Konu:Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısı münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:61
Tarih:24/03/2016


Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; evet, kişisel veriler üzerinde, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısı'yla ilgili konuşuyoruz. Aslında, şöyle bir soruyla başlamak lazım: Hangi verimiz aslında sizin elinizde değil? Hangi bilgimizi korumuyorsunuz, koruyorsunuz? Bu merak konusu çünkü bizim her alanda bütün verilerimiz sizlerin elinde, istediğiniz yerde kullanıyorsunuz, istediğiniz yerde kullanmıyorsunuz ne yazık ki bu. Şöyle bir bakın, 81 vali var bu memlekette, 81 valinin içerisinde bir şöyle kimliğine bakın -hani koymuşsunuz ya oraya- mezhebi, dinî, inancı, kimliği, kişiliği, bir bakın bakayım, o 81 vali kimlerden oluşuyor? Hani ayrım yok, demokrasi, özgürlük vesaire diyorsunuz ya, neresinde var? Bir bakın, bizim hangi verimiz sizin elinizde yok? Nerede, ne zaman, nasıl kullanacağınız konusunda istediğiniz gibi, her türlü tasarruf elinizde ama biz şunu biliyoruz: Korumamak için, hatta üzerimizde daha vahim sonuçlar doğuracak olaylar yaratmak için bunu istiyorsunuz, biz bunun farkındayız. Sözüm ona adı da Avrupa Birliğine uyum. Ya, Avrupa Birliğine uyumsa getirin Avrupa Birliğiyle uyumlu olan o yapıyı, önce onu bir inceleyelim, ona uyumlu bir hâle getirin, birlikte görelim bunu.

Buradan, hani bir yol yürüyelim, şöyle bir Amerika'ya gidelim, orada hakikaten bir şeye bakalım; Rıza Zarrab'a bakalım, Rıza Zarrab ne ifade ediyor bu ülke için, bu memleket için ona bakalım. Biraz rahatsız edici bir şey, biraz utanç duymamız gereken bir şey, tam da bu Mecliste utanç duyulacak bir şeyle karşılaşıyoruz. Amerika'nın yolsuzluk, kara para aklama, suistimal meselesi üzerinden yetmiş beş yıl ceza vermek için tutukladığı bir adam, ortağı İran tarafından idam cezasına çarptırılmış bir adam. Biz ne yapmışız bunu? Hayırsever, bu ülkenin bütçe açığını kapatması için ödüllendirdiğimiz bir adam. Ortakları kim ya da birlikte adı çıkanlar kim? Bu memleketin daha önceki ne yazık ki bakanları. Kim aklamış bunları? Hani, AKP adı altında "ak" kelimesinin kendini rücu bulduğu bir anlamdan bahsetmek istiyorum. Evet, Rıza Zarrab'ı sizler, bu ülkenin yargısıyla, bu ülkenin Meclisiyle, bu ülkenin adaletiyle hiç ellemediniz çünkü bizim için muteber bir adamdı. Ama hani bir saat hediye etmişti, hani birlikte adı çıkmıştı, 3 bakanımızla ilgili bu Mecliste araştırma komisyonu kurulmuştu. Araştırma komisyonunda sizle yani AK PARTİ'liler, "Ak" kelimesinin rücu bulduğu şekliyle tertemiz akladınız, pakladınız.

NURETTİN YAŞAR (Malatya) - Ne bulduğu? O kullanım yanlış. "Rücu bulduğu" kullanımı yanlış.

ORHAN SARIBAL (Devamla) - Yine, değerli milletvekilleri, çok net, bunun ortağı "81 milyon dolar para transfer ettim." diyor; çok açık, net bir şekilde bunu bizlerle paylaşıyor, ortaya koyuyor. Peki biz ne yaptık? Ne yaptık birkaç gündür, bu kişisel verilerin saklanmasıyla ilgili? Dün gece şöyle bir şey yaptık; gecenin ilerleyen saatlerinde, hiç de sunduğunuz metinde olmayan bir şey yaptık: "Kişisel veriler, uluslararası sözleşme hükümleri saklı kalmak üzere, Türkiye'nin veya ilgili kişinin menfaatlerinin ciddi şekilde zarar göreceği durumlarda, ilgili kamu kurum ve kuruluşunun görüşü alınarak, kurulun izniyle yurt dışına aktarılabilir." diye bir engel koyduk. Evet, kendi ülkemizde kişilerin bireysel özgürlüklerini kısıtlayacak şekilde, onların görüşlerine başvurmadan her türlü bilgiyi saklama ve aktarmayı öngörüyoruz ama ne yazık ki dışarıya karşı bunu öngörmüyoruz. Hani ironidir, Zarrab'la bir ilgisi var mıdır yok mudur bilmem, hani bakan bunu belki daha iyi bilir ama bildiğimiz şudur, yaptığımız iş aynen şudur: Evet, biraz vicdan muhasebesi yapmamız lazım burada, vicdan muhasebesi yapmamız lazım. Bu ülkede kan revan, gözyaşı gidiyor.

Buradan MHP'li arkadaşlara da bir şey söylemek isterim: Dün gece, Hacettepe Hastanesi acilinde yaralılara dışarıdan 150-200 kişilik bir ekip tekbir sesleriyle saldırıyor, hem yaralıya hem doktora hem de oradaki sivil vatandaşlara.

Ve son söz: Evet, bu Meclisin yapması gereken bir şey var; ahlaki ve etik olarak bir karar ve anlayış yürütmek zorunda. Hani, bir kereyle bir şey olmaz anlayışı üzerinden yine söylemek isterim: Evet, Belçika'nın İçişleri Bakanı ile Adalet Bakanı -bir kere de olsa çok şey ifade eder- istifa etti. Evet, bu Mecliste etik anlamda bir doğruya ihtiyaç var.

Hepinize teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)