Konu:Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifleri münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:98
Tarih:03/06/2016


Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

EMİN HALUK AYHAN (Denizli) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; teklifin 7'nci maddesi üzerindeki değişiklik önergesi için söz aldım. Yüce heyeti saygıyla selamlıyorum.

7'den 9'a çıkarken burada ne oluyordu, neyi bahane ettiniz? Yığılmaları bahane ettiniz. Amacınız yeni iş bulmaktı. Bunu neden yapıyorsunuz şimdi 9'dan 7'ye indiriyorsunuz? Bunun üzerine bir görüşme mi oldu, ihtiyaçtan mı kaynaklandı; bu yeterince açık değil.

Aslında, bizim bu önergemiz, Hükûmet ve Komisyon katılsa size hiçbir sıkıntı vermeyecek bir önerge. Aslında, bu, işin nezaketinde karşılıklı ilişkilerin gelişmesi açısından da fevkalade önemli. Size bir sıkıntı vermeyecek bir şey ama görüyorum ki ben gerek Hükûmette gerekse de Komisyon Başkanı arkadaşımızda bir tereddüt hasıl oluyor. Yani biz bunları verirken burada görüşmeyi istiyoruz, gerektiğinde önergemizi çekiyoruz, gerektiğinde önergemizi değiştiriyoruz. Bize bazen önergelerimizde hata olduğu ifade ediliyor, onlar üzerinde de görüşlerimizi beyan ediyoruz.

Şimdi, bu diyalogdan, gördüğüm kadarıyla, biraz yoksunuz. Dün biz davet edildik; sağ olsun, Sayın Başkan davet etti ama hakikaten ikna olmaya davet edilmişiz yani bizim orada dinlendiğimiz bir şey olmadı, karşılıklı iyi niyet ifadelerinden sonra böyle gitti. Bu önerge, maddenin daha anlaşılabilir hâle gelmesi açısından Hükûmetin de karşılıklı ilişkilerde hem yumuşamaya hem de karşılıklı ilişkilerin gelişmesi açısından olaya nasıl bakıyor diye verdiğimiz bir şey. Nasıl daha iyi anlaşılır diye de oraya yazdık gerekçeye, bunun için verdik.

Sayın Bakan, gerçekten hukuk önemli. Siz buradaki konuşmanızda kiminin İç Tüzük'e kiminin de Anayasa'ya vesaireye takıldığını ifade ettiniz veya benzer bir ifade kullandınız, bire bir, motamot değil. Şimdi, bu gerçekten önemli: Ben İç Tüzük'e aykırı bir görüşme yapmış olmamıza rağmen engelleyici olmayacağımızı ifade, beyan da ettim orada. Emin olun, daha sonra AKP'nin deneyimli, bu işleri bilen komisyon başkanlarına açtım sordum: Ya burada nerede hata yapıyoruz, niye bunu biz İç Tüzük'e aykırı yapıyoruz, birbirimizi itekliyoruz, bunun bir çözümü yok mu diye sordum ve hakikaten de öğrendim sonra, bana da bir katkısı oldu. Ben bunu Komisyon Başkanımızla paylaşacağım. Bu işi iyi bilen grup başkan vekili arkadaşlar da var.

Bu problemler nereden kaynaklanıyor? Bidayetinde acil olan ihtiyaçlar ortaya çıkıyor. Acil olan ihtiyaçların çözümü için de çok acil bir hukuki düzenleme ve alanda pratik bir yatırım gerekiyor veya düzenleme gerekiyor. Bunu yaparken de mutlaka hukuki aksamalar oluyor; karşılıklı, özel sektörle, yatırımlarda vesairede veya diğer hususlarda problemler ortaya çıkıyor. Problem hukuk boyutuna taşındığı zaman içinden çıkılmaz bir hâl alıyor; doğru ama bu, gerçekten iyi düşünülmediğinden, iyi organize edilmediğinden, aceleden, muhalefetin ikazlarının dikkate alınmamasından kaynaklanan bir olay.

Şimdi, burada bu teklifin yarısı, geçmişte ortaya çıkan alandaki kirliliği temizlemek için yapılan bir olay, öyle değil mi? Baktığınız zaman, onları gidermeye çalışan bir şey ve siz bu düzenlemeleri yapıyorsunuz, yarın muhalefet bunu hukuki açıdan tekrar ilgili mercilere, yargıya götürdüğünde hepten içinden çıkılmaz bir hâl alacak. Dolayısıyla bunun...

Siz "Daha önce de bunlar gelmişti." diyorsunuz, "İlk defa gelmedi." diyorsunuz; doğrudur ama daha önce de muhalefet aynı şerhleri, aynı şekilde, o gelen tasarılarla ilgili de koydu. Bu, aslında, muhalefetten ziyade, bu kadar acil bir işe Hükûmetin o kadar süre içinde çözüm getirmemesinden, çözmemesinden kaynaklanan bir problem. Siz getirdiniz, bizim bütün engellemelerimize rağmen bunu geçirdiniz; biz buna problem mi çıkardık? Hukuken uygunsa geçer, gider, dedik ama bunların ileride sizin başınıza bela olmaması için, gelin, hep birlikte tekrar tekrar gözden geçirelim.

Ben yüce heyeti saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)