Konu:İş Kanunu ile Türkiye İş Kurumu Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:86
Tarih:05/05/2016


İş Kanunu ile Türkiye İş Kurumu Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

NECATİ YILMAZ (Ankara) - Sayın Başkan, Sayın Divan, sayın milletvekilleri, Meclisimizin ve basınımızın değerli emekçileri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bu 6 Mayıs gününde, tam demokrasi, tam bağımsızlık şiarıyla idam sehpasına yürüyen 3 fidanı buradan saygıyla anıyorum.

Kamuoyunda kiralık işçilik olarak algılanan düzenlemeye ilişkin tasarı hakkında söz almış bulunuyorum. Bu tasarı, öncelikle, muhalefet şerhimizde belirttiğimiz üzere, uluslararası sözleşmelere ve kriterlere açıkça aykırıdır, neoliberal politikaların emeğe bakışının ideolojik olarak net bir yansımasıdır. Hükûmetin bu tasarının lehinde, gerekçede veya Komisyonda ileri sürdüğü görüşlerin hiçbirinin gerçekçiliği ve inandırıcılığı yoktur. Bu tasarı emek mücadelesinin bugüne değin ortaya çıkardığı kazanımların tamamının zaman içerisinde tasfiyesini amaçlamaktadır.

Bu nedenle, ne tasarının hazırlanmasında ne de Komisyondaki tartışma süreçlerinde sendikaların görüşleri alınmamış, itirazları da dinlenmemiştir. Hatta, bu tasarıya itiraz ettiklerine dair seslerini size duyurmak için Meclisin kapısı önünde DİSK'in çalışanlarının yapmak istediği basın açıklaması dahi izin görmemiştir, kabul edilmemiştir. Türkiye'nin içinden geçtiği darbe ve olağanüstü yönetim sürecine denk düşen şekilde polis önlemleriyle bu açıklama engellenmiştir. 12 Eylülün sokak görüntülerini hatırlatır gibi Meclisin etrafı TOMA'larla ve polis ordusuyla çevrilmiştir. Oysaki o işçiler, buraya Meclisi işgale değil, seslerini size duyurmaya gelmişlerdi.

Sayın milletvekilleri, AKP'nin Türkiye'yi bir kaos içerisinde yönetme politikası artık afişe olmuştur. On üç yıllık uygulamalarıyla toplumsal barışımızı yok eden AKP, bu tasarıyla da çalışma barışımızın tümüyle ortadan kaldırılmasını amaçlamaktadır. Bu, bir dayatma tasarısıdır. Bu tasarı üzerinde bir toplumsal mutabakat yoktur. Bu tasarıyla köle ticareti geri getiriliyor, meşrulaştırılıyor, kurumsallaştırılıyor. Bu tasarıyla; iş güvencesi ortadan kaldırılıyor, gelir, yıllık izin hakları yok ediliyor, emeklilik ve sağlık hakları fiilen kullanılamaz hâle getiriliyor, ihbar ve kıdem tazminatları ortadan kaldırılıyor, 7 milyon işçi yani istihdamın yarısı kölelik büroları aracılığıyla güvencesiz kılınıyor; kural dışı, güvencesiz ve esnek çalışma biçimi kural hâline getiriliyor; işverenlerin işten çıkarma maliyetleri düşürülüyor, böylelikle işçileri kullanıp kapı önüne bırakmalarının önü açılıyor; işverene daha ucuz iş gücü temini imkânı sağlanıyor, böylelikle kadrolu çalışanların sayısının azaltılması ve kazanımlarının da yok edilmesi teşvik ediliyor.

Sayın milletvekilleri, ülkeyi 12 Eylülün ruhuyla yöneten AKP, bu tasarıyla sendikal örgütlenmeyi daha da güçsüzleştirmeyi amaçlıyor. Yine bu tasarıyla, İŞKUR, zamanla sorumluluklarını üzerinden atarak işlevsiz bir hâle getirilmeye ve sosyal devlet ilkesinin içi boşaltılmaya çalışılmaktadır.

Sayın milletvekilleri, bu sistemle, iddia edildiği gibi, tarım işçilerinin ve ev işçilerinin sorununa çare bulunamaz. Sorunların çözülmesinin yolu bu kesimdeki istihdamın kayıt altına alınması, İŞKUR ve Çalışma Bakanlığının daha etkin çalışmasıdır. Yine, bu tasarıyla iddia edildiği gibi, kadının çalışma hayatına katılımı da sağlanamaz, tam tersine, engellenmektedir; kadın çalışırken dahi eve hapsedilmek istenmektedir. Kadının çalışma hayatına, sosyal hayata daha güçlü ve etkili katılımını sağlamanın yöntemleri elbette bulunmalıdır ve aranmalıdır; özellikle de başta çalışan kadınlarımız olmak üzere, çalışanlarımızın kreş ihtiyacı en kısa zamanda karşılanmalıdır. Bu tasarı çalışma hayatını tam bir belirsizlik ve kaos ortamına dönüştürmektedir, çalışan işçi, çalıştığı iş yeri, işvereni, çalışma koşulları, ücreti, ne kadar çalışacağıyla ilgili tam bir bilinmezliğe itilmektedir.

Sayın milletvekilleri, emek en yüce değerdir. Emek, insanın kişiliğinin ve onurunun parçasıdır. Bu nedenle, emeği pazara çıkaran, insanı ve emeğini bir metaya dönüştürüp alınıp satılmasına olanak tanıyan bu tasarıyı hukuki de bulmuyoruz, ahlaki de bulmuyoruz. Döneminizde çalışma hayatında yoğunlukla uygulanan dayıbaşılık sistemini kurumsallaştıracak bu tasarıyı da reddediyoruz.

Sayın milletvekilleri, AKP'lilere şunu hatırlatmak isterim: İlk kiralık işçi uygulaması Nazi Almanyası'nda görüldü. Onların akıbetini de sizlere hatırlatıyoruz.

Genel kurulu saygıyla selamlıyorum arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar)