Konu:Danıştay Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı Münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:110
Tarih:30/06/2016


Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ VELİ AĞBABA (Malatya) - Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Şimdi, değerli arkadaşlar, herkesi çok yakından ilgilendiren bir yasa geçiyor. Bu önemli yasayla birlikte çok önemli değişiklikler yapılıyor. Bu değişiklikten herkes önümüzdeki dönemde çok etkilenecek.

Değerli arkadaşlar, bu değişiklikleri yapanlar, neden ihtiyaç duydular? Neden bu anda bu kanunu getirip bu zamanda geçirmek istiyorlar? Bunun bir sebebi var değerli arkadaşlar; korkuyorlar, açıkça korkuyorlar, geçmişte işledikleri suçlardan yargının karşısına çıkmaktan korkuyorlar. Bu nedenle işgal ordusu gibi girip yargıyı darmadağın etmek istiyorlar.

Değerli milletvekilleri, bunu yapan insanlar geçmişteki uygulamalara baktığımız zaman siyah dediklerine beyaz diyorlar, beyaz dediklerine siyah diyorlar ve bunları yaparken de hiç yüzleri kızarmıyor, en ufak bir pişmanlık duymuyorlar. Bu grup bir gün cemaatle bir gün liberallerle bir gün Millî Görüşçülerle iş tutuyor, iş birliği yapıyor, hangisi, hangi gün işine gelirse onu kullanıyor. Hatırlayın, bir dönem, 2004 yılında yaz aylarında -Avrupa Birliğini hedef göstermişlerdi- "Avrupa Birliğine gireceğiz." diye gündüz havai fişek patlattılar, şimdi Avrupa Birliğine "Almazsan alma!" diye meydan okuyor.

Değerli arkadaşlar, bir gün öyle, bir gün böyle. Geri viteste hızınıza yetişmekte zorlanıyoruz. Bakın, birkaç gündür cumhuriyet tarihinde daha önce yaşamadığımız olayları yaşıyoruz. Bir özür dileme ve çark etme furyası başladı; Rusya'dan özür dilendi, İsrail'le öpüşülüp barışıldı, Mısır'a göz kırpıldı. Bu hızla giderseniz önümüzdeki hafta Sisi'den, sonra Esad'dan, üç vakte kadar Fethullah Gülen'den özür dilerseniz şaşmayız. Ha, değerli arkadaşlar, Esad demişken yarın Cumhurbaşkanı çıkıp "Ey Davutoğlu, Esad kardeşimle aramı bozdun." derse vallahi şaşırmayız. (CHP sıralarından alkışlar) Bakın, yine "Ey Davutoğlu, Mısır'la aramı sen bozdun. Er ya da geç bunun hesabını vereceksin." derse ve yarın Sayın Adalet Bakanından Sayın Davutoğlu için Silivri Cezaevinde görüşmek için izin istersek biz şaşmayız, siz şaşar mısınız, bilmiyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Bakın, değerli arkadaşlar, bir de Mursi'ye destek için -onu da hatırlatayım- hani Rabia işareti yapıyordu ya, Rabia işareti, hani siz de alkışlıyordunuz ya...

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Evet, al; bak, bak Veli!

VELİ AĞBABA (Devamla) - Şöyle miydi Osman?

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Bak, bak, hah!

VELİ AĞBABA (Devamla) - Peki.

Vallahi, bir gün derse ki "Ey Davutoğlu, ben bu hareketi Mursi'ye destek için yapmadım. Bunu, bu hareketi 'Sisi dört dörtlük adamdır.' demek için yaptım." derse şaşmayız, bunu da alkışlarsınız. (CHP sıralarından alkışlar)

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Alkışlamayız, darbeleri alkışlamayız.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Bir gün kardeş, bir gün...

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Darbeleri alkışlamayız.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Vallahi böyle olur.

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Hadi bakalım, darbeleri alkışlamayız.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Bakın arkadaşlar, siz var ya siz, siz var ya siz... Hani bir laf var ya, hani bir laf var, ne diyor: "Maşallah dediğiniz inek sütten kesiliyor; maşallah dediğiniz çocuk üç gün yaşıyor."

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - O sizin dediğinizde oluyor, sizin. O sizde oluyor.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Diyorsunuz ya...

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Sen "Maşallah" dedin, Malatya'da oylar yüzde 21'den yüzde 16'ya düştü be!

VELİ AĞBABA (Devamla) - Bakın, bir gün akşam yatıyoruz terörist, sabah kalkıyoruz vatansever!

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Ne diyorsun? Ona cevap ver! "Maşallah" dedin, Malatya'da oylar yüzde 21'den yüzde 16'ya düştü.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Bir gün bakıyorsunuz vatansever, bir gün bakıyoruz terörist.

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Ne konuşuyorsun!

MEHMET ERDOĞAN (Gaziantep) - Sana "maşallah" diyoruz, maşallah!

VELİ AĞBABA (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bakın, İsrail dosttu, terör devleti oldu; şimdi, yine kardeş olduk, kardeş, kardeş ülke, bizim dostumuz ülke. "İsrail devleti bizim dostumuz." diyor sizin sözcünüz. Bizim dostumuz değil, İsrail devleti bizim dostumuz değil, mazlumların dostu değil. Sizin dostunuz olabilir ama bizim dostumuz değil, onu bilin. (CHP sıralarından alkışlar)

Bakın, Esad'la kankaydınız, beraber el ele verip göz göze gelip tatile gidiyordunuz "katil Esad" oldu. Şimdi, yarın çıkar... Şimdi, hani böyle yapıyorsunuz ya, el ele, böyle el ele.

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Ya, resim çektirdiniz siz, o ne olacak? Bana bak, resimleri kaldırabilirsin ha!

VELİ AĞBABA (Devamla) - Yarın çıkar bu "katil Esad", pardon, özür dilerim, "katil Esed" yarın "dostum Esad" olursa bunu da alkışlarsın Osman, bunu da alkışlarsın, bunu da alkışlarsın!

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Alkışlamam, alkışlamam!

VELİ AĞBABA (Devamla) - Bakın, diyor ki: "Rusya'dan özür dilemedik." Yandaş medya da yazıyor, ne diyor? "'Kusura bakmayın.' dedik." diyor. Rusya mektubu çıkarmış sallıyor, "Özür mektubu burada." diyor. E, ne olacak?

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - İyi oku, iyi!

VELİ AĞBABA (Devamla) - Bakın değerli arkadaşlar, aslında bunların hepsi normal. Önce Gül vardı, Abdullah Gül, gitti. Sonra Arınç vardı, gitti. Hele bir Davutoğlu vardı, hoca, hoca, hani ayakta alkışlıyordunuz ya, şimdi adamın yüzüne bakmıyorsunuz, darbeyle devirdiniz, darbeyle devirdiniz. Bakın bu Davutoğlu var ya bu Davutoğlu...

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Hadi kardeşim, ne alakası var ya? Her bir milletvekilimiz, başbakanımız bizim için kıymetli, hepsi kıymetli.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Bir şey daha söyleyeceğim: Ya akşam Cumhurbaşkanını dinliyorum, güldüm. Ne diyor? Diyor ki değerli arkadaşlar: "Yardım götürürken dönemin başbakanına mı sordunuz?" diyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

VELİ AĞBABA (Devamla) - Bakın, yakında bu Silivri'ye gidecek. Yakında bu da "Bana mı danıştın?" derse hani sizin çok övdüğünüz, Gazze'ye yardım götüren yardım kuruluşu başkanı var ya, buna da şaşmayız...

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Ya olmadı!

BAŞKAN - Sayın Ağbaba, buyurun, süreniz doldu.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Yaptığınız hiçbir çarka şaşmıyoruz, şaşırmıyoruz ama siz de bunun hesabını vereceksiniz. (CHP sıralarından alkışlar)