Konu:Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:112
Tarih:13/07/2016


Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MHP GRUBU ADINA EMİN HALUK AYHAN (Denizli) - Teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 404 sıra sayılı Tasarı'nın birinci bölümü üzerine Milliyetçi Hareket Partisinin görüşlerini arz etmek üzere söz aldım. Bu vesileyle yüce heyeti saygıyla selamlıyorum.

Sayın Bakan, bazı kanunlarda acele değişiklik istiyorsunuz; bu, ihtiyaç olabilir. Neden istiyorsunuz bunun bir izahı lazım. Yatırım ortamının iyileştirilmesi için istiyorsunuz bize göre. Kimin yatırım ortamını iyileştireceksiniz? Türkiye Cumhuriyeti devletinin, Türkiye Cumhuriyeti devleti özel sektörünün neyini iyileştireceksiniz? Yatırım ortamını. Demek ki böyle bir şeye ihtiyaç var, ihtiyaç hasıl olmuş.

Tasarının içinde yok yok; iflas erteleme var, yeni varlık barışıyla ilgili düzenleme var, kaçak para işi göçek para işi denilen işler; Türkiye Büyük Millet Meclisi acaba alet oluyor mu diye endişeleri muhalefetin doğal olarak var. Siz tabii, bu arada biraz gerginsiniz. Önden söyleyene bir şey söylüyorsunuz, arkadan söyleyene. Bunu kötü amaçla falan söylemiyorum. Ben size Komisyon üyesi olmamama rağmen -eski üyesiyim- geldim sordum. Ya, bundan size bir talep geldi mi Allah'ınızı severseniz diye sordum öyle değil mi? Siz de bana bir cevap verdiniz. Şimdi, burada Genel Kurulda size soruyorum, hakikaten size böyle "Benim yurt dışında kaçak göçek param var, getireceğim Türkiye'de yatırım yapacağım, bana da bir kolaylık sağlayın, bunun Türk milletine de faydası olur, işsize iş, aşsıza aş bir faydası olur." Yoksa niye yapıyorsunuz siz bunu? Böyle bir şey var. Biz bu kadar bir tomar laf söylüyoruz, siz de cevap vermek için hakikaten, bakıyorum sıkıntıya girdiniz. Eskiden bu kadar stresli değildiniz siz. Hakikaten maliye müfettişlerinin dışında herkese saldırıyorsunuz yani açık söyleyeyim. Dolayısıyla sakin olmak lazım, bu işleri ya, memlekete yatırım yaptınız, dünyanın parası geldi de Milliyetçi Hareket Partililer veya diğer muhalefet partileri veya AK PARTİ'nin içinde muhalif olabilecek olanlar niye karşı çıksın canım? Ne güzel, getireceksiniz yapacağız. Ama endişelerimizi de söyleyeceğiz, bu, bu kadar olacak.

Şimdi, karşılıksız çek... Ya, bunu siz değiştirdiniz burada. Hatta siz derken zatıalinizi kastetmiyorum, AKP hükûmetlerini kastediyorum, çekte burada sayın bakanlar dediler ki: "Engizisyon dönemi tedbirleri, bunlar ekonomide uygulanmaz." Şimdi, geri dönüyorsunuz. Zatıaliniz belki farklı düşünüyor, o günkü bakanlar, Sayın Babacan falan bunları söyledi buralarda, dışarıda da söyledi. Sizin aldığınız tedbirlerde bir garabet, bir terslik var. İcra iflas benim şimdi konuşacağım alan, orada da bir sıkıntı var. 2003'te Sayın Erdoğan'ın imzasıyla -Cumhurbaşkanının- bu tasarı geldi, ondan altı yedi ay önce bir değişiklik daha yapıldı. E Denizli'de -Kazım Bey biliyor, iş hayatının içinde- icra iflas... Vallahi billahi, açık net söylüyorum, Sayın Bakan Nihat Zeybekci 7 Haziran öncesi çıktı "Hakikaten bu şirketler iflas eder." dedi, bildi, takdir ediyorum. Bildi ama yani bu icra iflas ertelemesi olayı sıkıntılı. Demek ki yönettiğiniz ekonomide birtakım problemler, birtakım arızalar ne? Var. Bunları tartıştığımız zaman bize kızmayın.

Ben dün zatıalinizi izledim, başka arkadaşlara buradan baktım, ne var? Millî gelir 4,8 büyüdü, öyle değil mi? Her yerde konuşuyorsunuz. Millî gelir 4,8 büyüdü de "3 binden -kaça- 10 bin dolara geldi." diyorsunuz. Dolar bazında bakın, 2015'te yıllık yüzde 9,9 düşmüş. Allah'tan korkun, bir de "Dolar bazında düştü." deyin canım, ne olacak? 2015 birinci çeyrek 2,8 düşmüş, ikinci çeyrek 10,6 düşmüş, üçüncü çeyrek 13,8 düşmüş, dördüncü çeyrek 11,8 düşmüş. E canım, 2016'da 4,9 büyüdü, bir davul çalıp oynamadığınız var. Dolar bazı 6,3 düşmüş. Allah'tan korkun. Yatırım ortamı, şimdi, burada var. 1,5 yatırımda ne var? 9,4. 2014'te ne olmuş yatırımlar? Kamu yatırımları düşmüş. 15,2, 2015'te büyüyor. 2016 hedefi de eksi 2,2. Ya nerede hani ekonominin düzgün gitmesi? "Stable" diyorsunuz. Hani böyle bir şey var mı?

Özel sektöre bakıyorsunuz, 0,7, 2014'te büyüyor. Yani binde 7, sonra binde 4, şimdi de 7,3. Nasıl olacak bu? Şimdiye kadar doğru dürüst bir şey yok. Negatif şeyden... Vakit de bitiyor ama. Negatif büyüme, ihracatın da yatırımların da katkısı negatif o 4,8 dediğiniz şeye.

Sizin acele ettiğinizi ben anlıyorum ama sıkıntılı şeyi de lütfen söyleyin ya. Biz de gidip de Türkiye batıyor demekten zevk almayız, biz de demiyoruz. Diyoruz işte gayret edin, çalışın. Ama ya muhalefet de şurada bir şey derse, önünüze gelene bir laf söylemeyin, arkanıza gelene de bir laf söylemeyin. Olsun, biz de bunu nezaketimizden nezaket ölçüsünde söylemeye çalışıyoruz.

Siz Erhan Bey'i görüyorsunuz, biliyorsunuz yıllarca. "Bu işten anlamıyor. Okuduğunu anlamıyor." denir mi ya Sayın Bakan?

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - Çok güzel anlıyor canım.

EMİN HALUK AYHAN (Devamla) - Olur mu böyle bir şey ya?

KAMİL AYDIN (Erzurum) - Dedi, dedi...

EMİN HALUK AYHAN (Devamla) - Yani yakışık alır bir şey değil!

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - Aramızı niye bozmaya çalışıyorsunuz?

EMİN HALUK AYHAN (Devamla) - Şimdi, bak, bu olmaz.

MUSA ÇAM (İzmir) - Olmaz...

EMİN HALUK AYHAN (Devamla) - Bu üslubu bir düzeltmemiz lazım. Ben sizden hakikaten Sayın Bakanım daha farklı bir üslup bekliyordum.

Ben açık söyleyeyim. Sizinle de iyiyiz ama Mehmet Şimşek'le, Sayın Şimşek'le... Olan lafı söylüyorduk, hiçbir şey söylemiyordu adamcağız yani. Doğruyu söylediğimiz zaman kabulleniyordu. Siz bir de kabullenmiyorsunuz sanki biz yalan yanlış konuşuyormuşuz gibi.

MUSA ÇAM (İzmir) - Bayburtlu o, Bayburtlu.

EMİN HALUK AYHAN (Devamla) - Şimdi, büyümenin kalitesi düşük, istikrarsız, tasarrufları rezil ettiniz, böyle gidiyor.

Şimdi gelelim şeye: Burada yandaş medya tasarıyla ilgili "devrim yaratacak iş" falan diyor. Bunun devrim yaratacağı falan yok.

Sayın Bakanım, daha önce yaptınız. Zaten devrim yaratırdı.

Denizli'de serbest bölgede yatırım var mı Kazım Bey? Yok değil mi? Kaç senedir? On beş senedir. Temel atmaya ben gitmiştim bürokratken. Var mı? Kaç tane şirket icra iflasa gidiyor, iflas ertelemeye gidiyor? E, siz değiştirdiniz bunu. Yani burada detay konuşacak bu kadar iş var ki ama vaktin yetmesi mümkün değil.

MUSA ÇAM (İzmir) - Bütün yatırımlar Bayburt'a gidiyor, Denizli'ye gitmiyor.

EMİN HALUK AYHAN (Devamla) - Bakın, bu sistem arızalı, sakat. İyi düşünün. Gelin şunu bir düzeltelim ya. Biz tenkit ederken zevk almıyoruz ya. Biz size, Türkiye'yi fevkalade iyi bir pozisyona getirdiniz de ya getirdiler ayıptır demeyiz.

Biz, dün, sizin grup başkan vekilinizin biriyle geçtik içeri oturduk. Ya şu kaçak göçek para işine... Şirket ismi bile konuştuk. Şimdi benim burada bunu söylemem uygun olmaz. Filanca böyle derse falanca böyle der, şu olur, bu olur diye bunları konuştuk.

ERKAN AYDIN (Bursa) - Panama belgelerinde yayınladılar.

EMİN HALUK AYHAN (Devamla) - Burada benim size özellikle söylemek istediğim... Bakın, ben bunu Genel Kurulda falan söylemedim size, Komisyonda kimse duymadan "Ya, çok mu talep var Sayın Bakanım?" falan dedim. Şimdi, biz bu işin usulünü, adabını da biliriz. Ya, buna bir böyle bakmak lazım.

Yalnız, benim bundan sonraki şeyim var: Hakikaten, bakın, "İflas erteleme zor durumda bulunan şirketler için etkili bir çıkış yolu." demişsiniz daha önce, demek ki olmamış, daha kötüye gitmiş. "Alacaklı ve borçlu arasında hassas denge gözeten şeffaf bir icra iflas hukuku." demişsiniz, kurtarmamış; bakın, tekrar geliyorsunuz. "Ekonomik koşullarda beklenmedik değişiklikler nedeniyle aslında ekonomik varlıklarını sürdürmesi mümkün olan sermaye şirketlerinin borçlarından dolayı faaliyetlerini durdurmak zorunda kalmaması." demişsiniz, olmamış, hepsi tersine gitmiş. Esasen sizin bu getirdiğiniz tedbirler ne, biliyor musunuz? Siz de söylediniz kürsüde, 2009'daki krizden sonra Portekizli, Batı Avrupa ülkelerinin bazılarındaki problemlerden kaynaklanıyor. Öyle değil mi? Adamlar da aştılar o problemleri büyük ölçüde. Siz bunları şimdi getiriyorsunuz, bu problemleri Türkiye yaşamaya devam ediyor, siz kürsüden bunu söylediniz zaten.

Şimdi, dolayısıyla, ileriki aşamalarda değineceğim noktalara da değinmek genelini konuşmaktan mümkün olmadı ama benim size şahsen hem bir muhalefet partisi yetkilisi hem de bir milletvekili olarak... Hakikaten bizim sözlerimizden alınıp burayı germeyin. Sükûnet size düşer Sayın Bakan, hakikaten geriyorsunuz, ben çok üzülüyorum.

Ben teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)