Konu:Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifleri münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:96
Tarih:01/06/2016


Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI BERAT ALBAYRAK (İstanbul) - Sayın Başkan, şimdi, buradaki sorulardan detaylı olanların bir kısmını yazılı olarak cevaplayacağım ama genel olarak bu paketin ruhuyla ilgili ve bazı, burada cevaplayabileceklerimle ilgili tekrardan şöyle bir açıklama içerisinde bulunmak istiyorum: Şimdi, bu hamasi söylemlere cevap vermeyi düşünmüyorum. Ne gibi? İşte "Halkın menfaatine bir tane yasa çıkaracak mısınız?" "Dünyanın en kötü işlerini yapıyorsunuz." "Bütün dünyanın en tehlikelisi nükleeri yapıyorsunuz." "Her taraf güneş dünyada. Bu ülkede güneş yok mu?" Şimdi, bunlara cevap vermeye gerek yok. Vaktimizi de bu yönde kullanmak istemiyorum ama demin MHP sıralarından birkaç tane hakikaten haklı sorular geldi, not aldım, ona bakacağım. Yani, çevreyle ilgili, alternatif anlamda o bölgede, hidroelektrik santral noktasında ve benzeri diğer sorularla yine hakeza ama orada çok net bir şey var, o da şu: "Halkın menfaatine nasıl iş yapıyorsunuz?" sorusuna, bu tarz bir soruya çok basit bir bilgiyle cevap vermek istiyorum. 2002 yılında orta ölçekli bir ailenin kullandığı elektrik fiyatının, elektrik maliyetinin asgari ücretteki payını çok net bir şekilde ortaya koyalım. 2002 yılında orta ölçekli bir ailenin yaklaşık 200 kilovatlık kullandığı elektriğin asgari ücretteki payı yüzde 20,3'tü arkadaşlar. Bugün bu rakam yüzde 6,3'e düştü. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

TAHSİN TARHAN (Kocaeli) - Sayın Bakan, böyle hesap mı olur ya?

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI BERAT ALBAYRAK (İstanbul) - Bu ne demek, biliyor musunuz? Halkımız cebindeki paranın beşte 1'ini elektriğe verirken on altıda 1'ini veriyor artık. Demek ki elektrik ucuzlamış, bu bir.

TAHSİN TARHAN (Kocaeli) - Doğal gaz geldi, doğal gazı da koyun. Böyle bir hesap olmaz ya!

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI BERAT ALBAYRAK (İstanbul) - İkincisi... Dinleyelim ya, ben sizi dinledim.

TACETTİN BAYIR (İzmir) - Asgari ücret arttı mı o kadar?

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI BERAT ALBAYRAK (İstanbul) - 15 tane vekilimiz bir sürü soru sordu, bir sürü açıklama yaptı. "Kayıp kaçağa niye yasal düzenleme getiriyorsunuz? Hukuksuz olduğu için mi, yoksa teknik olarak çıkarılan yasadaki bir eksiklikten dolayı bir düzeltme talebiyle ilgili mi?" Bu ikincisiyle alakalı. Biz bu yasa maddesiyle "teknik olan ve olmayan" açıklamasını kayıp kaçak noktasında Yargıtayın verdiği karardaki incelikle düzelterek bunu tekrar getiriyoruz ki -yargı- bu noktadaki bu uyarıya başımızın üstüne deyip hukuk çerçevesi içerisinde hareket edelim diye.

Dolayısıyla, şimdi, bunu birçok kez defaatle anlattık. Yani Türkiye'de elektrikte kayıp kaçak her zaman vardı. Niye her zaman vardı? Yine bunun altını çok net çizmemiz lazım. 1970'ten önce bile, TEK'ten önce bile, TEK'ten sonra bile, bunu çok net ifade etmek lazım, sisteme giren elektrik bellidir. Nedir? Bu nasıl ölçülüyor? Bunu teknik olarak basit bir şekilde anlatayım. Dinlerseniz algılayacaksınız, eğer anlamayan varsa bir daha anlatayım.

ERKAN AKÇAY (Manisa) - Sayın Başkan, Bakanı bir uyarın, bu üslup, üslup değil. Sayın Bakanı lütfen uyarın.

KAMİL AYDIN (Erzurum) - Ne biçim bir üslup bu.

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI BERAT ALBAYRAK (İstanbul) - Tüm elektrik üretimi sisteme ve şebekeye basılır. Basıldıktan sonra sisteme giren elektrik sayaçlar vesilesiyle ölçülür.

ÖZKAN YALIM (Uşak) - Sayın Başkan, biz bunları biliyoruz.

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI BERAT ALBAYRAK (İstanbul) - Dinlerseniz anlayacaksınız.

ÖZKAN YALIM (Uşak) - Ama biz zaten biliyoruz Sayın Bakan bunları.

GÖKCEN ÖZDOĞAN ENÇ (Antalya) - Biz bilmiyoruz.

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI BERAT ALBAYRAK (İstanbul) - Dolayısıyla tüm üretilen elektriğin sayaçlar noktasında ne kadar tüketildiği oranı düşüldükten sonra bu arasındaki rakam teknik olan veya olmayan kayıp ve kaçaktır. Bu aradaki üretilip sayaçlardan tahsil edilmeyen, ölçülemeyen... Tahsil edilemeyenden değil, kayıp kaçaktan bahsediyoruz. Aradaki rakam yıllardır kayıp kaçaktır. Bu, 2011 yılına kadar tüketim bedelinin, yani halkın tükettiği bedelin içindeyken 2011'den sonra bu dağıtım bedeli dediğiniz husus var ya... Kırılımı nedir? Bir önceki bütçe konuşmasında tek tek ifade ettim ama yine tek tek ifade edeceğim, yine tek tek ifade edeceğim ama bir anlam ifade edecek mi onu bilmiyorum. Yaklaşık 6-7 tane kalemin içinde bulduğu dağıtım, iletim, kayıp kaçak noktasında bütünleştirilmiştir. Dolayısıyla bugün itibarıyla bu yasa, bu yasal düzenleme bu paketin içerisindeki... Ki siz bunu sadece ve sadece kayıp kaçağa indirgemeye çalışsanız da ki ben bunu çok net ifade ediyorum...

KEMAL ZEYBEK (Samsun) - Sayın Bakan, şu andaki ödemeler...

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI BERAT ALBAYRAK (İstanbul) - Bunun içerisinde neler var, bu paketin içerisinde neler var? Bakın, nükleerle ilgili düzenlemeler var, yenilenebilir enerji kaynaklarının Türkiye'de üretiminin önünün açılması, bu yatırımın önünün açılması, bu yatırımlarla birlikte aksamın, teknolojinin, "know how"un Türkiye'de üretilmesi, AR-GE'nin Türkiye'de kurulmasıyla ilgili düzenlemelerin önünün açılmasıyla ilgili düzenlemeler var. Yerli kaynaklarımız dediğimiz, çok ciddi anlamda sahip olduğumuz yerli kömür sahalarının hızlı bir şekilde sisteme entegre edilerek ithal kaynaklara bağımlılığımızın azaltılmasıyla ilgili düzenlemeler var. MTA'mızın, sadece Türkiye'de değil, yurt dışındaki doğal zenginlik kaynaklarıyla ilgili, Afrika başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde madencilik faaliyeti araştırması yapmasının önündeki engellerin kaldırılıp fırsat oluşturulmasıyla ilgili maddeler var. Doğal gaz depolama ki bugün yaşayabileceğimiz, bunun bir risk unsurunu teşkil edecek olan doğal gaz tüketimindeki ithalata bağımlılıkla ilgili depolamada yaşanabilecek olan risklerin elimine edilmesine yönelik doğal gaz kapasitesinin artırılması, depolama kapasitesinin artırılması var. Mevzuatta, EPDK, bağımsız kurumların, hızlı bir şekliyle yatırımın, düzenlenmesinin önünün açılmasıyla ilgili birçok yasal düzenleme var. Bunun dışında birçok madde var. Ek olarak da kayıp kaçakla ilgili, bu dediğimiz, yargının bize, Hükûmetimize, geçtiğimiz, evvelsi yıl bu davlalar vesilesiyle yaptığı uyarının tekrardan bir daha yargı mevzusu konusu olmamasıyla ilgili hukuki düzenleme var.

Şimdi, burada, bu paketin ruhunda yapmaya çalıştığımız şey şu arkadaşlar, baştan beri çok samimiyetle şunu söylüyorum: Yapıcı eleştiriler noktasında söylediğiniz birçok şeyi ben burada not alıyorum. Nedir? Yatırım ortamının iyileştirilmesi. Kayıp kaçak oranını yüzde 20'lerden 14'e düşürdük, hedefimiz 10'lara, tek haneli rakamlara düşürmek. Bunun daha da iyileştirilmesiyle ilgili olumlu eleştirilerin başımızın üstünde yeri var. Yerli kaynakların daha iyi bir şekilde, daha yoğun bir şekilde ama tüm ekosistemi... Yani, nedir ekosistem? Geçen de bahsettiğim gibi, yani sadece ve sadece buna indirgememek lazım. Türkiye büyüyor, Türkiye gelişiyor. Gelişme ve büyümenin en önemli argümanlarından ve enstrümanlarından bir tanesi olan enerjinin, enerji kaynaklarının, buna yapılacak olan yatırımların kesinlikle hız kesmeden devam etmesi gerektiği bir Türkiye'de sanayicisi, endüstrisi, hane halkına güvenli, istikrarlı, daha ucuz... Yani, 6,3; yüzde 6; 5,9, bu oranı yüzde 2'lere, 3'lere inşallah düşürelim. Daha uygun maliyette, ithalata bağımlı olmadan, yerli kaynaklarımızla daha da geliştirerek, Türkiye'nin büyümesinin de ihtiyacı olan tüm bu enerji resmini daha iyi bir noktaya taşımakla ilgili yapıcı eleştiriler başımızın üstüne. Ama, lütfen rica ediyorum, hamasete dayanmadan, "istemezük"çü bir söylemden sıyrılarak, hakiki anlamda Türkiye'yi... Muasır medeniyet diyoruz ama nükleere karşısınız. Dünyadaki bütün muasır medeniyetler, vereceğiniz bütün ülkeler nükleer enerji kullanıyor, Allah aşkına biraz elinizi vicdanınıza koyun ya. Kuzey'deki Baltık ülkeleri dâhil, Amerika'sı dâhil. "Güneş" diyorsunuz, bu ülkelerde güneş var.

KAZIM ARSLAN (Denizli) - Gelişmiş ülkelerde var mı? Sayın Bakan, gelişmiş ülkelerde var mı?

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI BERAT ALBAYRAK (İstanbul) - Saydığınız ülkelerde, Amerika'da güneş var, niye hepsini güneşten üretmiyor?

Şimdi, arkadaşlar, şunu bilmemiz lazım: Enerji arz güvenliği dediğiniz zaman, portföyü de dengeli yürüteceksiniz, dışa bağımlılığı da makul bir düzeye indireceksiniz. Türkiye'nin kaynaklarından da maksimum faydalanacaksınız.

"Kömür yapmayalım.", "HES'lerin hiçbirini yapmayalım.", "Nükleeri yapmayalım.", "Doğal gazda ithalata bağımlıyız, yapmayalım." Peki, Allah aşkına, Türkiye'nin bugün itibarıyla yıllık 265 milyar kilovatsaat elektriğini nasıl üreteceksiniz, nasıl sağlayacaksınız, insanların evine bu elektriği nasıl sağlayacaksınız? Ha, yumurta küfesi bizim sırtımızda. Biz bu yumurta küfesinin sırtımızda olduğundan dolayı kaynaklanan omzumuzdaki yükün farkındayız. Bu sorumluluk noktasında bugüne kadar yapmış olduğunuz tüm olumlu eleştirileriniz başımızın üstüne. Ama, eğer ki bu niyet bizi akamete uğratmak, yapmaya çalıştığımız icraat ve politikaların önüne set vurmak, ket vurmak, dört yıllık iktidar dönemimizde aman ne kadar oy alırız da, icraatları daha az yaparlar da halka vadettikleri icraatları hayata geçirme noktasında... Hakikaten, bunu hayata geçirmemek için engel olmaksa eğer kusura bakmayın, biz Hükûmet olarak, iktidar olarak halkımıza bir söz verdik icraatlar noktasında, reformlar noktasında. On üç yıl olduğu gibi, 1 Kasım seçimlerinde de birçok söz verdik. Bunu yerine getirmek için hukuk içerisinde, adalet içerisinde yüce Meclisin tüm bu söylem, tartışma, ekosistemi...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI BERAT ALBAYRAK (İstanbul) - ...içerisinde elimizden geldiğince bunu hayata geçirmek için mücadelesini vereceğiz.

BAŞKAN - Mikrofonunuzu açıyorum Sayın Bakan, sözlerinizi tamamlayınız.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkanım... Sayın Başkanım...

BAŞKAN - Bitti mi Sayın Bakan?

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI BERAT ALBAYRAK (İstanbul) - Bir cümle doğal gaz... "Doğal gaz" dedi bir arkadaş da... Doğal gazın payı 2002'de yüzde 32'den yüzde 11,4'e düşmüş. Bu, Türkiye'de asgari ücretlinin birim tüketim noktasındaki ödediği bir rakam. Elektrikte daha iyi bir noktadayız. Yeterli mi? Daha da düşürmemiz lazım, yüzde 6 değil, yüzde 1'lere düşsün. Doğal gaz yüzde 11'lere düşmüş yüzde 32'lerden 2002 yılına kıyasla bugün 2016 yılında. Daha da düşüreceğiz inşallah, düşürmek için çalışacağız ama Allah aşkına "Bu ülkede on üç yıldır bu iktidar hiçbir şey yapmadı." demenin, velev ki siz bunu görmüyorsanız bile bunu ifade etmenizin Hakk nazarında bir karşılığı yok. Naçizane bir arkadaşınız, bir milletvekili arkadaşınız, dostunuz olarak biraz halka dönüp bakın... Onun içindir ki bu iktidar on üç yıldır, 2002 yılında 10,8 milyon kişinin oyunu almışken 1 Kasım seçimlerinde yaklaşık 24 milyon kişinin oyuyla her geçen gün büyümeye devam ediyor. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)