Konu:MHP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:113
Tarih:14/07/2016


MHP Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ERGÜN TAŞCI (Ordu) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle Milliyetçi Hareket Partisinin fındık üreticilerinin sorunlarının araştırılmasıyla ilgili Meclis araştırma önergesi hakkında, aleyhte söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Bu arada, öncelikle bir konuyu da Meclisle paylaşmak istiyorum: Bayram gecesi başlayan ve aralıksız üç gün devam eden Ordu'daki doğal afet nedeniyle bölgemizde can kaybı olmuştur, ciddi anlamda mal kaybı olmuştur. Bu vesileyle, vefat eden hemşehrilerime Allah'tan rahmet diliyorum. Mal kaybıyla ilgili, köprüler, yollar ve birtakım evlerin mahsur kalması nedeniyle Hükûmetimiz, kamu kurumlarımız çok ciddi bir şekilde çalışmalarını devam ettiriyorlar. İnşallah en kısa süre içerisinde Hükûmetimiz tarafından bu yaraları sarılacaktır.

Yine, komşu ilimizde, bayramda meydana gelmiş olan helikopter kazası nedeniyle rahmetli olan güvenlik kuvvetlerimize buradan Allah'tan rahmet diliyorum, ailelerine sabırlar diliyorum.

Sizlerle, öncelikle, AK PARTİ Hükûmeti döneminde fındıkla ilgili kurumsal, stratejik verilere dayalı çalışmaları paylaşmak, daha sonra polemik konusu olan ve sürekli içi boş olan eleştirilere de kısaca cevap vererek konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum.

Değerli milletvekilleri, fındık, ülkemizin en önemli tarımsal ürünü olup dünyada üretimin yüzde 70'ini sağladığımız ve ihracatta birinci sırada olduğumuz, 2014 yılı rakamlarına göre yılda 2,8 milyar döviz girdisi sağlayan stratejik bir ürünümüzdür. Ülkemizde, 33 ilde 701 hektar alanda yaklaşık 500 bin çiftçi tarafından fındık üretimi yapılmakta, üretim miktarı yıllara göre 400 ila 800 bin ton arasında değişmektedir. Ancak, don ve diğer afetlere bağlı olarak yaşanan verim düşüklüğünden, fındık üretimi 2001 yılında 625 bin ton iken 2014 yılında 412 bin ton olmuştur. Fındık üretimi yapan işletmelerin yüzde 61'i Trabzon, Giresun ve Ordu illerinde yer almaktadır. Fındığın ülkemiz açısından ne derece önemli bir ürün olduğunun farkında olan Hükûmetimiz, her zaman bu konuda üzerine düşeni, sorumluluğu yerine getirmiş ve bu bilinçle çalışmalarına devam etmiştir.

Hükûmetimiz, bu konuda ilk adımı 2006 yılında, FİSKOBİRLİK'in üretici ihtiyaçlarını karşılayamadığı anda ülkenin en önemli kurumlarından olan TMO'yu fındık alımıyla görevlendirmiştir. FİSKOBİRLİK o yıllarda borç batağına girmiş, siyasi çekişmelere taraf olmuş, fındıkla uğraşmak yerine sigortacılık, marketçilik, emlakçılık gibi iş ve işlemlerle yoğunlaşmış, fındık âdeta ikincil bir uğraş hâline getirilmiştir. TMO, bölgede üç yılda toplam 694 bin ton fındık alarak yaklaşık 3 milyar fındık üreticimize ödeme yapmış, FİSKOBİRLİK'in borçlarını da ödeyerek üreticinin içinde bulunduğu kötü durumdan çıkmasını yine Hükûmetimizin büyük bir gayretiyle sağlamıştır.

Yine, Hükûmetimiz hâlen uygulanan fındık stratejisini... Bakın, bunun altını çizmek istiyorum; fındık stratejisi Hükûmetimiz döneminde yani AK PARTİ hükûmetleri döneminde hayata geçirilerek, fındık üretimiyle ilgilenen üreticilerimizin desteklenmesi, aynı zamanda aracı, manav, esnaf ve sanayiciler ile bu alanda istihdam edilmiş vatandaşlarımız da dikkate alınarak fındık fiyatlarının tüm ürünler gibi serbest piyasa koşullarında oluşması sağlanmıştır. Fındık stratejisinin uygulandığı birinci dönem 2009-2011 yılları arasındadır, bu yıllar arasında 2 milyar TL; ikinci dönem olan 2012 ila 2014 yılları arasında da 2,3 milyar ve 2015 yılı ödemeleri kapsamında 812 milyon olmak üzere toplam 5,2 milyar fındık üreticilerimize ödeme yapılmıştır. Bu dönemde konuyu siyasi malzeme olarak görmek yerine, kendi dinamikleri olan bir serbest piyasada hak ettiği gerçek değeri bulması yönünde verilen çaba sonuç bulmuş, fındık cumhuriyet tarihinde ilk defa 20 TL'lere varan ve üzeri rakamlarda zikredilmeye başlanmıştır.

Yine, AK PARTİ hükümetleri döneminde cumhuriyet tarihinin en önemli projelerinden olan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı uygulanmış olup bu kapsamda üreticilerimizin üretim maliyetlerinin düşürülmesi adına ihtiyaç duydukları makine ekipman alımlarında yüzde 50 hibe desteği sağlanmıştır. Bu kapsamda, sadece Ordu ilinde fındık üreticilerimizin yaklaşık 20 bin adet makine ekipman alımı desteklenmiştir. Aynı program kapsamında ekonomik yatırımlar desteklenmiş olup ürünün pazarlanmasında önem arz eden fındık işleme tesislerine de yüzde 50 hibe desteği sağlanmıştır.

Yine, Kırsal Kalkınma Programı kapsamında özellikle fındık verim ve kalitesinde çok önemli olan, fındık bahçelerinde kurulan basınçlı sulama tesisleri desteklenmiştir. Hâlen Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından basınçlı sulama sistemlerine sıfır faizli kredi kullanımı sağlanmıştır.

Üreticilerimizin ihtiyaç duydukları kredi faiz oranları yüzde 59'lardan yüzde 0-5 aralığına düşürülmüştür. Üreticilerimize mazot ve gübre desteği yine AK PARTİ Hükûmeti döneminde verilmiş, üreticilerimizin en önemli girdisi olan gübrede KDV kaldırılmıştır.

Fındık yetiştiren illerimizdeki tarım teşkilatlarımız tarafından verim ve kaliteyi artırmaya yönelik çok sayıda eğitim ve yayın çalışması yapılmış, hâlen devam etmektedir. Diğer taraftan, Tarım Bakanlığı tarafından illerde fındık verim ve kalitesiyle hastalık ve zararlarına yönelik eğitim ve demonstrasyon çalışmaları yürütülmekte, fındık alanlarında yıllara bağlı olarak ortaya çıkan yaşlılık ve bakımsızlıkla mücadele için fındık gençleştirme çalışmalarına yönelik bilgilendirme, destek çalışmaları sürdürülmektedir. Bu çalışmalar, Fındık Araştırma Enstitüsü, üniversiteler, tarım ve hayvancılık müdürlüklerimizin bünyesinde ve DOKAP tarafından yapılan çalışmalarla desteklenmektedir.

Fındık hasat sonrası depolama sorunlarının ve piyasada ürün fiyatlarının etkilenmesinin önüne geçmek amacıyla lisanslı depoculuk faaliyetleri önemsenmekte, ürünü lisanslı depoya bırakan üreticilere ton başına destekleme verilmekte, elektronik ürün senedi çalışmaları devam etmektedir.

Fındık Araştırma Enstitüsü tarafından, verimi yanında, don zararına dayanımı yüksek olan 3 yeni çeşit geliştirilmiş ve bu çeşitler tescillenmiştir.

Yine Hükûmetimiz döneminde, devlet destekli tarım sigortaları başlatılmış, üreticilerimizin, doğal afetlerden kaynaklı olabilecek zararları güvence altına alınmıştır. Sigorta yaptıran üreticilerimizin prim bedellerinin yüzde 50-65'i devlet tarafından karşılanmaktadır.

İlgili önergede bahsedilen iddiaların aksine, Hükûmetimiz, fındık politikasını başıboş bir ortam yerine, stratejik eksende ele alarak sadece üreticilerin değil, aynı zamanda, bu işte istihdam edilen nüfus, tüketici tercihleriyle, dünyada yeni rakipler üretilmesinin önüne geçmeyi temel almaktadır. En son olarak, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımız, konunun farklı kesimlerle provoke edilerek istismar edilmesinin önüne geçmek amacıyla, ülkemiz fındık rekoltesinin tek elden açıklanmasına karar vermiş ve bu konuda sektör temsilcilerinden oluşan bir komisyon kurulmuş ve Sayın Faruk Çelik, rekolteyi 468 bin ton olarak açıklamıştır.

Yapılan çalışmaların ne kadar yerinde olduğu, fındığın her geçen gün ihracat gelirinin artmasından anlaşılmaktadır. İhracatla sağlanan gelir, 2002 yılında yaklaşık 600 milyon dolar civarında iken bugün yaklaşık 3 milyar dolara ulaşmıştır.

Fındık üreticilerinin büyük bir kısmının tek geçim kaynağının fındık olması, sürekli yüksek fiyat beklentisine neden olmaktadır. İç piyasada oluşan yüksek fiyatlar, İtalya, İspanya, Gürcistan, Azerbaycan gibi ülkelerin pazar bulmasını sağlamaktadır. Bu, ülkemizde devir stoku oluşturmaktadır.

Gelinen noktada, Hükûmetimiz, fındık konusunda her dönem üreticinin yanında, üzerine düşeni yapma noktasında sorumluluğunun bilincinde hareket etmektedir. Konuyu siyasi malzeme olarak görmek yerine, kendi dinamikleri olan bir serbest piyasada hak ettiği gerçek değeri bulması yönündeki çaba, takdir edilmek yerine, her dönem fındık üzerinden söylem geliştiren bazı çevrelerce siyasi malzeme hâline getirilmektedir.

Fındık stratejisinin başladığı 2009 yılından bugüne kadar işleyen serbest piyasa şartları üreticimizi ziyadesiyle memnun etmiş ancak son günlerde piyasada geliştirilen bazı söylemlerin oluşturduğu baskı, fiyatlar üzerine etki etmeye başlamıştır. Bu noktada, Hükûmetimizce, sorumlu kişi ve kurumların piyasadaki olumsuz müdahaleleri tüm yönleriyle araştırılıp atılması gereken adımlar atılacaktır. 2015 yılı rakamlarına göre 4,32 TL/kilogram maliyeti olan fındığa dekara 170 TL destek verilerek...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Lütfen tamamlayınız.

ERGÜN TAŞCI (Devamla) - ...maliyetin bir kısmının karşılanması yönündeki karara, aralıksız yedi yıldır devam eden uygulamaya bugün de seçimlerin hemen akabinde Hükûmetimiz tarafından karar verilmiş ve desteklenmiştir.

Kimi siyasi çevrelerce Hükûmet olarak fındığa sahip çıkılmadığı konusundaki söylemlerin ne derece doğru olduğu üreticilerimizin takdirine bırakılmıştır. AK PARTİ Hükûmeti döneminden önceki fındık fiyatları 1 dolar civarında dolaşırken bugün itibarıyla fiyatlar 3 dolar civarındadır. İnşallah, piyasadaki regülasyonun ve Hükûmetimizin kararlı stratejik programı sayesinde bu fiyatların rekolteyle bağlantılı olarak daha yukarılara çıkması hedeflenmektedir. İnşallah, fındığın serbest piyasada kendi mekanizmasıyla yürütüldüğü günlerin önümüzdeki günler habercisi...

Çalışmaları burada sizlerle paylaşmış bulunuyorum. Bu vesileyle bu önergeye hayır yönündeki kanaatimizi paylaşıyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)