Konu:Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısı Münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:61
Tarih:24/03/2016


Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MÜSLÜM DOĞAN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 117 sıra sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısı'nın 28'inci maddesiyle ilgili partimiz adına verilen önerge üzerine söz almış bulunmaktayım.

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısı, özel yaşama yönelik yoğun hak ihlalleri ile fişleme geleneğinin sona erdirilmesi bir yana, Hükûmetin reform olarak sunduğu, gerçekte her biri temel hak ve özgürlüklere yönelik yeni kısıtlamalar ve sınırlamalar getiren ve hukuk devletini temelinden sarsan yasal düzenlemeler içermektedir.

Bu kanun tasarısı, toplumsal yaşamın tüm alanlarını kuşatıp bireyin tüm kişisel verilerini kayıt altına almakta ve mahremiyetini gerekli gördüğü anda alenileştirerek ortadan kaldırmaktadır.

28'inci madde ise kamuya hemen her türlü amaç için son derece geniş bir kişisel veri işleme yetkisi vermektedir. 28'inci madde, kontrolü mümkün olmayan, kanunun korumayı amaçladığı temel hak ve özgürlükleri anlamsızlaştıracak nitelikte, fişleme de dâhil olmak üzere her türlü amaç için kullanılabilecek çok geniş muafiyetler içermektedir.

Söz konusu maddede, diğer maddelerdeki hakkın özünü ortadan kaldıran geniş istisnalara ek olarak, tasarının önceki kısımlarında tanır göründüğü bütün haklar âdeta genel bir istisna parantezine alınarak bu kez kategorik biçimde iptal edilmektedir. Düzenleme sayesinde tasarı çerçevesinde getirilen kuralların hiçbiri esas olarak kamu kurum ve kuruluşlarına uygulanmayacak olup istisnai olarak uygulanacak bir hâl almıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hukuki düzenlemelerde istisna esas hükme aykırı durumlar olduğu için, mümkün oldukça somut bir biçimde esas hükmün anlamı bozulmayacak içerikte olmalıdır. Aksi takdirde, esasen korunmak istenen menfaatin istisna karşısında bir anlam ifade etmesi beklenemez.

Tasarı, bireyi korumak için özel sektöre kısıtlamalar getirmekte, oysa aynı dengeyi birey-devlet arası ilişkide gözetmeksizin, -Anayasa'nın 20'nci maddesinin üçüncü fıkrasında kişisel verilerin korunması temel bir insan hakkı olarak düzenlenmiş olmasına rağmen- devlet kuruluşlarının bu kısıtlamalardan muaf olmasına sebebiyet verebilecek istisnaları öngörmektedir. Kamu kurumları bireylerin kişisel verilerinin en çok kullanıldığı yerlerdir, biliyorsunuz. Yer verilen geniş istisnalar kamu kurumlarının kişisel veri işlemesine zemin hazırlamakta ve bu durum bireylerin kişisel verileri için gereğinden fazla risk yaratmaktadır. Alt komisyonda kabul edilen (1/541) esas numaralı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısı'nın bu şekilde yasalaşmasına karşı olduğumuzu tekrardan belirtmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, sayın Hükûmet üyeleri de buradayken iki konuya da işaret etmek istiyorum. İzmir ili Kınık ilçesinde Yayakent Köprüsü yoğun yağış nedeniyle yıkılmak üzere olup köprüyle ilgili olarak Kınık ile diğer ilçeler arasındaki bağlar kopmuş durumdadır. İzmir Büyükşehir Belediyesi bu başvuru durumunda "Bizim ilgi alanımız dışında." Diyor; Kınık belediyesi ise yine "Bizim yapacağımız bir şey yok." demektedir. Bu durum tamamen Ulaştırma Bakanlığının yapması gereken bir husus diye de sayın Hükûmet yetkililerine buradan bildiriyorum.

Ayrıca, yine, Sivas Divriği arasında yer alan Çetinkaya beldesi diye bir belde var. Sivas-Kars demir yolunu bilenler varsa, burada bir hemzemin geçit var ve demir yolunun faaliyete geçtiği yıldan beri 37 insan can vermiş burada. Bu 37 insan can vermesine rağmen, bir alt ve üst geçit yapılamamış ve hâlâ da bu insanlar çok büyük bir tedirginlik yaşamakta, kent merkezlerine girerken sorun yaşamaktadır. Bunu da yine Hükûmete sunuyorum efendim.

Ayrıca, değerli milletvekilleri, bir husus daha var. Sivas'ın Divriği ilçesinde muhtarlar kaymakamlığa çağırılıyor. Çağrıldıklarında, kaymakama gittiklerinde muhtarlara köylerle ilgili şu bilgiler soruluyor: "Sizin köy Alevi mi, sizin köy Kürt köyü mü?" Ben muhtarlarla görüşme yaptım. Bunun nedenini gerçekten Hükûmet biliyorsa burada açıklaması gerekir. Muhtarları niye çağırıyorsunuz? Muhtarlara neden bir köyün Alevi veya işte Kürt olduğunu soruyorsunuz? Bu, kabul edilecek bir durum mudur değerli milletvekilleri? Bunu hangi amaçla soruyorsunuz? Hükûmetin bunu açıklığa kavuşturması lazım. Burada bir kötü niyet yok.

MEHMET HABİB SOLUK (Sivas) - Böyle bir şey hayatta olamaz, mümkün değil!

MÜSLÜM DOĞAN (Devamla) - Beyefendi, bağırmayın öyle. Gelin, burada konuşursunuz, cevap verirsiniz; öyle yok. Bunun nedenini ortaya çıkartacağız. Bu ülkede kardeşçe, barış içerisinde yaşamanın koşullarını oluşturmak için burada konuşuyoruz. Arkadan öyle bağırarak bir şey yaptığınızı sanmayın.

MEHMET HABİB SOLUK (Sivas) - Yalan söylüyorsun!

MÜSLÜM DOĞAN (Devamla) - Bu anlamda da Sayın Hükûmetin kaymakamlıkla ilişki kurarak bu durumun ortaya çıkarılmasını bekliyorum.

Saygılar sunuyorum efendim. (HDP sıralarından alkışlar)