilen paraların herhangi bir şekilde tekrar Türkiye dışına çıkması hâlinde bu paraların herhangi bir şekilde öncesi sorulmayacak gibi bir düzenleme asla söz konusu değil. Dolayısıyla, burada bizim mevzuatımızın zorunlu kıldığı -her türlü bilgi paylaşımı dâhil- hükümler geçerlidir.

Sayın İrgil, bu gözaltı meseleleri konusunda birtakım hassasiyetlerini ifade ettiler. İnanın, şu anda, bu 15 Temmuz darbe girişimi sonucunda ortaya çıkan durum karşısında Hükûmetimiz, Olağanüstü Hal Kanunu ve diğer mevzuatın kendisine verdiği bütün yetkileri kullanarak terör örgütüyle ilgili soruşturmaları yürütmektedir. Bu soruşturmaların tamamı mevcut mevzuat çerçevesinde yürütülmektedir. Söylediğiniz kaygılara hepimiz dikkat ediyoruz, hassasiyetiniz hepimiz için ortak. Herhangi bir şekilde dedikoduyla, şununla bununla kimsenin hakkını ve hukukunu çiğnememiz asla söz konusu değil, Hükûmet olarak özellikle buna dikkat ediyoruz. Bu konuda zaman zaman size gelen, bize gelen farklı konular olduğunda da bu konuların üzerine hassasiyetle gidiyoruz.

FETÖ terör örgütüyle, gerek kamu kurumları içerisindeki yapılanmaları itibarıyla gerekse kamu kurumları dışındaki yapılanmaları itibarıyla terör örgütü unsurları bakımından gerekli bütün yasal mevzuat kullanılarak bu suç örgütüyle mücadele yapılacak. Sonuçta hepimiz biliyoruz ki 15 Temmuz gecesi yapılan darbe girişimi bu ülkedeki demokrasiye, bu ülkedeki millî iradeye karşı yapılmış bir darbe girişimidir. Herhangi bir şekilde şuna buna değil, hepimize karşı yapılmış bir darbe girişimidir ve gazi Meclisimizin o gün, o gece burada gösterdiği cesaret, gerçekten millî iradeye sahip çıkmış olması da takdire şayandır, her şeyin üzerinde takdire şayan bir durumdur. Bu konuda ifade ettiğiniz hassasiyetleri hep beraber takip edeceğiz inşallah.

Sayın Arslan, muhtarlarımızın maaşlarıyla ve sosyal güvenlik primleriyle ilgili bir değerlendirme yaptı. Öncelikle, muhtarlarımız mevcut Sosyal Güvenlik Kanunu çerçevesinde sosyal güvence sistemine dâhil edildiler yani uzun vadeli sigorta kolu olarak emeklilik sistemi çerçevesinde prim ödemek suretiyle emeklilik hakkından yararlanabilmektedirler. Burada, Hükûmet olarak özellikle son on dört yıldır muhtar maaşlarında sürekli olarak enflasyonun üzerinde zam yaptığımızı ifade etmek isterim. Diğer taraftan, özellikle 2015 yılı sonunda yaklaşık 950 lira olan muhtar maaşı 1.300 liraya çıktı yani muhtar maaşlarına yüzde 30 zam yapıldı. Dolayısıyla, bu konuda, muhtarlarımızın maaşlarının artırılması konusunda bugüne kadar yürüttüğümüz, önemli sonuç aldığımız düzenlemeler var. Bundan sonra da inşallah muhtarlarımızın emeklerinin karşılığını alması konusunda gerekli hassasiyeti göstereceğiz.

BAĞ-KUR'lularla ilgili olmak üzere de biliyorsunuz -şu anda Meclisimize de sevk edildi- yeni bir yasa tasarısı içerisinde BAĞ-KUR iştirakçisi vatandaşlarımızın sosyal güvenlik primlerine 5 puan indirim getiren bir yasal düzenleme getiriyoruz. Dolayısıyla, bu çerçevede de BAĞ-KUR iştirakçilerimizin de ödeyecekleri BAĞ-KUR primlerinde BAĞ-KUR priminin tutarına bağlı olarak, yanlış hatırlamıyorsam, en az 50 lira olmak üzere, aynı oranda ama farklı miktarlarda önemli bir iyileşme sağlıyoruz.

Sayın Durmaz, özellikle borç erteleme konusunda yapmış olduğumuz düzenlemeyle ilgili olarak bir soru... Yok, şeyle ilgili, çiftçilerimizin...

KADİM DURMAZ (Tokat) - Onu da sordum, onu da sordum.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - Doğru. O konuda Tarım Bakanlığımızın illerden gelen zarar tespit çalışmalarına bağlı olarak yapmış olduğu hazırlıklar var. Maliye Bakanlığı olarak Tarım Bakanlığıyla şu anda çalışıyoruz bu konuları. İnşallah, yakın bir zamanda bu konuyla ilgili de çalışmayı neticelendireceğiz.

KADİM DURMAZ (Tokat) - Önceki barışlardaki ödeme oranını sormuştum. Yani yapılandırmaya giden mükellef sayısı...

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - Müsaade ederseniz, o zaman, onu arkadaşlar Tarım Bakanlığımızdan alsınlar.

KADİM DURMAZ (Tokat) - Hayır efendim, vergi barışıyla ilgili, önceki barışlarda...

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - Öyle mi? Pardon. Ben onu notlarımın arasına almamışım.

2003 yılında yapılan Yeniden Yapılandırma Kanunu'nda tahsilat oranı yüzde 67; 2011 yılında yapılan Yeniden Yapılandırma Kanunu'nda tahsilat oranı yüzde 67,2; şu anda devam eden, yani daha henüz bitmemiş olan 2014 yılında yapılan Yeniden Yapılandırma Kanunu'nda ise 43 milyar lira yapılandırılmış; şu ana kadar bu çerçevede 10,2 milyar lira tahsil edilmiş. Burada bir oran vermek mümkün değil çünkü zaten devam ediyor.

Sayın Sarıhan, bu terör mağdurlarının açtığı davalardan harç alınmaması konusunu ilk defa şimdi sizden duydum. Hani tartışmalardan haberdar değilim ama bir bakmama müsaade ederseniz -konu nedir- sizin yapmış olduğunuz öneriyi de dikkate alarak bir çalışma yapabiliriz.

Sayın Akkaya, promosyon konusu, taşeron konusuyla ilgili temennilerini gündeme getirdi, biz de bu konularda gerekli çalışmaları yapıyoruz. 15 Temmuz, demin de ifade ettim...

YAKUP AKKAYA (İstanbul) - Sayın Bakan, temenni söylemedim, siz öyle dediniz, vatandaşı kandırdığınız bir olaya nasıl baktığınızı sordum.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - Yok, yok, vatandaşımızı kandırmadık, sözlerimizin hepsiyle bağlıyız, bundan emin olun.

YAKUP AKKAYA (İstanbul) - Her şeyi aldattınız, vatandaşları aldattınız.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - Ama, 15 Temmuzla ilgili yapmış olduğunuz değerlendirmelere katılmam mümkün değil. Mecliste oluşan gerçekten son derece yapıcı...

YAKUP AKKAYA (İstanbul) - Sayın Bakan, bir günde 56 bin kişiyi görevden aldınız; on ayda 2 yasayı çıkartamadınız, taşeron ile emeklilerin promosyonu.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - Peki. Bu konuda sizinle aynı şekilde düşünmüyorum.

Sayın Bektaşoğlu, adil yargılama, dedikodu meselelerine vurgu yaptı. Gerçekten, ifade ettiğiniz hassasiyetler hepimizin hassasiyetleri.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz, devam ediniz Sayın Bakan.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - O konuda tabii çok kısa bir süre içerisinde çok sıcak gelişmeler olduğu için, çok kısa bir süre içerisinde bu soruşturmalar hızlı bir şekilde yürütüldüğü için zaman zaman yanlışlıklar olduğunu biz de görüyoruz. Bunları tespit ettiğimiz zaman üzerine gidiyoruz. Yani bu terör örgütüyle mücadele etme konusunda sizlerin de desteğiyle hep beraber inşallah mücadeleyi sonuna kadar yürüteceğiz. Ama hukuk devleti içerisinde, yasalara uygun bir şekilde, adalete uygun bir şekilde hak ve hukuk içerisinde yürüteceğiz. Soruşturmalar sırasında, incelemeler sırasında herhangi bir şekilde aksaklık ve yanlışlık olduğunda da süratle üzerine gidiyoruz, bu konularda da hani "Bize intikal etti." dediğiniz konularda da her türlü hassasiyeti göstereceğimizi ifade etmek isterim.

BÜLENT YENER BEKTAŞOĞLU (Giresun) - Lekelenmiş oluyor.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - O konuda hassasiyetlerimiz ortak.

Sayın Gürer "Niğde'deki belediyelerimiz CHP'li belediyeler olduğu için mi bu AFAD paraları verilmiyor?" dedi. Kesinlikle söz konusu değil, yani burada parti ayrımı gözetilmesi gibi bir şeyi hiçbir şekilde düşünmemiz zaten mümkün değil. Burada belediyelerin 2014, 2015 ve 2016 yıllarından gelen talepleri var; Maliye Bakanlığı olarak, açık söyleyeyim, bir disiplin içerisinde, bütçe imkânları çerçevesinde bunları karşılamaya çalışıyoruz ama takdir edersiniz ki bütçe imkânlarını da gözetmek durumunda kalıyoruz.

Sayın Kayışoğlu "Promosyon ve ikramiye konularında bayram öncesinde bir müjde alacak mıyız?" diye sordu. Sayın Çalışma Bakanımızla ilgili bir konu olduğu için, bir açıklama yapmam yanlış olur diye düşündüğüm için o konuya girmeyeceğim.

Sayın Akın indirim konusuyla ilgili bir soru sordu ama tam notu alamamışım, bir sonrakinde uygun görürseniz ona devam edeyim.

Sayın Çamak, bu doktora öğrencilerinin borçlarının yeniden yapılandırılmasıyla ilgili konu bize de geldi ama açıkçası şöyle: Çok farklı talepler geliyor. Bundan önceki bütün yapılandırmalarda da bu doktora öğrencileriyle ilgili çalışma yaptık ama açık söyleyeyim, önceki yapılandırmalarda da aslında çok verim almadık yani burada yapılandırma yapıyoruz ama iş gerçekten başladığı amaca çok da fazla uygun düşmüyor ama ben arkadaşlara yine bir çalışmalarını söyleyeceğim, öncekilere bir daha bakmamızda fayda var.

Sayın Erdem, özellikle gayrimenkul hacizleri konusunda... Normalde kural olarak biz bir kişiye haciz koyarken vergi borcu miktarı kadar koymamız gerekir, normalde vergi borcunu aşan, onunla orantılı olmayan bir haciz işlemi yapmamız söz konusu değil. Dolayısıyla, bu konuda tebliğlerimiz, düzenlemelerimiz de var ama size intikal eden spesifik bir olay varsa onun üzerine gidelim olur mu? Yoksa biz de aynı hassasiyeti taşıyoruz, hatta şöyle söyleyeyim: Önümüzdeki dönemde, gerçekten zor durumda olan bu mükelleflerin bu zor durum hâlini dikkate alarak hangi kolaylıkları getirebiliriz diye yapısal bir düzenlemeyi de inşallah Meclise getireceğiz.

Mesela demin dediniz ya "Vatandaş gayrimenkulünü kendisi satsın, böylelikle oradan borcunu ödesin." Bu tür imkânları getirecek bir düzenleme üzerinde çalışıyorum, inşallah onu da getiririz.

ARZU ERDEM (İstanbul) - Tamam, ben size o zaman somut örnek getireceğim.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - Ama çok spesifik bir örnek varsa, onu da sizden rica edeyim.

ARZU ERDEM (İstanbul) - Tamam, ben yönlendireceğim size.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.