Konu:HDP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:62
Tarih:29/03/2016


HDP Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Halkların Demokratik Partisinin cezaevlerinde bulunan hükümlü ve tutukluların keyfî olarak, gerekçe gösterilmeksizin, rızalarının hilafına nakillerinin yapıldığı iddiasıyla vermiş olduğu grup önerisi aleyhinde söz aldım. Bu vesileyle Genel Kurulu saygıyla selamlarım.

Sayın milletvekilleri, bizim, AK PARTİ olarak temel felsefemiz insan odaklı, insan merkezlidir. Bizim için, insan eşrefimahlukattır ve önce gelir. Bu nedenle, biz bütün uygulamalarımızda ırk, dil, din, genç, yaşlı, kadın, erkek, özgür, mahkûm, suçlu, suçsuz ayrımı gözetmeksizin merkeze insanı koyar, insanı yüceltmenin esas olduğunu kabul ederiz.

Yine bize göre, insan suçlu olabilir ama ondan önce insandır ve insanca muameleyi hak eder. İnsanın insan olmasından kaynaklanan hakkı kutsaldır ve saygı duyulması gerekir. Bugün, her ne sebeple olursa olsun, hükümlü veya tutuklu olarak özgürlüklerinden yoksun olarak cezaevinde bulunan her kimse insanca muameleyi hak eder, cezaevinde bulunduğu zaman zarfında bir yandan cezasını çekerken diğer yandan rehabilite edilir, sosyal yaşamdan tamamen koparılmaz ve süre içerisinde kişisel gelişimini temin bakımından her türlü hizmete layıktır. Onlar bu devlete birer emanettir.

Ancak, hâl böyleyken cezaevinde diğer mahkûm ya da tutuklularla birlikte bulunmanın, cezaevlerinde asayiş ve düzenin sağlanması bakımından da bu kimselerin birtakım sorumluluklarının bulunacağı muhakkaktır. İşte, cezaevlerini kendi kurallarının geçerli olacağı bir yer hâline getirmek üzere kanun ve nizam tanımayan, bir başka hükümlü ya da tutukluya buraları yaşanmaz kılan kimseler karşısında da devletin otoritesini tesis etmek, diğer tutuklu ya da mahkûmların sağlık ve güvenliğinin sağlanması bakımından çok önemlidir. Kısacası sayın milletvekili arkadaşlarım, dışarıda toplumu terörize edip Türkiye'nin bir bölgesini orada yaşayanlara zindan edenlere karşı devlet nasıl gerekli tedbirleri almaktan imtina etmiyorsa hiç şüphesiz, aynı devlet bu zihniyetin cezaevlerindeki uzantılarına karşı da gereken tedbirleri almaktan imtina etmeyecektir.

Sayın milletvekilleri, cezaevlerinde bulunan hükümlü ve tutukluların hangi kriterlerle nakil ve yer değiştireceklerine gelince: Hükümlü ve tutukluların hücreye koyma cezası gerektiren eylemlerde bulunması durumunda bu kimseler hakkında öncelikle disiplin işlemleri uygulanacak, cezaevi idaresinin talebi üzerine Bakanlıkça başka kurumlara nakilleri yapılabilecektir.

Yine, ceza infaz kurumlarının kapsama gücünün aşılması, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle de nakiller yapılabilecektir. Hastalık nedeniyle üniversiteye veya devlet hastanesine sevki zorunlu görülen ancak bulunduğu yerde bu imkânların yetersiz kaldığı durumlarda hükümlü ve tutukluların başka kurumlara hastalık nedeniyle nakilleri yapılabilmektedir. Hastaneye sevki zorunlu görülen hükümlü, bulunduğu yere en yakın tam teşekkülü devlet veya üniversite hastanesinin hükümlü koğuşuna yatırılabilmektedir.

Sayın milletvekilleri, görüldüğü üzere, hükümlü ya da tutukluların nakillerinin ne şekilde gerçekleşeceği mevzuatla tespit edilmiş olup bunların dışında, iddia edildiği gibi nakillerin keyfîlikle yapıldığı mevzubahis değildir.

Sayın milletvekilleri, 2015 ve 2016 yılında gerçekleşen nakillerle ilgili olarak sizlerle bazı rakamları paylaşmak istiyorum. Şu anda cezaevlerinde toplam 187 bin civarında hükümlü ve tutuklu bulunmaktadır. Bu hükümlü ve tutukluların 9.104 kişisi terör suçlarından hükümlü ve tutukludur. Bu sayı, belirli bir terör örgütüne ilişkin olmayıp tüm bir terör skalasındaki örgütlere mensup teröristlerden oluşmaktadır. 2015 yılında 11.151 hükümlünün zorunlu nedenlerle nakilleri gerçekleştirilmiştir. Disiplin nedeniyle 559, hastalık nedeniyle 901, isteğe bağlı olarak da 15.431 hükümlü ve tutuklunun nakilleri gerçekleştirilmiştir. 2016 yılına gelince, zorunlu nedenlerle 5.124 hükümlü ve tutuklu nakli gerçekleştirilmiş; disiplin nedeniyle 212, hastalık nedeniyle 263, isteğe bağlı olarak da 3.836 hükümlü ve tutuklunun nakilleri gerçekleştirilmiştir.

Sayın milletvekilleri, tutuklu ve hükümlülerin sevki, genel olarak güvenlik ve cezaevlerindeki yığılmayı önlemek amacıyla dengeli bir dağılımı sağlamak için yapılmaktadır. Disiplin nakilleri, güvenliği sağlamak ve firarı önlemek için haber verilmeden yapılmaktadır. Öte yandan, hükümlü ve tutuklular, her sevk öncesi sağlık kontrollerinden geçirilmekte ve rapor alınmaktadır. Yani, iddia edildiği gibi tutuklu ve hükümlülerin sevk sırasında darbedildiği, kötü muameleye maruz kaldığı iddiası delilden yoksundur. Kaldı ki bu iddiayı ileri sürenlerin böyle bir belgeyi buraya sunmaları gerekmez miydi? Neden sunmadılar? Çünkü yok da onun için sunamadılar.

DİRAYET TAŞDEMİR (Ağrı) - Nasıl bir belge sunacağız?

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) - Burada aslında amaç, tutuklu ve hükümlüleri düşünmek ya da onların sağlık ve selameti açısından bir kaygıyı ortaya koymak değil. Aslında amaç, bunun üzerinden tutukluların aileleri, tutuklular ve hükümlüler veyahut da bir başka sebeple bir istismar zemini, bir istismar alanı oluşturarak belki de gene, kafalarında tahayyül ettikleri o istismar alanını kullanmaya çalışmaktır değerli arkadaşlarım.

Şimdi, HDP'nin 2014-2015 yılları arasındaki sevk sayısındaki artışı da keyfîliğe bağladığını görüyoruz grup önerisinde. Bu da doğru değil. Neden doğru değil? Bir kere, değerli arkadaşlar, her iki yıl arasındaki artış mevcudu 20 bin civarında. E, şimdi, bir taraftan buraya çıkacak, cezaevlerinde kalan hükümlü ve tutukluların birbirleriyle üst üste, hiçbir yaşam alanı kalmaksızın zor koşullar altında kaldığını ileri sürerek bizleri tenkit edeceksiniz, diğer taraftan dengeli bir dağılımı sağlamak bakımından yapmış olduğumuz nakilleri ve sevkleri de burada grup önerisine konu yapacaksınız. Bu, kesinlikle bir çelişkiye temas ediyor, bir paradokstan ibaret.

Değerli arkadaşlarım, ben, bu grup önerisinin gerçeklerden ari, gerçeklerin ters yüz edilerek verilmiş olduğunu düşünüyorum ve şu anda cezaevlerindeki durumun ne olduğu herkesin malumu. Biraz evvel arkadaşımın da ifade ettiği gibi, zaten cezaevlerimiz uluslararası kurum ve kuruluşların gözetimine açık. Meclisimizin komisyonları, yine cezaevi gözetleme komisyonları -bunlar kurulu- periyodik olarak buralara ziyaretlerini yapıyor, varsa aksaklıklar Bakanlık nezdinde girişimde bulunuyor, Bakanlık bunlarla ilgili eksiklikleri giderme noktasında da her türlü faaliyetini icra ediyor.

Bu duygu ve düşüncelerle grup önerisine karşı olduğumuzu, aleyhte olduğumuzu ifade ediyor, Genel Kurulu da saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)