Konu:Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısı münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:61
Tarih:24/03/2016


Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

RUHİ ERSOY (Osmaniye) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Kişisel verilerin güvenliğiyle alakalı, uyum yasaları kapsamında birtakım çalışmalar yapıyoruz. Fakat, biz, Türk milleti olarak gelişme ve değişmeye, özellikle de modernitenin ürünlerini gündelik hayatımızda kullanmaya o kadar çok mahiriz ki her türlü teknolojinin üretimi noktasında, kafa yorma noktasında, AR-GE noktasında olmasak da tüketimi konusunda, gündelik hayatımıza aktarma konusunda çok mahiriz. Bunlardan birincisi, cep telefonu kullanmanın sayısal çokluğu, hemen arkasından da İnternet dünyasında sosyal medyaya erişim. 40 milyonun üzerinde Facebook'un Türkiye'de üyesi var. Sözüm ona, yer yer başa bela olan Twitter'nda -kullanıcıları Facebook kadar fazla olmasa- da yine hatırlı bir takipçisi var. Bunlar bir noktada güzel fakat teknolojinin, sosyal değişmeyle beraber, toplumsal dönüşümü olan bilgiye erişme, bilginin kullanımı ve şeffaflığıyla ilgili belli filtrelerin kullanılmamasıyla alakalı ciddi bir problemle de karşı karşıyayız. İnanıyorum ki bugün Parlamentonun ortak bir önergeyle kabul etmiş olduğu istismar ve taciz konuları, haya, edep konuları dâhil, bununla doğrudan ilgilidir. Bu konuda, yediden yetmişe, sosyal medyaya erişim konusunda çocuklarımızın tamamının elinde bulunan ve bulunmasına gayret edilen, hatta asgari ücretli bir taşeron işçisinin en üst düzeyde bir markaya erişme kaygısındaki tüketim çılgınlığını da burada vurgulamamız gerekiyor.

Taşeron işçisi demişken burada iki tane taşeron problemi var. Aziz milletvekilleri, bizim Meclis grubundaki tüm milletvekili arkadaşları iki üç gündür, salı günkü Başbakanın konuşmasından bu tarafa, günlük 15-20 arkadaş arıyor "Bu taşeronlarla ilgili konu nerede, nasıl olacak?" diye. Bu konuda Sayın Maliye Bakanı ile Sayın Başbakanın açıklamaları birbiriyle uyumlu değil. Mesela, orman işçileri, şeker fabrikasındaki geçici işçiler, özel güvenlikler, temizlik işçileri, Millî Eğitimdeki usta öğreticiler, termik santrallerdeki geçici veya taşeron işçiler olarak sıralayabileceğimiz pek çok insan zannediyor ki kamu statüsünde devlet memuru olduk, büyük bir heyecan yaşıyorlar. Bu insanlara büyük bir umut yaşatıp arkasından bir boşluk çıkacaksa bu bir sıkıntı doğurur kanaatindeyiz. Lütfen, bu konuda derhâl Hükûmetin hangi konularda kimler nasıl faydalanacak diye netlik kazandırması ve bu konuda da gereğini yapması lazım. Fakat bu, üç yıllık sözleşmeyle, acaba 2019'da -eğer daha önce olmazsa- seçimlerde yeni bir vaadin de zemini ve istismar alanı mı olacak? Çünkü, biz 7 Haziran ile 1 Kasım arasında, İş ve İşçi Bulma Kurumu üzerinden bölgedeki istismar alanlarını ve birkaç ay içerisinde, Adalet ve Kalkınma Partisi teşkilatlarından verilen isimler nasıl geçici statüde değerlendirildi, bunu çok yakın seyrettik. Bir de bu konuyu, ciddi anlamda, siyasette insanların ekmeğiyle ve istikbali ile "Bana oy ver." arasındaki uygulamayı artık, inşallah Türkiye bir gün kapatır.

İkinci bir taşeronluk problemi var: Beni ilgilendiren tarafı, genel siyaseti ilgilendiren tarafı elbette ki 17-25'e kadar gidiyor. Bu Rıza'nın, Zarrab'ın problemi ama Rıza, düne kadar bir yolsuzluğun, haksızlığın, hukuksuzluğun ifadesi olurken acaba bugün bir millî güvenliğin bir problemi mi? Ciddi anlamda bununla da alakalı toplumda soru işaretleri var. Bu soru işaretlerini bir an önce siyasi iradenin kaldırması lazım. Rıza acaba Amerika'yla anlaştı da birtakım bilgi ve belgeleri oraya götürerek Türkiye Cumhuriyeti devletini tehdit mi edecekler?

İZZET ULVİ YÖNTER (İstanbul) - Hangi Rıza?

RUHİ ERSOY (Devamla) - Bu tehdit karşısında topal ördek konumuna düşecek olan irade acaba yeni tavizler mi verecek? Büyük Orta Doğu sürecinin askıya alınmış bölümlerini faaliyete geçirmenin pazarlık zeminleri mi oluşturulacak? Bununla ilgili ciddi sorular var. Bu, bir taraftan bakarsan yeniden kahraman olmanın hikâyesi. Acaba bu görüntünün arka planında yeni pazarlıkların zemini mi... Bunlar, koca koca sorular. Taşeronluk yapan Rıza konusunun, bir an önce, millî güvenlik sorunu olup olmadığı konusunda açıklama yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu konuda iki hususu dile getirdik.

Bir an önce de terörün kökünün kazınması konusunda, şehit haberlerinin gelmediği günlerin olması konusunda da temennimiz sonsuzdur, desteğimiz Allah'ın izniyle sonsuzdur. Bugün sayısı 5 olan şehitlerimizin huzurunda saygıyla eğiliyor, hepsine Allah'tan rahmet diliyorum.

Millî maçta Türkiye'ye başarılar diler, Genel Kurulu sevgi ve saygılarla selamlarım. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)