Konu:Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifleri münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:98
Tarih:03/06/2016


Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

TACETTİN BAYIR (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle Sayın Bakanımıza ve arkadaşlarına takdire bıraktıkları için teşekkür ediyoruz. Ortak bir şeyler üretmenin keyfini belki ilerleyen saatlerde alabiliriz diye bekliyordum. Komisyonda da benzer çalışmalar yaptık. Hepimiz bu ülke için bir şeyler yapmak istiyoruz.

Şimdi, bir şeye dikkatinizi çekmek istiyorum. "Nükleer santral gelince dışa bağımlılık azalacak." deniyor. Daha önce de ifade ettim, bu doğru değil çünkü nükleer santrali getiren Ruslar, kuracak olan onlar, hammaddeyi verecek olan onlar. Rusların üzerimizdeki, Türkiye üzerindeki enerji kontrolü yüzde 70'e çıkıyor arkadaşlar. Doğal gazda Rusya'ya bağımlısınız, nükleerde Rusya'ya bağımlı olacaksınız. Evet, ülke olarak, Türkiye'de yaşayan bir vatandaş olarak belki havamız biraz artacak "Nükleer enerjiye sahip olduk." diye, sadece havamız artacak ama tamamen dışarıya bağımlı olacağız. Oysa bunun plansız bir yatırım örneği olduğunu yine, sizin iyi niyetle başlayan iki ayrı uygulamanızdan örnek vererek anlatmak istiyorum. Bunlardan bir tanesi, üzerinde deminden beri konuşulan, Akkuyu'daki nükleer santral, maliyeti ve enerji üretimi. Yine sizden bir örnek, ikincisi, Konya'da yapmak istediğiniz güneş enerjisi santralinin, GES'lerin maliyeti ve üretilen enerji. Bakın, bu iki yatırımınızı gelin bir mukayese edelim isterseniz. Hesaplamalara göre 4.800 megavat gücündeki Akkuyu Nükleer Santrali'ni yaklaşık 25 milyara mal ediyorsunuz. Bunun yanı sıra, eski Başbakanınız Davutoğlu'nun memleketi Konya'da yapılmakta olan 3 bin megavat gücündeki güneş enerjisi santralinin maliyeti ise yaklaşık olarak 6 milyar. Bakın, rakamlara dikkatinizi çekerim arkadaşlar. Nükleer santralde elde edeceğimiz güç 4.800 megavat, harcadığımız para 25 milyar dolar; Konya'da yapacağınız güneş enerjisi 3 bin megavat, harcadığımız para 6 milyar. Yani, kısa bir hesaplamayla 25 milyar dolara 4.800 megavat enerji elde ederken aynı rakamla, güneş enerjisiyle -Konya'da yaptığınız- 12 bin megavat enerji elde edebilirsiniz yani 3 kat fazla. Konya'da yapmayı düşündüğünüz yatırım doğru bir yatırımdır, güneş enerjisi. Doğru yaptığınıza doğrudur diyeceğiz ama yanlış yaptığınızı da buradan söylemek zorundayız.

Şimdi, ayrıca güneş enerjisi santralinin 3 kat daha fazla üretimi, daha az yatırımı var ve riski yok; bir de nükleerdeki gibi kurulum, üretim, söküm ve atıklarının saklanmasında da dışa bağımlı olmayacağız Konya'da. En önemlisi bu santrallerin doğaya, ekosisteme vereceği zararları ben kişisel olarak düşünmek bile istemiyorum. Oysa, güneş enerji santrallerinde bu riskler yoktur.

Ayrıca, ülkemiz, Allah vergisi, güneşten en fazla yararlanabileceği bir coğrafyada yer almaktadır. İstanbul'dan Avrupa'ya, özellikle Almanya'ya güneş santrallerinde kullanılmak üzere çok ciddi miktarda alüminyum profiller ihraç edilmektedir yıllardır. Almanya'daki güneşi düşünecek olursanız Türkiye'den çok çok düşüktür. Hepsinden önemlisi GES, güneş enerji santralleri hem ekonomik hem riski yok hem de yerli sanayi ve üretimin kalkınmasına yani yerli üretimde istihdam sağlanmasına bir anlamda katkı sağlayacaktır.

Şimdi, Sayın Bakanım, sizin bize daha önce bu özellikle nükleer santralle ilgili söylediğiniz "istemezükçü" cümlesini sizin ifadenizle ters çevirip size şunu söyleyebilir miyim: Şimdi, sizin için yenilenebilir enerji meselesine "İstemezükçüsünüz yenilenebilir enerjide." desem alınganlık gösterirsiniz değil mi? Tezinizde de vardı. Kusura bakmayın. Yani, burada, bakın, doğru yaptığınızı söylüyoruz; Konya'daki proje doğru bir proje arkadaşlar. Yani diğer projenin dörtte 1 maliyetine. Konya'daki proje Akkuyu Santrali'nden 4 kat fazla enerji üretebiliyor. Bunu gelin, gelin her tarafa yapalım. Allah'ın dağı taşı, her taraf güneş, gelin yapalım; GES'leri yapalım hem Türkiye sanayisi kalkınsın hem alüminyumcu istihdam yaratsın, ihracatımız artsın; gelin bunu yapalım.

NECİP KALKAN (İzmir) - Devamlılığı yok, devamlılığı.

ŞAHİN TİN (Denizli) - Verimliliği düşük, verimliliği.

TACETTİN BAYIR (Devamla) - Arkadaş yeterli bilgi sahibi değil İzmir'den tanırım kendisini, Ticaret Odasında birlikte çalıştık. Yeterli araştırmayı yapmamış, dersini çalışmamış.

Hepinize saygılar sunuyorum, iyi akşamlar diliyorum.