Konu:Maarif Vakfı Kanunu Tasarısı münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:103
Tarih:16/06/2016


Maarif Vakfı Kanunu Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

RUHİ ERSOY (Osmaniye) - Değerli arkadaşlar, hayırlı akşamlar diliyorum. İftar vaktine yakın bir dönemde kısa bir değerlendirme yapmak istiyorum fakat bu değerlendirmemde bende birikmiş, Sayın Bakana, bir önceki Bakanlık görevinden kalan birkaç hatırlatmayla başlamak istiyorum.

Sayın Bakan Savunma Bakanlığı döneminde "Şehit ailelerine, Amerikan askerlerinin ailelerine yapılan yardımdan Türk devleti olarak daha fazlasını yapıyorum." diyerek birtakım ifadelerde bulunduğunda ben konuyu kürsüye getirmeden kendilerine gittim, "Emperyalizmin askerleriyle, Allahsız, kitapsız, vahşilerle, onların ailesine yapılan yardım ile Mehmetçik'in ailesine yapılan yardımı birbirine karıştırmayın, bu örneğinizi derhâl geri alın." diye buraya, kürsüye taşımadan nezaketen uyarımı yaptım.

Bugün İstanbul Erkek Lisesinin bir velisi olarak aynı uyarıyı "Bu okuldaki çocukların sırt dönme meselesi, okul içerisinde birtakım rahatsızlıklara karşıdır. Bunu bir eylem ve isyan hareketi olarak gören ve istismar etmek isteyen sosyalist blokun istismarlarına ne kadar karşıysak bu çocukları anlamakta zorlanan ve okula müfettiş gönderen anlayışa da o kadar karşıyız." uyarısını yaptığımda "Neden Almanlara sırtlarını dönmüyorlar?" ifadesini kullandı. Almanlara sırtlarını dönmesi gereken siyasi iradedir. Almanlara mütekabiliyet olarak Büyük Millet Meclisi cevabını vermiştir ve o çocuklar özelinde gerekli tepkiyi oraya da göstermiştir.

İstanbul Erkek Liseli çocuklar orada sarı-siyah ruhu temsil ederler. Beş yıldır o okulun velisi olarak, onların içerisindeki o ruhla Çanakkale geleneğini, cumhuriyet geleneğini, Türk devlet geleneğini, millî birlik ve beraberlik ruhunu nasıl yaşattıklarını yakinen gören bir veli olarak bunları ifade ediyorum. Birilerinin talimatıyla, dışarıdan birinin örgütüyle o çocuklar o hareketi yapamazlar. Ben kendi evladıma bazı konularda söylediğim vakit "Bu benim görüşüm." diyebilecek kadar şahsiyetli eğitimini aldığı bu okul, "Arka planındaki birileri bunları motive ederek bu isyan hareketlerini başlatıyor. Bunların üzerine derhâl gidin, itfaiye gibi söndürün; aman bir şeyler çıkmasın..."

Bakın, farklılıkların birlikteliğinden ortak aklı bulamayanlar... Yüzde 34'le geldi Adalet ve Kalkınma Partisi, yüzde 64 kabulle, yüzde 70'e yakın kabulle toplumda saygı görüyordu ama şimdi yüzde 49'lara, yüzde 50'lere geldi. Bu, 7 Hazirandaki seçimi hesaba katarsak kerhen verilen oyları da düştüğünüzde, kabul görmeme oranı yüzde 65'i buldu. Lütfen problemleri değerlendirirken ateşin üzerine körükle gitmeyelim, bu meseleleri değerlendirirken sağduyuyla hareket edelim teklifinde bulunuyorum ve Sayın Bakanımıza biraz İzmir'de, biraz Akdeniz'de seyahate çıkmasını öneriyorum; belki Sayın Başbakanımız Binali Yıldırım Bey'deki espri anlayışı, hoşgörü, sınırı aşıp haddini aşanlara verdiği kararlı tavırdan daha da nasiplenirler diyorum ve Binali Bey'in siyasete getirdiği bu müşfik tavırdan Hükûmetin genelinin esinlenmesini istiyorum ve Sayın Davutoğlu'nun da bir İstanbul Erkek Liseli olduğunu hatırlatıyorum. Acaba biat etmemesi veyahut da bu manada kurultayda, kongrede bir kertik koyarak "Kamu vicdanında da bu karşılık bulmamıştır." demesi de orada aldığı bu tavırlı eğitimin bir ifadesi mi diyor, bu meseleleri değerlendirirken bu bütüncül bakış açısıyla değerlendirmenin gerekliliğine inanıyor ve Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Hayırlı iftarlar efendim. (MHP sıralarından alkışlar)