Konu:Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İşbirliği Kanunu Tasarısı münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:78
Tarih:22/04/2016


Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İşbirliği Kanunu Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

NECATİ YILMAZ (Ankara) - Sayın Başkan, Sayın Divan, sevgili milletvekilleri; cumhuriyetimizin en temel kurumlarından biri olan Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışının 96'ncı yılını kutlamanın heyecanını ve coşkusunu birlikte yaşıyoruz.

Sevgili milletvekilleri, Kürt'ü, Türk'ü, Laz'ı, Çerkez'i, Ermeni'si, Alevi'si, Sünni'si, bu Meclisi birlikte kurduk, bu toprakları birlikte koruduk, birlikte vatan yaptık, saltanata birlikte son verdik, cumhuriyeti birlikte ilan ettik ve çok partili sisteme geçtiğimiz dönemde, Cumhuriyet Halk Partisinin içerisinde onun ardılı olan partilerin kurucuları da vardı. Dolayısıyla, cumhuriyetin tüm nimetlerini, tüm faziletlerini, ayrımsız, bütün yurttaşlarımıza tattırma gayretiyle hareket ettik. Tabii ki olması gereken de buydu.

Ancak, ne yazık ki, bugün içinde bulunduğumuz süreç, çıktığımız yolun başında hepimizin zihninde var olan duyguların, düşüncelerin, amaçların örselendiği ve yıprandığı bir dönemi işaret ediyor. Ne yazık ki yüz yıllık cumhuriyet ve demokrasi birikimimizin, birlikte yaşam arzumuzun, ortak gelecek arayışımızın gittikçe zayıfladığını görüyoruz. Bu duyguları bizde oluşturan, maalesef, 1 tek kişinin bütün milletin iradesinin üzerinde egemen olma isteğidir. Bize bu sıkıntıyı yaşatan başta sebep, temel sebep budur. Bu irade, devletin tüm kurumlarını, içinde bulunduğumuz, demokrasimizin Kâbe'si olan Türkiye Büyük Millet Meclisinin iradesi üzerinde de kendini hissettirmek istiyor. Ne yazık ki tüm Parlamento çalışmalarında bu yaklaşım, bu zorlama esas hâle gelmiş durumda. Ancak, bu beyhude bir çabadır.

Biliyorsunuz ki bizler halkın iradesi üzerinde hiçbir güç, hiçbir kuvvet tanımıyoruz ve vatanımızın kurtuluşunu ve cumhuriyetimizin kuruluşunu sağlayan bu yüce Meclis en zor koşullarda dahi iradesini teslim etmedi ve kapılarını kapatmadı. Dolayısıyla, bugün üzerine zorlanan iradeye de teslim olmayacaktık sevgili arkadaşlar. Bu özel günde bizi bu sıkıntılı ortama getiren hatalardan bahsetmek istemiyorum, hatalara sahip aramıyorum. Bunun yerine bu değerlendirmeyi tarihe bırakıyorum. Hepimiz için ihtiyaç olan özgürlüğe, demokrasiye, barışa ve kardeşliğe çağrı yapmak istiyorum bu özel günde. Bu kavramlar öncelikle sevinçlerimizin ve üzüntülerimizin ortaklaşması ve aynılaşmasıyla mümkün olacaktır, hayat bulacaktır.

Sevgili milletvekilleri, birlikte bayramlaştırdığımız günlerin, 23 Nisanların, 29 Ekimlerin bizleri bir araya getiren günler olmasından çıkarılmasına izin vermeyelim. Gelin, bu ortak değerler üzerinden ayrışmayı kabullenmeyelim. Gelin, Meclisimizin 96'ncı kuruluş yıl dönümünü hep birlikte sahiplenip aynı coşkuyla kutlayalım. Şehit cenazelerimizi gerekçe göstererek 23 Nisan kutlamalarından vazgeçilmesini kabul etmiyoruz. Unutmayalım ki 23 Nisan, şehitlerimizin yaşamlarını feda ederek bizlere armağan ettikleri bayramdır. 23 Nisanı layıkıyla kutlamak, şehitlerimizi anlamak, kuruluş ve kurtuluş sürecini yeniden kavramaktır sevgili arkadaşlar ve 23 Nisanı kutlamak için kimseden izin almamız gerekmiyor, bu konuda hiçbir yasak tanımıyoruz.

Sevgili arkadaşlar, Meclisimizin açılışının 96'ncı yılında çocuklarımızın ve tüm halkımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı kutluyorum. Ancak, bu vesileyle daha dün Karaman'da geleceğimiz dediğimiz çocuklarımıza yönelik dehşet verici istismar davasının bir günde karara bağlanmak suretiyle derinleştirilmesinden kaçınılmasını da üzüntüyle karşılıyorum. Sizleri bu ortak sevincimizin yanında, bu ortak üzüntüye de davet ediyorum.

Saygılarımı sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)