Konu:Uluslararası İşgücü Kanunu Tasarısı münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:119
Tarih:27/07/2016


Uluslararası İşgücü Kanunu Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 403 sıra sayılı, uluslararası iş gücü transferiyle ilgili konuda sizlerle bazı bilgileri paylaşmak isterim.

Öncelikle, 5'inci maddenin ilgili bölümünde mutlaka meslek odalarından bilgi alınmalı, bunlara dayalı bir çalışma yürütülmelidir. Sadece Bakanlığın böyle bir sorumluluğu üstlenmesinin bazı sorunlarla bizi karşı karşıya bırakacağını açık bir şekilde ifade etmek gerekir.

Yine, çalışma izni başvuruları konusunda "yetkili aracı kurum" olarak belirtilen bir kurum söz konusu ki bu, özel istihdam bürolarını içermektedir. Bunlar, özel istihdam bürolarına benzer bir anlayışla ortaya çıkmaktadır ki bunun mutlaka ve mutlaka bu yapıdan çıkarılması gerekir. Bu, ciddi anlamda bir sorun olarak karşımızda durmaktadır.

Yabancı mühendis, mimarlar ve şehir plancılarının ülkemizde çalışma koşulları 2003 yılından itibaren 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Yasa'yla belirlenmiştir. Bu yasa, ülkemizde çalışacak yabancı mühendis, mimar ve şehir plancılarının çalışma izinlerini ve çalışma koşullarını düzenlemektedir. TMMOB'un ilgili yasası da zaten -6235 sayılı Yasa- bunu çok açık bir şekilde öngörmektedir. Yani, TMMOB yabancı mühendis, mimar, şehir plancılarının bu ülkede çalışmasını öngörmüştür, bununla ilgili belirli kriterleri vardır, TMMOB'un buna itirazı zaten söz konusu değildir, bu da burada açık bir biçimde ortaya çıkmaktadır.

AKP iktidarı sermaye için teşvik paketleri, yasal düzenlemeler yapmaya devam ediyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine alınan Uluslararası İşgücü Kanunu Tasarısı ülkemiz ve birçok akademik meslek disipliniyle birlikte yerli mühendis, mimar, şehir plancıları aleyhine birçok olumsuzluğu içermektedir. Öncelikle belirtmek gerekir ki bu düzenleme, esas olarak, sermayeye daha ucuz emek gücü sağlamak amacıyla yapılmak istenmektedir. Tasarı yalnızca yabancı sermayenin taleplerini dikkate almakta, halkımızın ve ülkemizin çıkarlarını göz ardı etmektedir. Tasarı, TMMOB ve bağlı odalarının yetkilerini ülkemiz ve mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı birikimimiz aleyhine yeniden düzenlemeyi öngörmektedir. Kaldı ki daha birkaç gün önce yaşadığımız darbe meselesi sonrası FETÖ örgütlenmesinin yurt dışında açtığı onlarca üniversitede yetişen mühendisleri acaba bu yasanın neresine koyacaksınız, nasıl seçeceksiniz bu disiplinsizlik ortamında?

Artan işsizliğe ve derinleşen güvencesizliğe ek olarak emeği ucuzlatmak amacıyla hazırlanan bu tasarı mühendisleri, mimarları, şehir plancılarını yakından ilgilendirmektedir. Yasalaştığı takdirde, işsizlik, daha uzun çalışma saatleri, ücretlerin düşürülmesi ve sendikasızlaştırma olarak yer bulacaktır. Tasarının yasalaşması durumunda mühendis, mimar, şehir plancılarımızın kendi ülkelerinde mülteci ve ucuz iş gücü konumuna düşürülecekleri açıktır. Meslektaşlarımız arasında mevcut olan işsizlik daha da artacaktır. Akademik ve mesleki yeterliliğini kanıtlamayan, diploma denkliği aranmayan yabancı çalışanlar nitelikli iş gücü sayılacak, kanıtlayan yurttaşlarımız ise ara eleman konumuna indirgenecektir. Yasa tasarısı, akademik ve mesleki yeterliliğini kanıtlamayan yabancıyı nitelikli iş gücü, kanıtlayan ülke vatandaşını ara eleman konumuna getirmek için elinden geleni yapmaya çabalamaktadır. Yabancıya bağımsız çalışma izni veren tasarı, ülke vatandaşının serbest çalışma hakkını elinden alarak yabancıların yanında düşük ücretli çalışan konumuna getirecektir. Yabancı çalışanlar ülkemize gelmeden, uzaktan ve vergi ödemeksizin çalışabilecek, ülkeye gelenlerse çalışma ve ikamet izni almaktan muaf olacaklardır.

Şunu da çok açıkça ortaya koymak gerekiyor: Bu yasa tasarısı ucuz emek, ucuz iş gücü üzerine kurulmuştur. Yabancı sermayenin Türkiye'ye gelebilmesi için bu ülkedeki işsizler, yoksullar yok sayılmaktadır, yabancıların bu ülkede iş bulması ama öbür taraftan da emeğin ucuzlatılarak, emek sömürüsü yapılarak yabancı sermayenin bu ülkeye taşınması öngörülmektedir. Bu bağlamıyla, bu ülkenin 1970'lerde, 1980'lerde olduğu gibi bir iş gücüne, yabancı iş gücüne ihtiyacı olmadığını öngörüyoruz ve söylüyoruz. Aynı zamanda, bu ülkenin mühendisi de, bu ülkenin işçisi de, bu ülkenin işsizi de niteliklidir. Bunun en iyi örneği, 1950'li yıllarda, 1940'lı yıllarda Almanya'ya giden, o dev ekonominin birer parçası olan bizim yoksul köylü yurttaşlarımızdır.

Bu anlamda, bu yasa tasarısının bu ülkeye ve emek sınıfına bir kazanım getiremeyeceğini; tam tersi, yeni sömürü alanları açılacağını çok açık bir şekilde ifade etmek gerekiyor.

"Yaşasın TMMOB, yaşasın demokrasi!" diyorum. (CHP sıralarından alkışlar)