Konu:Bosna Hersek Srebrenitsa'da yaşanan soykırımın 21'inci yıl dönümü münasebetiyle yaptığı gündem dışı konuşması
Yasama Yılı:1
Birleşim:111
Tarih:12/07/2016


Bosna Hersek Srebrenitsa'da yaşanan soykırımın 21'inci yıl dönümü münasebetiyle yaptığı gündem dışı konuşması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bosna Hersek'in Srebrenitsa kentinde 11 Temmuz 1995 tarihinde yaşanan soykırımın 21'inci yıl dönümü münasebetiyle gündem dışı söz aldım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyor, bu vesileyle, Srebrenitsa soykırımında hayatını kaybedenleri rahmetle anıyorum.

Sayın milletvekilleri, bildiğiniz gibi, 1990 yılında Sovyet Bloku'nun parçalanması sürecinde Yugoslavya'da da etnik gruplar bağımsızlıklarını ilan etmeye başlamışlar, nitekim 5 Nisan 1992 tarihinde Bosna Hersek de bağımsızlığını ilan etmiştir.

BAŞKAN - Sayın Çavuşoğlu, bir saniye lütfen.

Genel Kurulda çok uğultu var. Sayın hatibin ne dediği gerçekten anlaşılmıyor değerli milletvekilleri.

Sayın Çavuşoğlu, ek süre ilave edeceğim.

Buyurunuz, devam ediniz.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) - Bosna Hersek'in bağımsızlığı Birleşmiş Milletler tarafından tanınmış olmasına rağmen, devam eden süreçte Sırplar ile Boşnaklar arasında savaş baş göstermiş ve bu savaş beraberinde 250 bin Boşnak nüfusunun hayatını kaybetmesine yol açmıştır.

Sayın milletvekilleri, Bosna'da savaşın devam ettiği günlerde, Birleşmiş Milletler, 16 Nisan 1993 tarih ve 819 sayılı Kararı'yla Srebrenitsa'yı kendi koruması altında olan güvenli bölge olarak ilan etmiştir. Ancak, Birleşmiş Milletler tarafından güvenli bölge olarak ilan edilen ve bu nedenle silahsızlandırılan Srebrenitsa kentinde gerçekleşen olaylarla, bu bölge, güvenli bölge olmak bir yana, âdeta ölüm tarlasına dönüşmüştür.

Savaş sırasında güvenli bölge olarak ilan edilen ve Birleşmiş Milletler koruması altına alınarak silahsızlandırılan Srebrenitsa kenti, 6 Temmuz 1995 tarihinde Sırp paramiliter gruplar tarafından kuşatma altına alınmıştır. Kuşatma esnasında, Boşnaklar, Sırpların kıyımından korunmak için Birleşmiş Milletler askerlerine sığınmıştır. Birleşmiş Milletler askerlerinin, ne yazık ki nedensizce bölgeden çekilmesiyle Sırplar karşısında savunmasız kalan 8.372 çocuk, genç, yaşlı Boşnak erkek, Sırpların soykırımına uğramıştır. Avrupa'nın, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra gördüğü bu en büyük trajedi, ne yazık ki uluslararası kamuoyunun gözleri önünde cereyan etmiş ve bugün dahi, faillerinden başka hiç kimsenin savunamadığı bir utanç olmuştur.

Nitekim, Birleşmiş Milletler nezdinde kurulan eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesinde görülen davada elde edilen delillerden, soykırımın, ayrıntılı bir şekilde, önceden tasarlandığı anlaşılmaktadır. Katledilecek olan Boşnakların taşınması için otobüslerin önceden temin edildiğine, soykırımın gerçekleşeceği yerlerin önceden tespit edildiğine, bazı toplu mezarların önceden kazıldığına, daha fazlası için kazı makinelerinin hazır bulunduğuna dair kanıtların olduğu tespit edilmiştir.

Bununla birlikte, geçmiş mart ayında, "Bosna Kasabı" olarak anılan Sırp Radovan Karadziç, anılan mahkeme tarafından, Srebrenitsa'da soykırım yapmak ve insanlığa karşı suç işlemekten dolayı kırk yıl hapis cezasına çarptırılmıştır.

Sayın milletvekilleri, Srebrenitsa soykırımıyla ilgili olarak, Sırplar dışında Hollanda'yı, Fransa'yı, Birleşmiş Milletleri ve diğer bazı Batılı devletleri suçlayan değişik raporlar da bugün tarih sayfalarındaki yerini almıştır. Bütün bu raporlar, uluslararası topluluğun, Boşnaklara yönelik bu kıyım karşısında ne kadar sorumsuz ve vurdumduymaz davrandığını gözler önüne sermiştir.

20'nci yüzyılın sonunda yaşanan bu trajedi, Batı'nın, ölenlerin Müslüman olması karşısındaki ikiyüzlülüğünü göstermesi bakımından da ibret vericidir. Nitekim Batı'nın bugün Suriye ve diğer İslam coğrafyasında yaşananlara ilişkin tutumu da Srebrenitsa'daki tutumundan farklı değildir. Değerler silsilesi üzerine bina edildiği söylenen Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler gibi kuruluşlar, dün Bosna'da bugün Suriye'de olduğu gibi kendi değerlerini aşındırmaya devam ettikçe tarih sahnesinden silinmeleri ve iflas etmeleri mukadderdir.

Sayın milletvekilleri, bundan yirmi bir yıl önce Srebrenitsa'da işlenen soykırım nedeniyle hayatını kaybeden kurbanları bir kez daha rahmetle anıyor, yakınlarının ve ailelerinin acılarını paylaşıyorum. 8.372 Boşnak'ın katledilmesiyle sonuçlanan bu insanlık suçunu şiddetle lanetliyorum. Uluslararası toplumu ve bölge ülkelerini, Srebrenitsa'da yaşananlardan gerekli dersleri çıkararak aşırı milliyetçilik, dinî, siyasi ve etnik nefretin sonucu olan benzer olayların bir daha yaşanmaması için gerekli önlemleri almaya davet ediyorum.

Bu soykırımın unutulmaması ve benzeri olayların tekrar yaşanmaması için Srebrenitsa annelerinin acılarından ve gözyaşlarından ilmek ilmek dokuyarak ördükleri bu çiçeği bugün milletvekilleri olarak yakamızda bulunduracak olmamız, onlara yaşadıkları acıları bir nebze olsun unutturacaktır. Tüm milletvekili arkadaşlarıma bu çiçeği yakalarında taşıma noktasında gösterecekleri hassasiyet için teşekkür ediyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum, hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)