Konu:Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu Tasarısı münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:64
Tarih:31/03/2016


Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

RUHİ ERSOY (Osmaniye) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şehit haberlerinin çokluğu kadar haberlerin sıradanlaşmış olduğu günler yaşıyoruz. Huzurunuzda, teröre 216 şehit vermiş, 20 Temmuzdan bu tarafa 16'ncı şehidini iki saat önce vermiş Osmaniye ilinin Milletvekili olarak sizlere hitap ediyorum.

Son olmasını umduğumuz Fatih Mehmet Ertuğrul kardeşimiz, hem bir Fatih'tir hem bir Muhammet'tir hem bir Ertuğrul'dur. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar) Bizim kültürümüzde Mehmet adının, Mahmut adının, Ahmet adının Hazreti Peygamberimize atfen konulduğunu biliriz. Adına saygı ve hürmet gereği, onun adının anlamını ifade ettiği için, Muhammed'i önce Mehemmet, sonra Mehmet olarak, daha sonra da "Peygamber ocağı" dedikleri asker ocağına "Mehmetçik" olarak armağan etmiş bir kültürün çocuklarıyız.

Elbette ki şehadet şerbetini içmek bir şereftir. Allah o şerefi nasip etsin diyoruz fakat bu terör olaylarına karşı zemin oluşturma ve gerekli önlemleri alamama konusunda ciddi anlamda tedbirlerin yerinde alınıp alınmadığı konusunda da kaygılar taşıyoruz. Toplumumuzun en gergin olduğu bugünlerde, millî birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz bugünlerde elbette ki bu hain saldırıya, hain tuzaklamalara karşı biz, can birliğiyle, kan birliğiyle, ruh birliğiyle, gönül birliğiyle beraber olacağız. Ama "Bütün bunların 10'uncu maddeyle ne ilişkisi var?" diyeceksiniz. Bununla ilgisi arkadaşlar, farklılıkların birlikteliğiyle ortak ahlakı ve ortak aklı temsil edebilecek kurumlar ancak toplumu bir araya getirebilir. Eğer toplumun kutuplaştırma ve gerilim noktasında siyaset alanını daraltır, oralarda hareket kabiliyetini kısıtlarsanız ve kısıtladığınız bu alanı da sadece sizin sunduğunuz gerçeklik üzerinde yol yürümeye doğru dayatırsanız bir adım sonra değerli arkadaşlar, kara biter, deniz başlar, ondan sonra "Yüzme bilenler devam etsin." dersiniz, yüzme bilmeyenleri geride bırakırsınız.

Ne demek istiyoruz? Siyasetin alanı daralıyor. İktidar partisi reel, yani gerçeklikten kopuk birtakım politik uygulamaları topluma ciddi anlamda kabul ettirmek için havuz medyası üzerinden algı yönetimleriyle, birtakım komplo teorisi haberlerle, maalesef tarihi de malzeme ettiği dizilerle hayali kurgular üretebiliyor. Ertuğrul Gazi hepimizindir, Fatih Mehmet Sultan Han hepimizindir, Mustafa Kemal hepimizindir ve biz Türkiye Cumhuriyeti gerçekliği üzerinde varız ve bunlar birbirlerinin tamamlayıcısı ve bunların mündemicidir. Bu hakikatle hareket etmek durumundayız. Tarihi, taraftarlıklar üzerinden kurtarma, toplumun genelin mal etmek gibi bir mecburiyetimiz var.

Burada önerilen kurulun içerisinde Parlamentoda siyasi partilerin temsilci vermemesi böyle bir eşitlik kurumunun ruhuna aykırıdır, bunu öncelikle ifade ediyoruz. Gerek kişisel verilerin güncellenmesi gerekse RTÜK gibi oluşturulan kurullarda nasıl ki Parlamento üye vermişse burada da Parlamentoda siyasi grubu bulunan partilerin üye teklif etmeleri kadar doğal bir durum olamaz. Lütfen, bu konuda Hükûmet, 10'uncu madde üzerinde birkaç gün önce uzlaşma zeminine doğru yaklaştığını gördüğümüz alana bu kanunu geçirmeden yeniden bir mola istesin ve bunun telafisi yoluna gitsin. Aksi takdirde bu kurul daha önce kuruldu biliyorsunuz ve geri döndü. Bu kurulun uluslararası akreditasyon gibi bir mecburiyeti var. Bu hatadan dönülmezse Meclisin yapmış olduğu bu kadar mesai israf olacaktır ve bunun tekrar geri gönderilmesi söz konusudur. Konuyla ilgili çok uzağa gitmeden Parlamentoda birazcık araştırma yaptığınızda ve bunun örneklerinin gelişmiş toplumlarda, bunu sunacağımız ülkelerde nasıl uygulandığına bakıldığında, bunun ruhuna uygun olan bu farklılıkların birlikteliğinden kaynaklanan yapıdır. Kendinizi, kendiniz olmayanmış gibi gösterip, aynı şekilde size ait olan birisini oraya göndererek sadece bir algı yönetimi yapabilirsiniz, lütfen yeniden meseleyi göz önünde bulundurarak bu konuda bir değerlendirme yapalım diyor, Genel Kurulu saygı ve sevgiyle selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)