Konu:Maarif Vakfı Kanunu Tasarısı münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:102
Tarih:15/06/2016


Maarif Vakfı Kanunu Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

BARIŞ YARKADAŞ (İstanbul) - Maarif Vakfının etkin hâle getirilmesi Millî Eğitim Bakanlığının tasfiyesi anlamına gelmektedir. Bakanlık, bu tasarıyla birlikte Maarif Vakfının şube müdürlüğü hâline dönüşmektedir Sayın Bakan ve siz de kendi kendini tasfiye eden bir Bakan olarak tarihe geçmeye hazırlanıyorsunuz. Aslında ortada kurulan bir vakıf yok, ortada -Sayın Engin Altay'ın da söylediği üzere- bir holding hazırlığı var.

Maarif Vakfı Tasarısı'nın kanunlaşması siyaset hayatımıza yeni bir paralel yapılanma anlayışını da beraberinde getirecektir. Türkiye, bir paralel yapılanmadan kurtulurken şimdi bir diğerine mahkûm edilmektedir. Bunun adını çok açık koymak gerekir. Umarım yarın Sayın Bakan, tıpkı bugün olduğu gibi "Kandırılmışız, aldatılmışız." demek zorunda kalmaz.

Sayın Bakan, başında olduğunuz ancak bir süre sonra yetkilerini devredeceğiniz Bakanlığınız tam bir sorunlar yumağıdır. Bakın, görevden keyfî bir biçimde alınan şube müdürleri -ki sayıları 5 bindir- mahkeme kararlarına rağmen görevlerine dönememektedir. Bununla ilgili verdiğimiz soru önergelerine ise Bakanlığınızdan herhangi bir yanıt gelmemektedir. Şu anda Bakanlığınızda tam anlamıyla bir keyfîlik hüküm sürmektedir. Bakanlığınız, Türkiye'nin tüm okullarını imam-hatiplere çevirmekte, yurttaşların özgürce tercih yapma hakkını ortadan kaldırmaktadır. Öyle ki imam-hatiplerde bu tür garip tablolar da yaşanmaktadır. Bu fotoğrafı biraz sonra size vereceğim Sayın Bakanım Eskişehir Yunus Emre İmam Hatip Lisesinde, tıpkı bir turizm enformasyon bürosunun girişinde olduğu gibi, değişik dillerde isimler, değişik dillerde tabelalar yazılmaktadır. Edirne'den Kars'a kadar tüm yurttaşlar, imam-hatip dayatmasından dolayı bunalmış, her gün tüm vekillerimizi arayarak bu şikâyetlerini dile getirmektedir.

Sayın Bakan, eğitimin temel sorunlarından biri de okullaşma oranının düşmesidir. Tüm alanlarda okullaşma oranı düşmekte, özellikle kız öğrencilerin okula gitme sayısı, oranı daha da azalmaktadır.

Bir diğer sorun ise dersliklerin azalması, öğrenci sayılarının artmasıdır. Yine, yanlış eğitim politikalarının sonucu çocuk işçiliğinin önü açılmış, öğrenciler sermayenin ucuz iş gücü hâline getirilmiştir.

Bu arada fiyaskoyla sonuçlanan bir politika da FATİH Projesi'dir. FATİH Projesi'nde 18 milyon öğrenciye bilgisayar dağıtılacağı söylenmiş ancak bunların sayısı 730 binde kalmıştır, bu 730 bin bilgisayarın da hiçbir şekilde çalışmadığı görülmüştür.

Maarif Vakfıyla paralel yapılanmaya giden Bakanlık bünyesindeki öğretmenler ise âdeta kaderine terk edilmiştir. Eğitim-İş'in verilerine göre, öğretmenlerin yüzde 73'ü gelirlerindeki yetersizlikten ötürü işine motive olamadığını söylemiştir. Siz az önce "Aziz Sancar gibi öğretmenler yetiştirelim." dediniz ama Eğitim-İş'in yaptığı araştırmaya göre, öğretmenlerimizin yüzde 69'u yeni bir iş bulursa öğretmenliği hemen bırakmak isteyeceğini, istediğini de ortaya koymuştur.

Maarif Vakfı yeni bir paralel yapılanmadır dedik, ben merak ediyorum, yeni Maarif Vakfındaki paralel yapılanmanın Fethullah Gülen'i kim olacaktır? Acaba kendinize yeni Fethullah Gülen olarak kimi seçtiniz, bunu da merak ediyorum.

Bir diğer yandan, Eğitim-İş'in araştırmasındaki en önemli sonuçlardan biri de öğretmenlerin yüzde 69'unun gelir yetersizliğinden dolayı psikolojik sorunlar yaşadığının ortaya çıkmasıdır. Bu bağlamda Maarif Vakfının bu sorunlara nasıl bir çözüm üreteceğini hâlâ anlayabilmiş değiliz, ki öğretmenler bir yandan da rotasyon baskısıyla yine karşı karşıya kalmıştır.

Sayın Bakan, eğitim sistemimiz yazboz anlayışı yüzünden tam anlamıyla bir çöküş yaşamaktadır. Eğitim ve öğretimi yeniden akıl ve bilim çizgisine çekmek, öğrencilerimizi hurafelerin karanlığından kurtarmak zorundayız. Çürümüş düzene isyan eden, başkaldıran liselilerimiz aydınlığın nerede olduğunu, nasıl bir eğitim sistemi istediklerini ortaya koymuşlardır. Bugün eğitim sistemine başkaldıran o kutup yıldızlarını da buradan bir kez daha selamlıyor, teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)