Konu:Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifleri münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:98
Tarih:03/06/2016


Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

EMİN HALUK AYHAN (Denizli) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

312 sıra sayılı Teklif'in 15'inci maddesiyle ilgili verdiğimiz önerge üzerine söz aldım. Bu vesileyle yüce heyeti saygıyla selamlıyorum.

Görüştüğümüz maddeyle bu kanuna "teknik ve teknik olmayan kayıp" ile "dağıtım şebekesi" tanımları ekleniyor. Kaçak kullanımda "teknik ve teknik olmayan kayıp" tanımın içinde yer almakta. Bu düzenlemenin temel amacı, kaçak kullanım bedelini elektrik faturalarını düzenli ödeyen abonelere ödettirilmesinin yasal altyapısı.

Şimdi, gerekçesine baktım, her ne kadar "Bu teklifi milletvekilleri hazırladı." diyorsak da idare biliyor. Şimdi, burada normal bir kanun tasarısı veya teklifte gerekçe ne yapar Sayın Bakan? Gerekçe maddeyi anlatır, neden olduğunu anlatır. Burada madde gerekçeyi açıklıyor, tam tersi, burada madde gerekçeyi açıklıyor. Yani böyle bir garabet olmaz. Hatta gecenin bu saatinde bu kadar sıkıntılı bir şeyden sonra burada yaşanmış bir olayı da anlatmak istiyorum: Yine Sanayi Komisyonunda 3 sayfalık bir madde için 1 satırlık bir gerekçe yazmış. Adalet Bakanlığından da bir genel müdür arkadaş Hükûmeti temsil ediyor, ben dedim ki: Ya, bu 1 maddelik gerekçe 3 sayfalık maddeyi karşılıyor mu? Dedi ki bize: "Gerekçeyi ne kadar uzun yazarsak o kadar yanlış anlaşılıyor, birbirine giriyor." E, hiç yazmasaydın zaten girmezdi, dedim. Şimdi, bu ona benziyor, hakikaten madde gerekçeyi açıklıyor. Bu, sıkıntılı bir durum. Bundan ne yapmak lazım? Geçmek lazım. Biz de önergemize ne yapıyoruz? Destek istiyoruz. Destek de ne? Dağıtım sisteminde tanımlanması açık olarak istenmeyen kayıp ve kaçak kullanım gibi sebeplerden kaynaklanan kaybı yine tüketiciye yük olarak yasada yer almasının haklı bir gerekçesinin olmadığını düşünüyoruz, gerekçemiz bu. Bunun çıkarılmasını istiyoruz.

Burada önemli olan şey, işin yapılması, işin görülmesi. Görülürken de bakmak lazım bu kanun ne zaman çıkmış, 2003'te mi çıkmış? Çıkmış. O zaman buraya bu tanım konmuş mu? Konmamış. "Maddede var." diyorsunuz. Ama bunun bir izahının da olması lazım. Bizim görüşümüz bu. Siz "değil" diyebilirsiniz. Bunu da net bir şekilde değerlendirmek lazım.

Tabii ki -hakikaten, daha önce de bunları söyledik ama- nüfus artışı olsun, teknolojik gelişme olsun, ekonomik kalkınma, ekonomik refah artışı, mutlaka neyi artırıyor? Elektrik kullanımını artırıyor, talebi artırıyor. Arzın da buna yetişmesi güç ama operatif devlet modunda oradakini oraya, oradakini oraya, Barzani'ninkini buraya, ötekininkini oraya dediğiniz zaman bu operatif devlet modunda olmuyor. Ne olacak? Ciddi, kaideli devlet modunda anlaşmalarınızı yapacaksınız, hatta muhalefete de açık olacaksınız. Biz, doğru olan, açık olan bir şeye niye karşı çıkalım? Ben söylüyorum size: 130 milyar kilovatsaat, geldiğinizde 260'a çıktıysa tebrik de ediyoruz, bunu karşılamak kolay bir şey değil. Zaten buradaki problemler, bunu karşılarken aceleden ne yapacağımızı bilmememizden kaynaklanıyor. "Buraya bunu yapacağız, muhalefet de buna engel olmasın." diye hızlandırıyorsunuz, hızlanınca bu... Bizim özellikle çocukluğumuzda plastik topların teknolojisi biraz daha şey olduğu için, top bir iki vurmada inerdi; bu tarafından vurdun mu orası göçerdi, öbür tarafı şişerdi, karşıdaki de öbür taraftan vurur, bu tarafı şişerdi. Şimdi bu öyle bir şey ama bunu samimi olarak getirip anlattığınız zaman muhalefet de neticede... Önümüzdeki dönemde başka biri iktidara gelse bu mevzuata ne yapacak? Çözüm bulmak zorunda kalacak, aynı şeyi bulacağız, aynı şeyi konuşacağız. Dolayısıyla, bunlara çok iyi bakmak lazım.

Bakın, burada bir millî enerji politikasının ciddi bir şekilde oturması lazım. Neyi, ne zaman yapacağız? Bakın, çevre ülkelerle operatif devlet modunda işe girdiniz birçok şeyde. Nükleeri hadi buraya getirdiniz, o çıktı ayrı mesele; Rusya'yla olsun, Irak'la olsun, başka yerlerle olsun. Ciddi iş yapmadığınız zaman, sonra başınıza bela olarak dönüyor bu. Bu enerji arz güvenliği açısından uyguladığınız politikaların Türkiye'nin geleceği açısından çok faydalı olduğunu söylemek mümkün değil.

Akşamın bu vaktinde fazla uzatmayayım, sürem de bitti.

Hepinize saygılar sunuyorum.

Teşekkür ediyorum. (MHP sıralarından alkışlar)