Konu:MHP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:71
Tarih:12/04/2016


MHP Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekili arkadaşlarım; öncelikle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Bundan kısa bir süre önce basına da yansıdığı şekliyle birçok sayıda vatandaşımızın kişisel verilerinin bir şekilde sızmış olduğunu hepimiz büyük bir üzüntüyle öğrenmiş olduk. Tabii, kişisel veriler, kişinin öğrenilmesini, kişiyi belirlenebilir kılan verilerdir; ad, soyadı, imza, göz rengi, plaka numarası, banka hesabı gibi veriler. Malumunuz, bundan yaklaşık bir hafta, iki hafta önce de burada bu konudaki çok ciddi bir yasayı görüştük, hep birlikte yasalaştırdık, Kişisel Verilerin Korunması Yasası'nı görüştük ve gerçekten de bu manada Türkiye'de kişisel verilerimizin havada uçuştuğu bir dönemde bu verileri belli bir düzene, belli bir disipline alacak mahiyetteki bir yasayı hep birlikte Meclis Genel Kurulunda kabul ettik ve 7 nisan itibarıyla da yürürlüğe girdi. Öyle ümit ediyor ve bekliyoruz ki en azından bu yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte, bundan sonraki kişisel verilerin hoyratça kullanılamayacağının, sızdırılmasının mümkün olamayacağının, bunların ağır birtakım cezai yaptırımlara tabi tutulacağının öngörülmesiyle birlikte belli bir mesafe de katedeceğimizi düşünüyorum.

Tabii, bu yasayla beraber özellikle kişisel veri sorumlusunun kim olduğunu belirliyoruz. Kişisel Verileri Koruma Kurulunu oluşturduk, malumunuz. Hassas kişisel verilerin kaydıyla ilgili, kayda alınmasıyla, tutulmasıyla ilgili hususları bu yasaya dercetmiş olduk ve özellikle de elde edilen kişisel verilerin veri sorumlusu tarafından ne şekilde muhafaza edilmesi gerektiğine yönelik birtakım ayrıntılı düzenlemeleri getirdik ve birtakım sorumluluklar getirdik.

Değerli arkadaşlar, Yüksek Seçim Kurulundan yapılan açıklamada da gayet net bir şekilde anlaşılacağı üzere, Seçim Kurulu Başkanımız, bu verilerin, yaklaşık 49 milyon 600 bin civarındaki bu verilerin 2009 yerel seçimlerindeki seçmen kütüğüne ilişkin verilerle bire bir örtüştüğünü ifade etti. Dolayısıyla, bu veriler seçmen kütüğüne ilişkin bilgileri ihtiva ediyor, ad, soyadı, adres, kimlik numarası, anne baba adı, doğum tarihi gibi. Ancak, yine buna ilaveten yapmış olduğu açıklamasında, kendilerinin yapmış olduğu incelemeler neticesinde bu verilerin hiçbir şekilde kendi sistemlerinden sızmadığını açıkladı. Dolayısıyla, bu manada, Yüksek Seçim Kurulu -özellikle altını çizmek isterim ki- gerek adaletli tutumu gerekse görevindeki başarılı uygulamalarıyla cumhuriyet tarihimiz, özellikle çok partili seçimlerden sonra temayüz etmiş bir kurumdur. Her ne kadar her seçim döneminde, önce ve sonrasında birtakım yaftalamalar, birtakım ithamlar söz konusu olsa da bunların hiçbir şekilde gerçeklikle ilişkili olmadığı da gün yüzüne çıkmıştır bu süreçte.

Şimdi, tabii, burada 298 sayılı Kanun'un, Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun'un 47'nci maddesinde 2000 yılında bir değişiklik yapılıyor ve 2000 yılında yapılan bu değişiklikle beraber seçmen kütüklerinin, Yüksek Seçim Kurulu tarafından yetkilendirilmiş siyasi parti temsilcilerine, seçime katılma hakkı sahibi olan siyasi partilere verilebileceği öngörülüyor. Dolayısıyla, Yüksek Seçim Kurulu, bu verilerini, isteyen siyasi partilerle paylaşmak zorunda. Ve nitekim de 2007 yılından itibaren bu paylaşımlarını Yüksek Seçim Kurulu sürdürüyor.

Burada esas olan konu şu: Elbette bütün kişisel verilerimiz ama özelde Yüksek Seçim Kurulu tarafından paylaşılan veriler bakımından, gerçekten de günümüz teknolojik imkânlarının, hızlı iletişimin, siber saldırıların, bilgi teknolojilerinin geldiği aşamada, bunu kötü niyetli olarak kullanan kimseleri de nazara aldığımızda siyasi partilerin bu konu üzerinde daha hassas durmaları ve tutum sergilemeleri özellik arz ediyor.

TAHSİN TARHAN (Kocaeli) - Hiç laf atmadık bak, ona göre.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) - O nedenle burada aslında Bakanlığımız da doyurucu bir açıklamayı yapmıştır. Ben özellikle yapılan açıklamalar muvacehesinde şunları sizlerle paylaşmak istiyorum: Bir kere, bir siber saldırı olmadığını kesin tespit etmiştir, bir sızma olmadığını da. Bu, şu demek oluyor: "Birileri aldı, bunlara verdi." demek oluyor arkadaşlar.

İkinci olarak, bu vatandaşlarımızın kimlik bilgilerinin mahremiyetini sağlamak için bu verileri yayınlayan İnternet siteleri tespit edilmiş, bu yayınların yapılmaması için gerekli yasal çalışmalar da başlatılmıştır. Tespitlere göre bu veriler ilk olarak Romanya kaynaklı bir siteden yayınlanmaya başlanmıştır. Ulusal siber güvenlik çalışmalarımız kapsamında, ülkemiz, Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi marifetiyle kurulu uluslararası iş birliklerini devreye sokarak, Romanya'yla temasa da geçerek yayınlanmasının engellenmesi girişimlerini de başlatmıştır.

Bakanlık ve Siber Olaylara Müdahale Merkezi, YSK ve Nüfus İşleri Genel Müdürlüğüyle temasa geçip bu bilgilerin barındırıldığı bilgi teknolojileri ve bilgi sistemleri altyapılarını da incelemiş, bu yapıların olası saldırılara karşı daha güçlendirilmesiyle ilgili de çalışmalar başlatmıştır.

Değerli arkadaşlarım, sayın milletvekilleri; ortada bir vaka vardır. Kişisel verilerimiz, bir şekilde, kötü niyetli kimselerin eline geçmiştir. Ancak, bundan yaklaşık iki hafta önce çıkarılan bu Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'yla beraber en azından bu konuların disiplin altına alınacağını hepimiz birlikte öngördük. Elbette bu noktada, bu eylemde bulunan, kendisine suç isnat edilecek kişilerle ilgili cumhuriyet savcılığımız soruşturma başlatmıştır. Burada şunu söylemek istemiyoruz; şu parti ya da bu parti diye, bunu asla yapmayacağız.

Dolayısıyla, hepinizi bu duygularla selamlıyorum ve iyi çalışmalar diliyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)