Konu:Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İşbirliği Kanunu Tasarısı münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:76
Tarih:20/04/2016


Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İşbirliği Kanunu Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

RUHİ ERSOY (Osmaniye) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; üzerinde tartıştığımız torba yasanın içerisindeki genel konular Avrupa Birliği uyum sürecinde vize muafiyetiyle ilgili tartışmalar, benim konuştuğum 9'uncu madde de Avrupa'daki tutukluların ya da herhangi suçlunun İnternet ortamında, dijital ortamda ifade verilmesi, alınması konusunda teknolojinin kullanılmasıyla ilgili yasal düzenlemelerin gelmesi. Elbette ki hayatın içerisindeki sözlü kültür, yazılı kültür, elektronik kültür, kültür değişmeleri ve küreselleşme, iletişim ağı ve odaklarının yaygınlaşması bu tür paylaşımları kaçınılmaz kılmıştır. Fakat bu işin sonunda vize serbestisini alıp almayacağımız konuların dahi tartışmalı olduğu bir ortamda Avrupa Birliği maceramızda bir yol alabilir miyiz diye koşturuyoruz. Şimdi, bu maceraya koştururken, Milliyetçi Hareket Partisi kendi seçim beyannamesinde ve genel prensiplerinde onurlu üyelikten bahseder. Şimdi, suçluların iletişimlerini kullanma kaygısını dile getiren yasa bir tarafta, diğer tarafta da Avrupa'nın yine kendi merkezlerinde bölücülerin ekranları üzerinden yayın yapan, âdeta terör örgütlerinin propagandasını yapan alanları da serbest bıraktığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Bununla da kalmıyor, bu kalmanın ötesinde Batı kendi dünyasında, kendi ilkelerinde ve inançlarında tanımlamış olduğu problemleri dünyanın problemi olarak göstermek istiyor. Onlar için 11 Eylül süreci bir dönüm noktası ve onlar için tehdit dün El Kaide, ondan sonra IŞİD vesaire, vesaire gibi kendi ürettikleri heyulaları tehdit unsuru olarak görüp onlara karşı bütün dünya ortak tedbir alsın diyor, bana entegre olmak isteyeler de bunun içerisindeyse eğer diyor.

Pekâlâ, bu PKK neyin tehdidi? Yani bu bizi tehdit eden PKK, terör örgütü değil mi? Şöyle bir baktım hazırlık yaparken, geçtiğimiz birkaç yıl içerisinde, Başbakanlığa bağlı Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı çeşitli ülkelerin ve uluslararası teşkilatların terör konusundaki mevzuatlarını yani kırmızı kitaplarını incelemiş.

Orada ne çıkmış değerli milletvekilleri, biliyor musunuz? Batı, kendisi için tehdit olarak sadece deminki saydığım örgütleri görmüş. PKK Batı için bir tehdit değil, hatta ve hatta birkaç gün önce yayınlanan raporlarında da neredeyse "PKK'yı terör örgütü listesinden çıkartın." diye öneride bulunuyor ve Türkiye'yi yerden yere vuruyor. Şimdi, Türkiye'nin yerden yere vurulduğu bir rapor ortada. Biz de burada, sabaha döndü, gün döndü artık, herkesin uykusu geldi, herkes yorgun, sinirler had safhada, Avrupa'ya vize sevdası mevzuatında kanun çıkartmaya çalışıyoruz. Bu bana çok ironik geliyor. Öncelikle, onurlu üyelik kapsamında Avrupa'nın onursuz tutumlarından vazgeçmesi hususunda daha anlamlı çıkışların yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Ne demek? Şimdi siz, PKK'lıların yaptığı yayın organlarını bu manada destekleyeceksiniz, dijital teknolojiyle örgüt mensupları sinema artisti gibi gösterilen propagandalara malzeme olacak, daha sonra da diyeceksiniz ki: "Tutukluları mahkeme yargılama sürecinde ekranlardan dijital olarak gösteriyoruz." Terörle mücadele bir konsept meselesidir aziz milletvekilleri, bu konuda Milliyetçi Hareket Partisinin önerilerinin dikkatle takip edilmesini arzu ediyoruz. Bu arzumuzun temelinde ise sadece bataklığı kurutmadan üzerindeki sineklerle mücadele edilerek bu işin bitmeyeceği gerçeğidir. İnterpol üzerinden, terör örgütü mensubu, kırmızı bültenle aranan kaç terörist başını alıp getirebiliyorsunuz bu memlekete veyahut da olduğu yerde gereğini yapıyorsunuz? Buradan başlayın işe diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)