Konu:Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle Birleşmiş Milletler İnsani İşler Eşgüdüm Ofisi Arasında Türkiyede Bir Ülke Ofisi Kurulmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı Münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:88
Tarih:11/05/2016


Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Birleşmiş Milletler İnsani İşler Eşgüdüm Ofisi Arasında Türkiyede Bir Ülke Ofisi Kurulmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ÖZCAN PURÇU (İzmir) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum.

Evet, 30 Nisanda Roman Strateji Belgesi nihayet açıklandı. Almayı unuttum, oradaydı.

VELİ AĞBABA (Malatya) - Hemen getireyim.

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Altı seneden beri 19 sayfa yazı beklemişiz meğerse, 19 sayfa. Ama Allah aşkınıza, değerli arkadaşlarım, şunu okumanızı tavsiye ediyorum. Şunu bir okur musunuz? Eyleme dönük ne var şurada? Bana biri göstersin. Eyleme dönük ne var? Benim sesimi duyuyor musunuz? Şu an duyuyorsunuz değil mi? Beni de görüyorsunuz. Ee, anlatıyoruz, söylüyoruz; Romanların eğitim, istihdam, barınma, sağlık, ön yargı, ayrımcılık, dışlanmışlık, ötekileştirme diye sorunları var diyoruz. Bebelerimiz, dadalarımız okullara gidemiyor diyoruz. 50 defa söyledik ama şurada, arkadaşlar, şu eylem planında... Bir kere işin ilginç yanı, stratejiyi hazırlıyorsunuz, eylem planını hazırlıyorsunuz ama para yok, bütçe yok. Nasıl yapacaksınız bu işleri? Hiç samimi değilsiniz arkadaşlar. Bakın, kendi hazırladığınıza bakın ya! Hiç samimi değilsiniz ya! Eylem planı bütçe olmadan, para olmadan nasıl yapılacak, bana bir söyleyin ya! Allah aşkına, Allah aşkına hepiniz eğitim görmüş insanlarsınız, yani vatandaşı mutlu etmek bu kadar zor mu? Bu ülkenin gücü var. Bu ülkenin ekonomisi güçlü, bütçesi güçlü diyoruz, ben de gurur duyuyorum, her zaman söylüyorum. E, bizi niye mutlu etmiyorsunuz arkadaşlar?

VELİ AĞBABA (Malatya) - Onlar kendi ceplerini düşünüyorlar, ceplerini!

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Neden yani, neden, bize gareziniz mi var? Romanlara gareziniz mi var? Allah aşkınıza söyleyin ya, Romanlara gareziniz varsa söyleyin! (CHP sıralarından alkışlar) Vallahi, bakın söyleyeceğim; Romanlar görüyor, duyuyor şimdi bizi. Vallahi oy vermesinler size! Yok böyle bir şey arkadaşlar! Yani, bizden ne istiyorsunuz ya! Yüzde 60'ımız okula gitmiyor diyoruz.

VELİ AĞBABA (Malatya) - Sadece oyunuzu istiyorlar!

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Sadece oyunu... Vallahi oy alıyorsunuz, bizi kandırıyorsunuz; kandırmayın bizi artık, yeter! Biz de insanca yaşamak istiyoruz. 50 defa, ben söyleye söyleye bıktım ya! Arkadaş, 19 sayfa strateji belgesi ya, samimiyet bunun neresinde ya, samimiyet bunun neresinde ya! Allah aşkınıza, yok böyle bir şey!

Bakın, 2016, 2017, 2018'de araştırma; efendim, Romanların sorunlarını araştıracak. Ya, söylüyoruz 50 defa; 2010 yılında yapılan Roman açılımında söyledik, altı yıl söyledik, birçok bakanlıkta birçok toplantılar yaptık. Hâlen 2016, 2017, 2018'de hâlâ araştırma, hâlâ Roman sorunlarını tespit etmek. Neyi tespit ediyoruz? Hâlâ sorunu öteliyorsunuz, sorunu görmezlikten geliyorsunuz. Allah aşkına bütçeniz yok mu ya?

VELİ AĞBABA (Malatya) - Var da kendi ceplerine kullanıyorlar!

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Var da niye kullanmıyor?

Bak, dün burada grup başkan vekiliniz dedi ki -yanlış hatırlamıyorsam- "Biz vatandaşımıza en iyi şekilde hizmet yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz." E, bizi niye görmüyorsunuz? Beni görüyor musunuz? Beni duyuyor musunuz? Arkadaşlar, duyuyorsunuz bakın. Niye yapmıyorsunuz, niye yapmıyorsunuz arkadaşlar? Ya, gerçekten ayıp ya, gerçekten ayıp!

AYŞE SULA KÖSEOĞLU (Trabzon) - Romanlar seni vekil yapmış; tamam, çöz!

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Nasıl "çöz" ya!

AYŞE SULA KÖSEOĞLU (Trabzon) - Ne için geldin buraya?

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Ya, biz bu ülkenin bütçesinden pay alamayacaksak niye vatandaşıyız bu ülkenin? Yani Romanları ayırın o zaman siz, bütçeyi başka yerde kullanın, onu mu demek istiyorsunuz? (CHP sıralarından alkışlar)

AYŞE SULA KÖSEOĞLU (Trabzon) - Niye ayrılıyorsunuz?

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Ablacığım, onu mu demek istiyorsunuz? Romanlar o zaman bu bütçeden pay kullanmasın. Biz Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşıyız, bununla da gurur duyuyoruz ya. (CHP sıralarından alkışlar) Bayrağımızı, devletimizi, milletimizi seviyoruz. Barışçıl bir toplumuz, bu ülkeye katkı sunmak istiyoruz ama bakın, bizim çocuklarımız işsizlikten yanıyor, bizim kadınlarımız haklarını bilmiyor, vatandaşlık hakkını bilmiyor.

VELİ AĞBABA (Malatya) - Okula gitmiyorlar.

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Okula gitmiyorlar, sağlıktan faydalanamıyoruz, okuldan faydalanamıyoruz. Bakın, bu raporda diyor ki: Roman çocuklarının yüzde bilmem ne kadarı eğitim hakkından faydalanamıyor. Ne kadar güzel, tebrik ediyorum bunu yazanı.

VELİ AĞBABA (Malatya) - Adam çocuğunu Amerika'da okutuyor, Roman nerede okutuyor?

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Ama bakın, okula gidemediğini söylüyor, ne yapılacağını söylemiyor. Sayın Grup Başkan Vekilim, bakın, strateji belgesini okuyun. Eğitim sorunu diyor, Roman çocukları okula gidemiyor diyor -çok doğru tespit, yerinde- ama ne yapacağını söylemiyor. Barınma sorunumuz var diyoruz, efendim, ne zaman ne yapılacağı söylenmiyor. İstihdam sorunu var diyoruz, "Yapılacak." "Edilecek." caklar, cuklar. Ne zaman bu caklar, cuklar... Sahaya inelim, biz de yardımcı olalım, ne gerekiyorsa yapalım. Artık biz buraya kadar geldik, biz buraya kadar geldik artık.

ERKAN AYDIN (Bursa) - Suriyeliye var, Romana yok.

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Bizi kandırmayın, samimi olmaya davet ediyorum sizleri. Kaç defa söyledik.

Arkadaşlar, bir de bu TOKİ meselesi... Bakın, Roman mahalleleri yıkılıyor, rant alanı hâline dönüştü, bizi çadırlaşmaya sevk ediyor. Lütfen buna artık bir çözüm bulalım. Bakın, Sulukule yıkıldı, orası yıkıldı, burası yıkıldı, hâlen yıkmaya devam ediliyor. En son Sincan'da Saraycık Mahallesi yıkıldı, Romanların elinden alındı, rant alanı genişledi.

VELİ AĞBABA (Malatya) - Elleri kırılsın, yıkanların elleri kırılsın.

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Attınız bizi gene çöplüğe. Çöplüğe attınız, çadırlaşmaya devam.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Bakın, bir de 30-40 bin lira para veriyorlar, diyorlar ki: "Gidin çadır kurun, ne hâliniz varsa görün."

Pozitif ayrımcılık istiyorum Sayın Başkan. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Sayın Purçu, Romanları temsilen burada olduğunuz için size iki dakika pozitif ayrımcılık yapıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Teşekkür ederim.

Bakın arkadaşlar, sevgili canlar, sevgili arkadaşlarım, ağabeylerim, ablalarım; ülkemizin bir sürü sorunu var, birçok sorunu var. Turizm bitti. Bakın, bugün, İzmir'e o büyük gemiler yanaşmayacakmış. İzmir esnafı bitti, İzmir halkı bitti. Tarım bitti. Efendim, çalışamıyoruz çünkü biz tarım işçisiyiz, Romanlar tarım işçisi... Makineleşme başladı, efendim, sevgi kalmadı, saygı kalmadı, yardımlaşma kalmadı ama artık bunları ön plana alalım. Sayın Hükûmet, ön plana alalım, ön plana alalım.

ERKAN AYDIN (Bursa) - Nerede Hükûmet? Hükûmet yok!

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - İnsanları mutlu etmek bu kadar zor mu? İnsanları mutlu etmek gerçekten bu kadar zor mu? Bütçemiz var, paramız var; ülkemiz büyük. Ama bunu yapamıyorsunuz arkadaşlar, artık, söyleyeyim yani.

VELİ AĞBABA (Malatya) - Parayı ne yaptılar?

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Biz mutlu olmak istiyoruz bütün halkımızla. İşçimizi, esnafımızı, memurumuzu, kim olursa olsun mutlu edelim arkadaşlar. Bu kadar zor mu bu ya? Bu kadar zor mu? Yaşamak istiyor halkımız; yaşatalım güzelce.

VELİ AĞBABA (Malatya) - Kaç tane Roman memur var?

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Gücümüz varsa bu gücü halka verelim halk adına kullanalım, halkı mutlu etmek için kullanalım.

ZEKİ AYGÜN (Kocaeli) - Sayın Purçu...

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Buyurun efendim.

ZEKİ AYGÜN (Kocaeli) - İzmir Belediyesi bunları yapıyor mu?

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Yapıyoruz.

ZEKİ AYGÜN (Kocaeli) - Kocaeli Belediyesi yapıyor.

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Bakın, milletvekili olduktan sonra 8 tane etüt evi açtırdım Roman çocuklar okula gitsin diye. En son, daha geçen hafta bir açılış yaptık Buca'da, Hıdırellez'de; çok güzel, büyük, 3 katlı bir Roman Etüt Merkezi açtık, sanat merkezi açtık, bir de meslek atölyesi açtık. Çok güzel. 2 trilyon, 3 trilyon para harcandı. Buca Belediyesini kutluyorum bu arada. (CHP sıralarından alkışlar) Sizlerden de bunu istiyoruz arkadaşlar. Sahaya dönün artık, sahaya dönelim, sahaya dönelim.

ZEKİ AYGÜN (Kocaeli) - Hep beraber.

AYŞE SULA KÖSEOĞLU (Trabzon) - Sizi bizi yok, ayrıştırmayın. Romanlar bizim kardeşimiz.

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Tabii, tabii, sahaya dönelim. Biz de yardımcı oluruz sizlere ama sahaya dönelim.

ZEKİ AYGÜN (Kocaeli) - Özcan Bey, sizi Kocaeli'ne davet ediyorum.

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Bakın, şu strateji belgesinde sahaya dönük hiçbir şey bulamadım. Artık, samimi olalım arkadaşlar.

ZEKİ AYGÜN (Kocaeli) - Yapacağız, yapacağız.

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Ha, yapın artık, bekliyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)

ZEKİ AYGÜN (Kocaeli) - Özcan Bey, sizi Kocaeli'ne davet ediyorum. Gel, orada yapılanları bir gezelim.

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Tamam o zaman, haberleri verin, basına verin, biz de okuyalım. İyi örnekleri de söyleyelim yani.

ZEKİ AYGÜN (Kocaeli) - Yok, yok... Sen gel, davet ediyorum seni bak.

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Bakın, şunu da söyleyeyim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Bak, bu strateji belgesi Türkiye'de ilk defa açıklandı. Ellerinize sağlık, kutluyorum.

ZEKİ AYGÜN (Kocaeli) - Devamı gelecek, devamı gelecek.

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Ama şu bir gerçek arkadaşlar, güzel yaptınız ama içi boş.

ZEKİ AYGÜN (Kocaeli) - İçi dolu, içi dolu.

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Kutluyorum, yapanı da kutluyorum ama yani hakkı teslim etmek lazım. Ama bakın arkadaşlar, içi boş.

BAŞKAN - Sayın Purçu, teşekkür ediyoruz.

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Samimiyete davet ediyorum sizleri, samimiyete davet ediyorum.

Teşekkür ediyorum, sağ olun. (CHP sıralarından alkışlar)