Konu:Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İşbirliği Kanunu Tasarısı Münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:78
Tarih:22/04/2016


Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İşbirliği Kanunu Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ VELİ AĞBABA (Malatya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, ibretlik bir dönemi hep beraber yaşıyoruz. Şimdi o alkışlayan, Özgür'ün söylediği gibi, alkışlayan sayın milletvekili de belki bunu dinler, biraz öğrenir.

NURETTİN YAŞAR (Malatya) - Bir daha alkışlıyorum, bir daha!

VELİ AĞBABA (Devamla) - Şimdi hep beraber hepimiz açısından önemli bir dönemden geçtik değerli arkadaşlar ve bu dönemin önemli sonuçları oldu. Tabii, bu dönemde iki tür insan var bu olaya bakış açısından. Bir, bu davalar görüldükçe, bu sonuçlar görüldükçe utanacak, yüzü kızaracak bir grup var, bir de onurla bu olayı savunan insanlar var.

Şimdi, değerli arkadaşlar, bu tartışmalar devam edecek, geçmişte söylediğiniz sözleri biz hatırlatmaya devam edeceğiz. Şimdi, AKP'nin çıraklık döneminde başlayan... Bu dönemde önemli siyasi davalar görüldü. Ardından sizin "devrim" dediğiniz, 2010 referandumunda önemli rol üstlendiğiniz bir dönemi hep beraber yaşadık. Övünerek söylemek isterim ki Cumhuriyet Halk Partisi Grubu, Genel Başkanı, milletvekilleri bu referandumun Türkiye'yi geriye götüreceğini, hukuku yok edeceğini her fırsatta söyledi ve her fırsatta net bir şekilde karşı çıktık, her türlü kara propagandaya rağmen karşı çıktık. Bu referandumun Türkiye'de adalet sistemini baştan aşağıya geriye götüreceğini söyledik. Karşımızdaki referandumu savunan güçler, ittifaklar bu referandumu bir kurtuluş olarak gördüler. Bu referandumda bir ittifak ortaya çıktı, daha doğrusu olan bir ittifak bir pik yaptı, en üst noktaya ulaştı. 12 Eylül 2010 referandumu birileri açısından yani sizler açısından bir Pirus Zaferi oldu. Bu kampanyanın birkaç ortağı, birkaç partneri vardı değerli arkadaşlar. Bunların bir bölümü "yetmez ama evet"çi dediğimiz liberaller, dönme solcular, tutma aydınlar ve makam verilerek, köşe yazısı verilerek devşirilen sözde yazarlardı. Örneği çok.

NURETTİN YAŞAR (Malatya) - Köşe örneği, köşe yazısı değil o, yanlış ifade.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Şimdi önemli bölümü dizini dövüyor, "CHP sen haklıymışsın, bunlar bizi kandırdı." diyor. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, bu ittifakta yer alan bazı dönek, kiralık kalemler ise sahiplerinin sesi olmaya devam ediyor, merkez medyada şimdi komiserlik rolü almış durumda.

ABDURRAHMAN ÖZ (Aydın) - İsim söyle, isim söyle.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Bu referandumu ölüm kalım olarak gören bir diğer müttefikiniz var ki o ortağınız çok önemli. Bakın, o sizin müttefikinizin sırtına basarak, zaman zaman koluna girerek, zaman zaman da eteğinden tutarak, eteğini öperek 2002'de iktidara geldiniz, ardından iktidarınızı pekiştirdiniz ve ortağınız, bu kankanız, sevgili dostunuz...

BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Şimdi sizin dostunuz.

HASAN BASRİ KURT (Samsun) - Şimdi sizinle beraber oldu.

VELİ AĞBABA (Devamla) - ...bu kampanyayı yaparken ne demişti: "Ölülerimizi kaldıralım, oy kullandıralım.." demişti değil mi?

NURETTİN YAŞAR (Malatya) - Kim o?

VELİ AĞBABA (Devamla) - Kim bu ortağınız? Bakın, ben size hatırlatayım. Malum, sizler dünyanın hafızası en zayıf partisisiniz. Malum, sizler dünyanın en hafızası zayıf milletvekillerisiniz. Bakın, bu ortağınızı hatırlatayım, belki yüzüne bakar, utanırsınız.

RECEP AKDAĞ (Erzurum) - Böyle söyleyerek milletvekillerine hakaret ediyorsun!

VELİ AĞBABA (Devamla) - O yüz var mı? Bilmiyorum! (CHP sıralarından alkışlar)

Bu müttefikiniz, ortağınız, Hoca Efendiniz, Hoca Efendi hazretleriniz. Bunu ben söylemiyorum, hiç söylemedim. (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Şimdi ne söylüyorsam o zaman onu söyledim. Ne diyordunuz? Burada şahitler var, 2011'den 2014'e kadar beraber milletvekilliği yaptığımız arkadaşlar var.

NURETTİN YAŞAR (Malatya) - Cumhuriyet gazetesi oku, Cumhuriyet gazetesi.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Ne diyordunuz? "Hoca Efendi hazretleri ne derse doğru." diyordunuz.

NURETTİN YAŞAR (Malatya) - Hiç Cumhuriyet gazetesi okudun mu, Cumhuriyet gazetesi?

VELİ AĞBABA (Devamla) - Şimdi ne oldu? Bu sizin kankanız. Her türlü kirli ittifakı kurduğunuz, insanları katlettiğiniz kankanız sizin, kankanız! Bakın, biraz utanın, utanın!

NURETTİN YAŞAR (Malatya) - Veli, Cumhuriyet okuyor musun, Cumhuriyet?

VELİ AĞBABA (Devamla) - Bakın, buraya koyuyorum bunu, biraz utanın!

NURETTİN YAŞAR (Malatya) - Oraya bir Cumhuriyet gazetesi koy, Cumhuriyet gazetesi; Sözcü koy, Sözcü.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Değerli arkadaşlar, ne diyordu? Bu fotoğrafı hatırlatırım. Bakın, o dönem buradaki ne diyordu, Hoca Efendi hazretleri? "Ölüleri de kaldıralım." diyordu. Bu ne diyordu? Her türlü şeyi kullandı; solcular aklına geldi, ağladı; ülkücüler aklına geldi, ağladı. Bir şeyi daha söyledi; her türlü şeyi kullandı, mezhep, her türlü, aklınıza ne gelirse. Ne diyordu? "Dedelerin saltanatını yıkacağız." Her türlü, aklınıza ne gelirse kullandı. Değerli arkadaşlar, sonra ne oldu, biliyor musun?

NURETTİN YAŞAR (Malatya) - Veli, Cumhuriyet oku.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Bu her türlü ittifakı yapan adam ne dedi, biliyor musunuz? "Kandırıldık." dedi. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

Devam edeceğim, daha devamı var, durun, acele etmeyin, devamı var daha. (CHP sıralarından alkışlar)