Konu:Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İşbirliği Kanunu Tasarısı Münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:77
Tarih:21/04/2016


Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İşbirliği Kanunu Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ÖZCAN PURÇU (İzmir) - Öncelikle Sayın Başkanıma çok teşekkür ediyorum. 14'üncü maddede ara verecekti, rica ettik, 15'inci maddede ara verecek. Teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bizler muhalefet partisi olarak iktidarın eksiklerini, yanlışlarını burada söylemeye çalışıyoruz. Onların da bizim önerilerimizi dikkate alarak ülkemiz için, vatandaşlarımız için en iyi hizmeti yerine getirmesi bağlamında biz de katkı sunmaya çalışıyoruz. Fakat ne yazık ki... Biliyorsunuz, bir yere ne kadar iyi yatırım yapılırsa o kadar da nitelikli insan yetişir. O nitelikli insanlar da ülkemize, milletimize hizmet eder.

Yalnız, baktığımız zaman Türkiye'de 5 milyona yakın Roman vatandaşı yaşıyor -ve onların mahalleleri maalesef gecekondu, çadır- yüzde 60'ı okula gitmeyen, yüzde 2'si liseyi bitiren, binde 4'ü üniversiteye giden. Efendim, işsizliğin yüzde 96'larda olduğu, kadın ve çocuk haklarının olmadığı, yaşam hakkının olmadığı alanlarla karşılaşıyoruz. Herkesin, kendi bölgesinde mahalleleri vardır.

Şimdi, geçenlerde Sayın Bakanım -Dışişleri Bakanımız- burada çıktı dedi ki: "Mülteci kardeşlerimize 55 bin konut yapacağız." İyi, aldık, kabul ettik, tabii, yapılması lazım. Evveli gün Erzincan'a gittim, Erzincan'da, Ahıska Türklerini getirmişler -onlar da bizim kardeşlerimiz, gelebilirler- ve Erzincan'ın Üzümlü ilçesinde onlara 2 katlı -dubleks- konutlar yaparak onları oraya yerleştirmişler, bir de kişi başına iki yüz ellişer TL aylığa bağlamışlar ve bir ailede 4-5 kişi var, aylığı 1.000-1.250 lira civarında. Ayrıca, yine, vakıftan da yiyecek, içecekleri karşılanıyor, elektrik, suları karşılanıyor.

Şimdi, geçenlerde ben burada konuştuğumda siz dediniz, hani Romanları seviyordunuz? Bizi sevecekseniz, böyle sevmeyin arkadaşlar! (CHP sıralarından alkışlar) Bizi sevecekseniz, böyle sevmeyin! Mültecilere konut yaptırıyorsunuz, yurt dışından Ahıska Türklerini getiriyorsunuz, konutlara yerleştirip aylığa bağlıyorsunuz; bizim Roman kardeşimize, size oy veren, bize oy veren, Türkiye'yi seven, kucaklayan, bayrağına, devletine, milletine sahip çıkan, en zor şartlarda dahi askerliğini yapan bu vatansever kardeşlerimize hâlen "Sen yaşama, öl." diyorsunuz. Bizi böyle sevmeyin arkadaşlar! Mülteci kadar değerimiz yoksa, Ahıska Türkleri kadar değerimiz yoksa bizi de mülteci yapın. Alın bir kanun bu Meclisten, çıkarın efendim bir yasa, bizi de mülteci yapın. (CHP sıralarından alkışlar) Ben de mülteci olmak istiyorum. Var mı böyle bir şey efendim?

EJDER AÇIKKAPI (Elâzığ) - Ajitasyon yapma!

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Lütfen, samimi olacağız. Bakın arkadaşlar, biz burada siyaset yapmıyoruz, vatandaşa, halka hizmet yapıyoruz ama sizler de iktidar olarak onu bunu ayırırsanız, kendi vatandaşınız olmayan kişilere önem verip yüzyıllardan beri sizinle birlikte yaşayan, sizlere oy veren, bu ülkenin sevdalıları insanları ayırıp çadırda yaşamaya mahkûm edersek, okula gitmesini önlersek, istihdam noktasında onların iş bulmasını gerektirecek adımları atmazsak ben de buradan böyle konuşurum.

MEHMET AKİF YILMAZ (Kocaeli) - Haksızlık yapıyorsun, haksızlık!

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Bakın sevgili kardeşlerim, biz sizleri samimi olmaya davet ediyoruz. İktidar partisinden -oy veriyorlar, size de oy veriyorlar, yüzde 100'ü bize oy vermiyor ki- çıkıp da "Ya, biz de Roman vatandaşlardan oy alıyoruz, haklarını helal etsinler, biz de onlar için şurada samimi olalım bir kere." diyen bir milletvekili var mı içinizde? 50 defa çıkıyorum, şurada konuşuyorum ya! (CHP sıralarından alkışlar) Nereye konuşuyorum? Konuşuyoruz, konuşuyoruz, duvara konuşuyoruz; kusura bakmayın. Vallahi, çok...

Ben de çadırda doğdum, büyüdüm. Çadırda yaşamanın, elektriksiz, susuz yaşamanın ne demek olduğunu ben iyi biliyorum. Kusura bakmayın, okula gitmeyen çocuğun, kadın haklarından faydalanmayan kadının, işsiz vatandaşın günahını bu Meclis çekecek, iktidar çekecek. Ben bunu açık ve net ifade ediyorum, çok özür diliyorum.

Biz de bu ülkenin vatandaşıyız, bizler de bu ülkeye hizmet etmek istiyoruz, nitelikli insan olmak istiyoruz; doktor olmak istiyoruz, mühendis olmak istiyoruz. Bizim çocuklarımız çöp toplamaya mahkûm ediliyor, bizim çocuklarımız uyuşturucu, esrar satmaya mahkûm ediliyor. Bizim çocuklarımız işbaşı yapmak için nereye giderse "Sen Romansın, Çingensin." deyip ön yargıya, ayrımcılığa maruz tutuluyor.

AHMET HAMDİ ÇAMLI (İstanbul) - Eski Türkiye'de öyleydi, eski Türkiye'de.

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Meclis olarak biz bunu neden önlemiyoruz arkadaşlar? O kadar gücümüz yok mu bizim? (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Türkiye Cumhuriyeti devleti güçlü bir devlettir. Elhamdülillah, bununla da gurur duyuyoruz ama biz bu gücü...

Yüzyıllardan beri Anadolu'da yaşıyoruz Romanlar olarak. Selçukluya da kardeşlik ettik, hizmet ettik; Osmanlı'ya da hizmet ettik. Osmanlı'nın arşivlerine bakarsanız, Romanlar demirci; bütün kılıçları, kalkanları Romanlar yaptı. Avrupa'yı fethettiğimizde de Osmanlı ilk defa Romanları oraya yerleştirmiş. Türkiye Cumhuriyeti'nde hizmet etmeye çalışıyoruz, sizlerle kardeşçe yaşamaya çalışıyoruz.

Size son defa söylüyorum sevgili kardeşlerim: Roman politikası konusunda samimi olun, altı yıldan beri bir strateji hazırlamadınız. Çok özür diliyorum, samimi olmaya davet ediyorum sizleri. Ben burada siyaset yapmıyorum.

Hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum.

Sayın Başkana tekrar teşekkür ediyorum. (CHP ve MHP sıralarından alkışlar)