Konu:MHP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:71
Tarih:12/04/2016


MHP Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ALİ İHSAN YAVUZ (Sakarya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Milliyetçi Hareket Partisi Meclis araştırması önergesi aleyhinde AK PARTİ Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Hemen sözlerimin başında ben de Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle bir kez daha Peygamber Efendimize (SAV) salat ve selam olsun diyorum ve Kutlu Doğum Haftası'nı tebrik ediyorum, kutluyorum.

Kutlu Doğum Haftası derken aklıma Medine Sözleşmesi geliyor. Ona da vurgu yaparak esas konuya geçmek istiyorum. Gerçekten, her ne kadar Batılılar Magna Carta'yı ilk yazılı anayasa olarak kabul etse bile, İslami kesim, ondan altı yüz yıl önce yazılı hâle getirilmiş Medine Sözleşmesi'nin ilk anayasa olduğundan, yazılı ilk anayasa olduğundan bahseder. Her türlü ırktan, renkten topluluklar bir araya getirilerek -o toplum içerisinde Yahudi var, Hristiyan var, putperest, müşrik Arap toplulukları var, ensar var, muhacir var- her renkten, her dinden, her dilden insan var ve bu insanlar bir araya getirilerek yapılan sözleşmenin adıdır. İşte, o vesikaya dayalı olarak da huzur içerisinde insanlar orada yaşamış ve Medine'yi bütün o topluluklar birlikte yabancı düşmanlara karşı korumuştur.

Bu vurgudan sonra ben esas konuya geçmek istiyorum. Milliyetçi Hareket Partisinin verdiği bu önergenin çok anlamlı olduğunu ben de düşünüyorum esasen, çok iyi niyetli de verilmiş, eyvallah ama ortada bir yasal mevzuat var ve birtakım gerçekler var. Ben bu gerçeklere ilişkin bazı hususları sizlere aktarmak istiyorum. Mesela, 298 sayılı Yasa'nın 47'nci maddesi bu konuda çok net bir hüküm ihtiva ediyor ve buna dayalı olarak da partiler bu listeleri alıyor, her parti alıyor. Birazdan genelgelere de atıfta bulunacağım. Bakınız, 298 sayılı Yasa'nın... Ki bu Yasa 1961'de çıkmış. Biz zaten hep bunu demiyor muyuz, diyoruz ki artık yasalar bize dar geliyor, bol geliyor, olmuyor, uymuyor, tutmuyor; gelin, hep birlikte bu yasaları değiştirelim. Elbette değiştiriyoruz da, birçok yasada değişiklik burada yapıldı ama birçok kez de gerçekten bu Meclis çalışmaları yavaşlasın, yasalar çok hızlı bir şekilde çıkmasın diye âdeta bir gayret sarf edildiğini de buradan birçok kez müşahede ettik. Bakınız, işte, o 1961'de çıkartılmış olan ve 2000 yılında da -ki 2000 yılında DSP, MHP, ANAP koalisyonu var- bir değişiklik yapılmış. Buna göre: "Seçmen kütükleri; seçimlere katılma yeterliliğini taşıyan siyasi parti merkezlerince yahut yetkilendirilmiş il veya ilçe başkanlarınca, talep edildiğinde; Yüksek Seçim Kurulu tarafından belirlenen gideri Maliye veznesine yatırılmak ve makbuzu ibraz edilmek kaydı ile, bir seçim döneminde iki defadan fazla olmamak üzere ilçe seçim kurulu başkanınca, bilgisayar ortamında veya liste düzeyinde imza mukabilinde, istek sahibine verilir." diyor. Bakınız, hemen elimin altında bir Yüksek Seçim Kurulu kararı var. Bu Yüksek Seçim Kurulu kararı 07/9/2015 tarihine ilişkin. Burada da bu kanunu biraz daha açıyor Yüksek Seçim Kurulu ve "Bu kanun maddesinde belirlenen kuralların açıklığa kavuşturulması ve kanun hükümlerinin uygulanmasında birlikteliğin sağlanması gerektiği sonucuna varılmıştır." diyerek hangi partilere seçmen listelerinin verileceğini liste olarak belirtmiş Yüksek Seçim Kurulu. 29 tane partiye veriliyor. 29 tane parti... Adalet ve Kalkınma Partisinden başlıyor, Anadolu Partisi, Bağımsız Türkiye Partisi, Büyük Birlik Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Demokrat Parti, Demokratik Gelişim Partisi, Halkların Demokratik Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, Toplumsal Uzlaşma Reform ve Kalkınma Partisi, Türkiye Komünist Partisi, Vatan Partisi de var ve böylece 29 tane parti seçime katılma hakkı elde ediyor ve Yüksek Seçim Kurulu da verdiği kararla diyor ki: "Bu 29 tane partinin tamamına genel merkezce istenmesi hâlinde veya partilerin genel merkezince yetki verilmesi şartıyla il ve ilçe başkanlıklarınca istenmesi hâlinde bu listeler verilir." Hem elektronik ortamda verilir hem de isterse fotokopi ettirilerek çıktı alınmak suretiyle de verilir. Eğer çıktı alınmak suretiyle verilecekse her bir seçmen için 6 kuruş ödenmek şartıyla bu, partilere verilir.

Şimdi -bu kadar çok çerçevesi geniş- 29 tane partiye bu seçmen listeleri verildiğinde artık bunun kontrolünün yapılması mümkün müdür? Elbette bu bir yasal haktır. Bu yasal hakka dayalı olarak bu madde burada olduğu sürece, bu kanun hükmü burada olduğu sürece bütün bu partilere bu listeleri vermek zorunda Yüksek Seçim Kurulu, verdiğinde de artık, onu takip etme şansınız kalmıyor. Bazı partiler -art niyetli olduğunu da söylemiyorum açıkçası- sitelerinde dahi bunu yayınladı, sonra kaldırdılar, anladılar bunun doğru olmayacağını. Böyle bir ortamdan ve böyle bir durumdan bahsediyoruz. İşte, bu sebeple, eğer bir şey yapılacaksa birtakım yasal değişikliklerle bu işin çözüleceğine inancımı dile getiriyor, Meclis araştırmasının aleyhinde olduğumu belirtiyor, bir kez daha yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)