Konu:Chp Grubu Önerisi Münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:59
Tarih:22/03/2016


CHP Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ RAVZA KAVAKCI KAN (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, kıymetli milletvekilleri; on üç günlük yoğun bir bütçe görüşmeleri sürecini yaşadık -akabinde de Genel Kurul çalışmalarına bir süre ara verildi- o süreçte de gece gündüz hep beraber çalıştık, destek veren bütün saygıdeğer milletvekillerine teşekkürlerimi arz ediyorum.

Tabii, Genel Kurulun çalışma saatleriyle alakalı, İç Tüzük'ün 54'üncü maddesi şöyle söylüyor: "Resmî tatile rastlamadığı takdirde Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu, Salı, Çarşamba, Perşembe günleri saat 15.00'ten 19.00'a kadar toplanır. Danışma Kurulunun teklifi üzerine Genel Kurul, toplantı hafta, gün ve saatlerini değiştirebileceği gibi, diğer günlerde de toplantı yapılmasına karar verebilir." Biz burada, Genel Kurulda, malum, başından beri, birçok durumda, çalışmalar bitene kadar çalışmayı devam ettirmek için, Genel Kurul çalışmalarının sürmesi için öneriler verdik, kabul edildi bu şekilde. Ben de Dışişleri Komisyonu üyesiyim. Birçok gece, sabah 05.45'e kadar, uluslararası sözleşmeleri, Meclis Genel Kuruluna göndermiş olduğumuz sözleşmeleri buradan geçirmek için çalışma yaptık. Bazı zamanlar Komisyonu temsilen bu sıralarda oturduk, bazı zamanlar bu sıralarda oturduk. Ne zorluklar yaşadık, hep beraber biliyoruz. Ancak, bunu neden yaptık? Çünkü halkımız hizmet bekliyor. Dışişleri Komisyonundan özellikle önceki dönemlerden gelmiş olan, 24'üncü Dönemde kadük olmuş olan birçok uluslararası anlaşmayı geçirmemiz gerekiyordu, hâlâ geçirmemiz gerekiyor ki bu uluslararası anlaşmalar ülkemizin menfaatine bir an önce yürürlüğe girmeli. Malum, iktidar olarak biz bu anlaşmaları geçirmeye çalışıyoruz ya da çalışmaları ilerletmeye çalışıyoruz ama muhalefet de, malum, muhalefet olarak zaman zaman destekliyor, zaman zaman da sistemi durdurmak, çalıştırmamak üzere büyük emek sarf ediyor, bazen de başarılı oluyor.

Bakınız, şu vakte geldik, henüz Meclisin asıl gündemine geçemedik. Bu sebeple, bilemiyorum kıymetli CHP Grubu neden bu öneriyi verdi, "Dokuzda evimize gidelim." mi dedi? İnanın ben de evime gitmek istiyorum, erkenden ailemi görmek istiyorum ama malumunuz, halkımız hizmet bekliyor. Biz, daha önce nasıl yaptıysak, sabaha kadar çalışmaya hazırız. Onun için, bu öneriyi kabul etmemiz mümkün değil.

KAZIM ARSLAN (Denizli) - Biz sabah dokuz dedik zaten.

TAHSİN TARHAN (Kocaeli) - Kimse yok ama bak, koltuklarda kimse yok.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Göreceğim ben sizi.

RAVZA KAVAKCI KAN (Devamla) - Biz çalışmaya devam ediyoruz.

Bu öneriyi kabul etmemiz mümkün değildir. demiştik. Neden mümkün değildir? Çünkü halkımız hizmet bekliyor. Nasıl hizmetler bekliyor? Bunları siz benden daha iyi biliyorsunuz. Beklenen hizmetler, ulusal anlamda hizmetler bekleniyor; uluslararası sözleşmelerin geçmesi, yürürlüğe girmesi bekleniyor; üniversitelerimiz için bütçeler geçirdik, bunların ilerlemesi gerekiyor; komisyonlarda çalışmakta olanlar biliyor, komisyonlarda yapılan çalışmaların şuraya gelmesi gerekiyor ama demin de söylediğim gibi, saat yediye on var; yediye on var, henüz hiçbir şey yapabilmiş değiliz. Onun için, mecburen, bu İç Tüzük'ü değiştirmediğimiz takdirde, daha efektif bir hâle getirmediğimiz takdirde biz böyle çalışmaya devam edeceğiz.

Efendim, bazı hizmetler yapıldı. Hizmetlerden çok bahsetmek istemiyordum ama "Beklenen hizmetler var." dedik, nereden nereye geldik, ona da bir bakmamız lazım. İnsan hak ve özgürlükleri konusunda çok büyük bir yol katettik, inanç hürriyeti konusunda çok büyük bir yol katettik. Zaman zaman şöyle şeyler söyleniyor bu Meclis kürsüsünde, deniliyor ki: "Mücadele edenler mücadele ettiler ve kazandılar." Doğrudur, başörtüsü konusunda, Kürt hakları konusunda, Alevi hakları konusunda çok büyük mücadeleler verildi bu ülkede, başka birçok hak ve özgürlükler konusunda birçok mücadele verildi. Evet, mücadele edenler başarılı da oldu ama bu mücadeleler bu ülkede on yıllardır devam etti. AK PARTİ iktidarında bu mücadelelerin olumlu netice almış olması, on sene evvel hayalimizden bile geçiremediğimiz şeyleri şu Meclis kürsüsünde söyleyebiliyor olmamız tamamen tesadüf mü? Bunda AK PARTİ'nin de katkısını lütfen göz ardı etmeyelim. Bu ülkede "Ben Kürt'üm." demek yasaktı, bu ülkede başörtülü olarak hizmet vermek hizmet almak yasaktı, bu ülkede Alevi vatandaşların cemevlerine gitmelerinden bahsetmeleri ya da taleplerini ifade etmeleri bile yasaktı, bu ülkede Ermeni vatandaşların, Hristiyan vatandaşların hakları için mücadele etmelerinde sıkıntılar vardı; nereden nereye geldik. Bunlar tesadüf eseri olmadı, çalışma sonucu oldu ve mazlumların sesi olan bir iktidarın çalışması akabinde oldu.

Suriyeli vatandaşlardan bahsetti daha önceki konuşmacılar. Evet, biz ancak 100 bin kişiye hazırlıklıydık, 200 bin kişiye hazırlıklıydık; sonunda 2,7 milyon kardeşimize ev sahipliği yapıyoruz. Onun için, dünya mazlumları bu ülke için dua ediyor, bu ülkede başarılı bir hükûmet olması için dua ediyorlar ve destekliyorlar. Dünyanın farklı yerlerinde isimlerini bilmediğimiz insanlar gece gündüz, belki bir kısmı da dindaşımız olmayan insanlar, farklı dünya görüşünden olan insanlar dua ediyorlar.

Son olarak şununla bitirmek istiyorum müsaadenizle, algı yönetiminden bahsetmek istiyorum. Daha önce bu Genel Kurul kürsüsünde konuştuğumda ifade etmiştim terörün dininin, dilinin, ırkının rengi olmadığını. Bazı konuşmacılar da benzer ifadeler kullandılar. Terörün iyisi kötüsü yoktur, "Benim teröristim iyi, senin teröristin kötü." algısı yanlıştır. Terör terördür. Masum vatandaşların öldürülmesine sebebiyet veren kişiler de teröristtir. Açıklama, tanımlama gayet nettir, açıktır. Efendim "Bir terör örgütü iyi terör örgütü, diğer terör örgütü kötü terör örgütü." diye bir algıyı kabul etmek kesinlikle mümkün değildir.

CHP'nin vermiş olduğu öneriyi, çalışma saatlerini kısa tutma önerisini AK PARTİ Grubu olarak kabul etmiyoruz. Memleketimiz, vatandaşlarımız, başka ülkelerin vatandaşları da bizlerden hizmet beklediği için, bizlerden hizmet bekledikleri için biz bu önerinin aleyhinde oy kullanacağız ve gece de olsa, sabaha kadar da olsa, belki insan haklarına aykırı bir şekilde de olsa biz çalışmaya hazırız.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Teşekkür ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)