Konu:Chp Grubu Önerisi Münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:62
Tarih:29/03/2016


CHP Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MÜSLÜM DOĞAN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sivas'tan gelen emekçilere ben de hoş geldiniz diyorum.

Sayın Başkan, değerli üyeler; öncelikle gönül gözüyle Hakk'a ve halka halk ozanlığı yapan Âşık Veysel'i saygıyla anıyorum. Hakk'a yürüyen ozanımıza devri daim olsun diyorum.

Sivas Milletvekilimiz Ali Akyıldız yoldaşımızın, arkadaşımızın bu Meclis araştırma önergesini oldukça önemli buluyoruz ve kendisini buradan saygıyla selamlıyorum. Çok önemli bir konu. Yıllarca, biliyorsunuz, Divriği demirleri maalesef ta Karabük'e, İskenderun'a götürüldü. 1987 yılında bir fabrika kurulmak zorunda kalındı. 300-350 milyon dolar civarındaki bir fabrika çalıştırılamadı ve yaklaşık olarak da özelleştirmeyle 9 milyon dolara verildi. 9 milyon doların üzerine 3 milyon daha fazla veren bir yatırımcıya bu verilmedi, sosyal bir proje olarak görüldü ama gelinen nokta maalesef tamamen bir yıkım oldu işçiler anlamında.

Şimdi, değerli milletvekilleri, hangi hukuki işlem olursa olsun, bir kamu kurumu özelleştirmeyle şahsa verilmiş olabilir, bir şirkete devredilmiş, bir tüzel kişiliğe devredilmiş olabilir ama bir illiyet bağı kurularak bu emekçilerin kamu emekçileri statüsüne alınmasında hiçbir engel yoktur. Ben hukukçu değilim, mühendisim ama bu insanların mağduriyeti kamu işçiliğine geçirilerek giderilebilir. Bunu da burada bu araştırma önergesinin en önemli maddesi olarak ortaya koyuyorum, bir illiyet bağı kurularak, 5018'le bile bağ kurulabilir burada.

Şimdi, değerli milletvekilleri, bu fabrikanın Sivas üzerindeki etkilerini kısaca anlatmak istiyorum.

Divriği çok önemli bir tarihî kent, belki de 3 bin yıllık bir kent. Mengücek devletine başkentlik yapmış, çok önemli tarihî...

VELİ AĞBABA (Malatya) - Arguvan'ın sırtında Divriği.

MÜSLÜM DOĞAN (Devamla) - Veli Bey'i uyarırsanız iyi olur, yoksa konuşmalarımı engelliyor bilerek.

Şimdi, Divriği o kadar önemli bir tarihî kent ki sayın milletvekilleri, biliyorsunuz, UNESCO'nun Dünya Miras Listesi'ne aldığı en önemli cami, Divriği Darüşşifasıyla ilgilidir. Dünyada ilk kez bir cami bu listeye alınmıştır. Hanlar, hamamlar, medreseler, kiliseler... Kiliseler zaten yok edilmiş durumda, tamamen tahrip edilmiştir. Bizim Erol Bey'i de bu konuda bir çalışma yapması için göreve davet ediyorum.

Divriği'de, bir de gerçekten o kadar önemli bir nüfus hareketi, demografik anlamda, ekonomik anlamda bir nüfus kaybı olmuş ki.

Arkadaşlar, 1966'da 30 bin olan nüfusu şimdi 12 binlerle ölçülüyor. Neden? Demir çelik fabrikası kapanıyor Sivas'ta, etkisizleştiriliyor, sanayi başka alanlara kaydırılıyor, bu kadar önemli kentte... İstanbul nüfusunun üçte 1'i Sivaslılardan oluşuyor, İstanbul'da en fazla nüfusa sahip olan Sivaslılar ve Ankara'da 150 bin Divriğili var, İstanbul'da 250 bin Divriğili var. Niçin göçmüşler? Bu insanların yaşam haklarıyla ilgili olarak çalışma hakkı yok.

Tarımsal araziler ise, 422.820 dekar olan arazilerin ancak yüzde 41'lik kısmı kullanılabiliyor, sulanabilir kısım ise bunun yüzde 12'si. Ali Bey daha iyi bilir ziraat mühendisi olduğu için. Niçin bu böyle? Sulama sistemleri kurulmuyor, tarımsal işletmelere önem verilmiyor ve göçe zorlanan bir toplum. Bu anlamda, bir an önce Divriği'ye gereken önemin verilmesi gerektiği konusunu -çok önemli bir toplumsal dokudur Divriği- Hükûmetin de dikkatine sunuyorum.

Değerli milletvekilleri, bir de sizin dikkatinize sunacağım bir husus daha var bu konuda. Yalnız, bu SİDEMİR'in -en önemli- emekçilerinin, buradaki çalışanlarının -bakın, illiyet bağı kurularak, Hükûmete burada sunuyorum- kamu işçisi statüsüne alınma ihtimalleri var, olasılığı var. Bence bunu Hükûmetin çok iyi değerlendirmesi lazım, emekçilerin de dikkatine sunuyorum.

Değerli milletvekilleri, son zamanlarda, Maraş'ın Pazarcık ilçesinde Alevi köylülerinin yoğun yaşadığı bir yere, merasının olduğu bir yere, 360 dönümlük bir yere Suriyeli mültecilerin yerleştirilmesi meselesi var, karar verilmiş. Bakın, bu çok yanlış bir karar, bundan vazgeçilmesi gerekiyor. Niçin Alevilerin yoğun olduğu bir yere götürüyorsunuz? Bu mültecilere de yazık. Ben onlara üzülüyorum ve onların da insani haklarının korunmasından yana olan bir insanım ama inanç dokusu...

NURSEL REYHANLIOĞLU (Kahramanmaraş) - Yer müsait olduğu için götürüyor.

MÜSLÜM DOĞAN (Devamla) - Tamam Sayın Vekilim.

İnanç dokusu itibarıyla, bakın, bu dokunun içerisinde, bu yapının içerisinde DAİŞ çetelerinin örgütlenme olasılığı var. Özellikle Alevi katliamı yapan bu DAİŞ çetelerince bu bölgede böyle bir şey yapılacağı hususu egemen olmuş, oradaki insanlar büyük bir tedirginlik yaşıyor.

Bakın, oradaki köylülerin söylediği şeyi size aynen aktarayım. "Elbette mazlumlara karşı değiliz ancak amaç başka." diyor burada. Aleviler kısaca şunu söylüyor: "Burası mera alanımız, hayvanlarımızı otlatıyoruz. Başka yer mi kalmadı? Zaten geçmişte yaşadığımız bir katliam deneyimi var. Demografik yapıyı bozmak istiyorlar. Bölgede cihatçılar cirit atıyor. Kampa kimleri yerleştirecekler? Acaba demografik yapıyı cihatçıları üzerimize salarak mı bozacaklar?" Bu sorulara cevap vermeliyiz. Ben inanıyorum yani elbette bunlar bir yerlere yerleştirilecek, muhakkak ki bir coğrafyaya yerleştirilecek ama Alevi coğrafyasının seçilmesini doğru bulmuyorum; böyle bir hassasiyeti, böyle bir kaygıyı, kuşkuyu da gidermek lazım, hatta bence o çalışmayı da acilen durdurmak lazım.

Değerli milletvekilleri, başka bir konu da yine, İzmir'de demokratik haklarını kullanan kamu emekçilerine ilişkin. Bakın, İzmir Kuzey Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliğine bağlı Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ortopedi ve travmatoloji uzmanı olarak görev yapan Doktor Fatih Sürenkök hakkında, 15/12/2015 günü saat 19.00 sıralarında Diyarbakır'ın Sur ilçesindeki sokağa çıkma yasağını protesto ettiği gerekçesiyle disiplin soruşturması yapılıyor. Yine, SES İşyeri Temsilcisi Mahmut Bakay bu anlamda yine, bir basın açıklamasına katıldı diye arkadaşlarımız işten el çektiriliyor. Şimdi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre bir soruşturma gerçekleştirilecekse önce, işte, soruşturma evrakları hazırlanır -siz de biliyorsunuz- disipline sevk edilir, disiplin kararı alınır. Disiplin kararı mahkemeye açık olmak üzere şahsa sunulur. Bunların hiçbir prosedürü yerine getirilmeyerek arkadaşlarımız işten el çektiriliyor; bu doğru bir şey değil.

Bakın, bir hekim bir basın açıklamasına katılabilir, demokratik bir hak talebinde bulunabilir. Biz her demokratik talepte bulunanı, her demokratik zeminde ortaya çıkıp bir şeyler söyleyeni görevden alırsak bu ülkeyi nasıl yönetiriz sayın milletvekilleri? Bu konuda duyarlılığınızı ortaya koymanız gerekir. İş güvenliği anlamında, yani, insanlar gerçekten büyük tedirginlik yaşıyorlar. Demokratik haklarını kullanamıyorlar. Bu anlamda da Hükûmetin bu konuda duyarlılığının artmasını istiyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (HDP sıralarından alkışlar)