Konu:Türkiye İnsan Hakları Ve Eşitlik Kurumu Kanunu Tasarısı Münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:64
Tarih:31/03/2016


Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ VELİ AĞBABA (Malatya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben de hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, bu kanunla ilgili, bu kurumun kurulmasıyla ilgili birçok eleştirimiz var ancak 8'inci maddeyle ilgili de önemli bir eleştiriyi Sayın Bakanın ve İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunun dikkatine sunmak istiyorum.

Madde 8'de, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, Başbakanlıkla ilişkili kurum olarak tanımlanıyor. Sayın Bakan, değerli Komisyon üyeleri; "ilişkili" kurum denildiğinde, ilgili kurum gereğince Başbakanlık mali ve idari yönden bu kurumu denetliyor anlamına geliyor. Bu denetim, kurumu idari ve mali olarak özerk olmaktan çıkarıyor ve kurumun ruhuyla, Paris İlkeleri'yle ve evrensel kabul gören tüm değerlerle çelişmektedir, bunu dikkatlerinize sunuyorum. Bu 8'inci madde bile, 8'inci maddede yazan bu ilişki bile bu kanuna, bu kurumun kurulmasıyla ilgili kanuna bizim karşı çıkmakta ne kadar haklı olduğumuzu gösteriyor. Bunu lütfen dikkatlerinize sunuyorum.

Değerli arkadaşlar, görüşülmekte olan kanun tasarısı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu Tasarısı. Şimdi, ismi bir yana, bakın "eşitlik, eşitlik kanunu" diyor. Dün kulaklarımla duydum Sayın Bakan dedi ki: "Bu kurumda 1 kadın olmasını arzu ediyorum." Bakın, "1 kadının olmasını arzu ediyorum," yani "1 kadın olacak." diyor. Geçmiş kurulda 9 üye var, sadece 1'i kadın, o kadın da olmayabilir diyor. Şimdi, eşitlik konusunda AKP'nin karnesini biliyoruz. Bakanlar Kurulunda 30'a yakın Bakanlar Kurulu üyesi var sadece 2'si kadın. Eğer eşitlik kanunu ise yüzde 50, yüzde 50 kadın-erkek eşitliğini lütfen sağlamanız gerekiyor. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, bu Türkiye'de en çok ezilen, en çok mağdur edilen, en çok tecavüze uğrayan, en çok öldürülen kesim kadınlar. Sizlere söylüyorum, eğer bu kurul bir eşitlik kurulu ise kadın-erkek eşitliğinin olması gerekiyor. Orada öldürülen, kadın; tecavüze uğrayan, kadın; dışlanan, kadın; üzerine kuma getirilen, kadın ama kadının kurulda hakkı yok, ismi yok, sadece geçtiğimiz dönemde 1 kadın var. (CHP sıralarından alkışlar)

FATMA BENLİ (İstanbul) - Veli Bey, 11 üyeden 2'si kadın, yanlış anlaşılma olmasın.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Yine, değerli arkadaşlar, bakın, bu kurulun işkence ve zalimane muameleyi önleme gibi bir görevi var, bu ayrımcılığın önlenmesiyle ilgili bir görevi var. Bu yasa da işkence ve kötü muameleye maruz kalanlar ve ayrımcılığa tabi tutulanlar için önemli ancak bu düzenlemede önleme göreviyle ilgili bir tanım yok, lütfen buna da dikkatle bakınız. İşkence ve kötü muamele, değerli arkadaşlar, en çok kapalı kurumlarda yaşanıyor. Cezaevlerinde, yurtlarda, yuvalarda yaşanıyor. Eğer bu kurumlarda kötü muamelenin boyutlarını anlamak istiyorsanız, bir karne görmek istiyorsanız, cezaevlerinde özellikle geçmiş dönemde CHP Cezaevi Komisyonunun hazırlamış olduğu raporlara bakarak cezaevlerinde hangi işkence, hangi kötü muamele, hangi tecavüz yaşanmış bunları görebilirsiniz ancak maalesef bunları önlemekle ilgili bir tanımlama yok bu maddede.

Değerli arkadaşlar, cezaevlerinde keyfiyet almış başını gidiyor. Mahkûmların televizyon izlemesinden okuyacağı gazeteye, okuyacağı kitaba kadar maalesef bir dayatmayla karşı karşıyayız.

Bakın, cezaevleriyle ilgili birçok sorun var, çeşitli şikâyetler var ancak çarpıcı olan bir ikisini sizlerle paylaşmak istiyorum. Bir gazetecinin yazdığı, CHP Cezaevi Komisyonunun dikkatle izleyerek takip ettiği ve ortaya çıkardığı ve hepimizi şiddetle yaralayan, AKP'li, CHP'li, MHP'li, HDP'li herkesi şiddetle yaralayan bir Pozantı Cezaevi gerçeği var. Pozantı Cezaevinde -bizim girişimlerimiz sonucunda kapatıldı o cezaevi- tecavüze göz yuman cezaevi müdürleri maalesef görevlerinden alınmadığı gibi yükseltildi. Orada cezalandırılan iki kişi var, birisi o haberi yapan Zeynep Kuriş, bir diğeri Mersin İnsan Hakları Derneği Başkanı. Zeynep Kuriş devletin mahremiyetini ortaya dökmekten terör örgütü nedeniyle bir yılın üzerinde cezaevinde yattı, biz de o insanı Karataş Cezaevinde ziyaret ettik. Bunları önleyecek bir yol, yöntem var mı? Asla yok.

Değerli arkadaşlar, bakın, bu kanunun yapısı önemli; sivil olması, muhalefetten olması, ilgili insanların olması gerektiğini söylüyoruz. Niye söylüyoruz? Bir daha Karaman'daki gibi çocuklarımıza tecavüz olmasın istiyoruz, bir daha Pozantı yaşanmasın istiyoruz.

ABDULLAH BAŞCI (İstanbul) - Kocaeli'deki, Kocaeli'deki...

VELİ AĞBABA (Devamla) - Eğer bu kurula sizin yandaşlarınızı atarsanız...

ABDULLAH BAŞCI (İstanbul) - Kocaeli'deki gibi!

VELİ AĞBABA (Devamla) - ...eşinizi, dostunuzu, akrabanızı atarsanız bu tecavüzler devam eder. Bakın, bu, Et ve Balık Kurumu değil, bu, Tütün Piyasası Kurulu değil; bu, İnsan Hakları Kurulu. Bu işi en az benim kadar, benden fazla bilen AKP'li milletvekilleri var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Ağbaba.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Elinizi vicdanınıza koyun, başta grup başkan vekiline sesleniyorum, eğer bu kurul dediğiniz gibi oluşursa bu tecavüzler, bu tacizler devam edecek. Şimdiki yaptığınız gibi bu kurumların ıslah edilmesi yönünde değil, bu kurumları aklamak için çalışacaksınız. Lütfen, bir kez daha bu kurulun yapısını gözden geçirin. (CHP sıralarından alkışlar)