Konu:MHP Grubu adına Srebrenitsa soykırımının 21'inci yıl dönümü ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:1
Birleşim:111
Tarih:12/07/2016


MHP Grubu adına Srebrenitsa soykırımının 21'inci yıl dönümü ilişkin açıklaması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MHP GRUBU ADINA SAFFET SANCAKLI (Kocaeli) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; biraz önce, bu usul tartışmasını en arkadan seyrettim ve maalesef, gerçekten çok üzüldüm. Bugün Bosna'da ve Balkanlarda en çok seyredilen televizyonlar Türk televizyonları ve şu Meclis TV açık olduğu müddetçe de oradaki soydaşlarımız seyrediyor. Bu yapılan tartışmayı kınıyorum ve hepimize yazıklar olsun diyorum öncelikle. Burada tek bir partinin veya 2 partinin konuşması veya 4 partinin konuşması bu kadar mı önemli? Dünyada yazılı kurallar var, bir de yazılı olmayan insani kurallar var, insani değerler var. Srebrenitsa katliamıyla ilgili herkes bir şey söylese çok mu bir şey olacaktı sanki? Gerçekten üzüldüm, aslında canım konuşmak da istemedi.

Tabii ki geçen sene bu tarihlerde -ben de yeni milletvekili olmuştum- burada bütün gruplarımız bunu kınadı ve çok güzel bir ortam oluştu ve Bosna'dan gelen, Balkanlardan gelen telefonlar hep bu yöndeydi, "Hepinize çok teşekkür ederiz bize sahip çıktığınız için"di. Bu, gereksiz bir tartışmaydı.

Tabii, bu Srebrenitsa katliamı oldu, hepimiz bunu konuşuyoruz, finalini konuşuyoruz. Srebrenitsa katliamı olduğunda Srebrenitsa şehri 25 bin kişilik bir şehir o zaman. Birleşmiş Milletler askerleri var. 6 bölge güvenli bölge ilan edilmiş ve oraya hiçbir şekilde herhangi bir katliam veya herhangi bir savaşın içine sokulamaz hâlde." denmiş. 400 de Hollandalı asker var. Srebrenitsa katliamının oluş şekli şöyle arkadaşlar: Birleşmiş Milletler askerleri, 400 Hollandalı asker var, onların komutanı Thom Karremans; o gece 25 bin Bosnalının bütün silahlarını güvenlik nedeniyle toplatıyor, bir gün önce ve bir gün sonra 25 bin Müslüman Türk'ü Sırpların eline teslim ederek şehri terk ediyor ve ertesi gün de bu soykırım oluyor. Yani, buradan şunu anlatmaya çalışıyorum: Bu zaten haç ile hilalin savaşı yüzyıllardır. İşte, finalinde buraya nasıl gelindi? İşte, buraya nasıl gelindiğini çok kısa anlatayım, nasıl yetiştireceğim bilmiyorum: 1970'li yılların ortalarında Yugoslavya var. Diğer, komünizmle yönetilen ülkelere göre daha iyi yaşıyorlar, refah seviyeleri daha iyi. 7 tane etnik grup, Boşnaklar, Sırplar, Slovenler, Hırvatlar, Makedonlar var. Her şey iyi giderken ortaya bir laf atılıyor: "Biz hepimiz kendi ana dilimizde eğitim istiyoruz, bayrağın yanına kendi bayrağımızı koymak istiyoruz." ve bu, topluma kabul ettiriliyor. Güçlü bir lider var, Tito. Danışmanları Tito'ya söylüyor. "Peki ne yapalım?" diyor. "Bir referandum yapalım." Referandum yapılıyor, yüzde 90'ın üzerinde bir oyla bunlar kabul ediliyor. Tito ölüyor. 1990'ın başında da 18 milyonluk Yugoslavya 7'ye bölünüyor. Ve şu anda, o 7 ülke de hem ekonomik hem sosyal olarak, nasıl bakarsanız bakın çok zor durumda.

Şimdi bunu niye anlattım ben size? İşte, şimdi bu haç ile hilalin savaşı şu anda Türkiye üzerinde ciddi manada baskı oluşturmuş vaziyette ve aynı şeyi bize yapmak istiyorlar. Bu ülkede binlerce yıldır kardeş kardeş yaşıyoruz, hiçbir sıkıntımız yok. İstediğiniz dinden olun, istediğiniz ırktan olun, istediğiniz etnik kesimden olun ama şu anda Türkiye'de yapılmak istenen bu ve bizim de burada, Mecliste milletvekilleri olarak çok dikkatli ve çok akıllı olmamız lazım. Herkes partisini de savunsun, propagandasını da yapsın, oyunu da ne kadar istiyorsa alsın ama ortak değerimiz bizim Türkiye Cumhuriyeti. Onun için de lütfen, herkesi biraz daha dikkatli olmaya davet ediyorum.

Tabii, Srebrenitsa katliamı olduğu zaman 35 bini çocuk 312 bin kişi öldü; 50 bin tane kadınımız, kızımız tecavüze uğradı; 18 bin kişi hâlâ kayıp. O mezarların nasıl bulunduğunu da size söyleyeyim. 25 bin kişi savaştan sonra kayıp, kadın, erkek, çocuk ve bunlar bulunamıyor. Bunlar şöyle bulunuyor saygıdeğer milletvekilleri: Kelebekler sadece bir tane çiçeğe konuyor binlerce çiçeğin içerisinde. İlgisini çekiyor insanların "Neden sadece bu çiçeğe konuyorlar?" Sonradan bunu araştırıyorlar ve buluyorlar ki mezarların, bu toplu mezarların olduğu yerde sadece, tek başına o çiçek yetişiyor ve kelebekleri takip ediyorlar ve bu toplu mezarlar bulunuyor. Srebrenitsa'daki o 8 binin üzerinde katledilen insan öyle bulunuyor. Daha yeni 127 kişi buldular, 18 bin kişi kayıp ve her sene bu tarihte "..."(X) "Neden yoksun?" adı altında bir sloganla her sabah aileler, kayıp olan fertleri için kahve içerken bir kahve de ona koyarlar...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SAFFET SANCAKLI (Devamla) - ...ve karşısında "..."(x) derler, "Neden yoksun?" Onun için, bu hassas konu hepimizin ortak görüşü, kimse burada kimseden daha fazla "Müslümanım." da diyemez, "Türküm." de diyemez, "Bosnalıyım." da diyemez. Onun için, lütfen, bu konuda biraz daha sağduyulu olalım.

Teşekkür ederim. (MHP, AK PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar)