Konu:2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı İle 2014 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı Tasarısı Maddelerinin Görüşmeleri Münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:55
Tarih:07/03/2016


2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2014 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı Tasarısı Maddelerinin görüşmeleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ CHP GRUBU ADINA VELİ AĞBABA (Malatya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben de hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum.

Tabii, bütçeyle ilgili rakamlar çok konuşuldu; ben, bütçe dışında, rakamlar dışında birkaç konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum.

Değerli arkadaşlar, öncelikle AKP Grubunu parti olarak kutlamak istediğimi belirtmek istiyorum. Niye kutluyorum? Çünkü AKP, gelmiş geçmiş, şimdiye kadar, belki dünyada örneği olmayan algı yaratmayı becerebilen bir parti; kadrolarıyla birlikte, gazetecisi, yazarı çizeriyle beraber bazen siyaha beyaz, bazen beyaza siyah deme becerisine sahip.

Değerli arkadaşlar, bunu anlatırken bir ekip kurulmuş, bu ekipte herkes var, milletvekili var, gazeteci var, düşünce kuruluşu yöneticisi var, unvanında profesör yazanlar var, dönek solcular var, jöleliden İngiliz anahtarına -İngiliz anahtarının ne olduğunu bilirsiniz- İngiliz anahtarları var, kiralık kalemler var; geniş bir kadro. Bu kadro, bu ekip şefleri ne derse onu tekrarlıyor. Bu kadro, reisin başkanlığında her şeye karar veriyor. Bu kadro, sizin eseriniz değerli arkadaşlar. Ve bu kadronun bir eseri daha var ki onunla da övünmelisiniz. Bakın, bu kadronun yani AKP'nin yani sizlerin vatanseveriniz Sedat Peker, hayırseveriniz Rıza Sarraf. (CHP sıralarından alkışlar) Bu resme iyi bakın, bu, sizin hayırseveriniz Rıza Sarraf. Vatanseveriniz Sedat Peker, hayırseveriniz Rıza Sarraf.

Değerli arkadaşlar, kimin terörist olduğuna bu kadro karar veriyor. Kimin ne zaman vatansever olduğuna da bu kadro karar veriyor. Bakın, hatırlayın, belki... Kimler terörist olmuş bu kadro tarafından, kimler terörist ilan edilmiş bir hatırlayalım:

Değerli arkadaşlar, bu kadronun teröristbaşı, terör örgütünün başı kimdi? İlker Başbuğ. Bu İlker Başbuğ ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm olmuştu. Bu gördüğünüz, şimdi yüzüne bakarken utandığınız bu İlker Başbuğ'a iyi bakın, terör örgütü lideri olarak ceza yedi, yargılandı.

Yine, bir terörist var ki o da -bu ara ekranlarda çok çıkıyor- eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı. Dikkatlice bakın, o size bakıyor çünkü.

Değerli arkadaşlar, yine bir kanser hastası var ki Türkiye'nin gelmiş geçmiş en çağdaş, en başarılı sivil toplum yöneticisi; bu da Türkân Saylan değerli arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar) Bir kanser hastasını terör örgütü üyesi olarak ilan ettiniz.

Yine, bakın bugünlerde, gazeteci Nedim Şener... Nedim Şener de geçmişte sizin terörist ilan ettiğiniz insanlardan biriydi.

Bir bakın, bazen burada karşılaşırsınız, bazen Meclis kürsülerinde, sıralarında karşılaşırsınız, bakarken gözlerinizi kaçırmayın, eğer kaçırırsanız, ben burada resimlerini, Mustafa Balbay'ın ve Tuncay Özkan'ın resimlerini size göstermek istiyorum.

Bakın, bu bir diğer terörist, bu da yüzü kanlı terörist Ahmet Şık değerli arkadaşlar.

Yine, bakın bunlar da darbeci teröristler. Darbeci teröristler, burada milyonlarca terörist var. Bunlar da Gezi eylemlerindeki, dünyanın gelmiş geçmiş en barışçıl, en şanlı eylemini yapan Gezi'deki gençler. Bunlar, son dönemde yaratmış olduğunuz teröristler.

Birisi daha var ki ismi Beyaz'dı, rengi de beyaz oldu sayenizde, korkusundan tir tir titredi, yaptığı programda, sadece barış isteyen Ayşe Öğretmene destek verdiği için, Beyaz dışında, stüdyo konukları, ayrıca, ta o programı izleyenler dâhil terör örgütü yöneticisi olarak yargılandı.

Yine, bakın "Çocuklar ölmesin, maça gelsin." diyen bir terör grubu daha. Bu da takım, bu da terör grubu.

Yine, bakın arkadaşlar, şu serbest, bu yasak. Bakın, bu serbest. Maçlarda bunu yapmak serbest ama şu yasak. Bu da Deniz Naki, son model terörist.

Ha, değerli arkadaşlar, bir terör grubu daha buldum size, o da geçtiğimiz hafta, şunlara bakın, ellerinde silahlar, uzun namlulu toplar tüfekler, bunlar da Artvinli, Karadenizli teröristler. Bunlar da yöresel terörist değerli arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar)

Bakın, değerli arkadaşlar, dün Sayın Elitaş, hani, hayır yapmış diye, bağış yapmış diye, terör örgütüne, paralel terör örgütüne bağış yapmış diye suçladı ya -muhtemelen- buradan soruyorum size, Kayseri'ye, AKP'ye: Acaba, dün Fethullah terör örgütüne yardım eden Boydak ailesi -lütfen, soruyorum- AKP'ye yardım etti mi etmedi mi? Yardım etti mi etmedi mi? İstikbalden, Boydak grubundan AKP, 2002'den beri para aldı mı almadı mı bunu merak ediyorum, cevabını bekliyorum. Bakın, bir terörist daha arkadaşlar, bu da Boydak grubunun teröristi.

Değerli arkadaşlar, yeteneklisiniz, kutluyorum, yeteneklisiniz. Bakın, siz, bir zamanlar resmî yayın organınız...

BAŞKAN - Sayın Ağbaba, herkesi terörist ilan ediyorsun bu kürsüde, öyle şey olur mu?

VELİ AĞBABA (Devamla) - Evet, ne yapayım? AKP yapıyor, ben değil.

Altından ismi okunacak şekilde Zaman gazetesini alıp geziyordunuz ya... Bakın, Cumhurbaşkanı ödül alıyor. Kim veriyor? Terör örgütü üyesi veriyor. Kim? Ekrem Dumanlı. Kime vermiş? Başbakana. Şimdi ne? Bu da terör örgütünün yayın organı.

Değerli arkadaşlar, bu konuda mahirsiniz, ustasınız. Bu konuda hakkınızı yememek lazım. Bakın "Benim başörtülü bacılarıma saldırıldı." sözü var ya o Kabataş'ta, alçakça bir iftira, bir yalandı ama şimdi gerçek olan bir görüntü var, bakın da utanın!

Bakın, bu gerçek ama bu gerçek, bu montaj falan değil, bu Elif Çakır'ın röportajı değil, bu canlı çekilmiş bir resim. Buna bakın, şu resimlere bakın, şuna bakın, bakın, bakın, siz de bakın, siz de bakın arkadaşlar.

ŞAHİN TİN (Denizli) - Ne dediğini anlamıyoruz!

VELİ AĞBABA (Devamla) - Kafan kalın olabilir, kafan kalın.

Bakın, bir de...

TÜLAY KAYNARCA (İstanbul) - Hakaret edemezsiniz!

BAŞKAN - Sayın Ağbaba, lütfen...

VELİ AĞBABA (Devamla) - Önce onu uyaracaksınız...

TÜLAY KAYNARCA (İstanbul) - Böyle bir şey yok!

BAŞKAN - Sayın Ağbaba, bir saniye...

VELİ AĞBABA (Devamla) - Önce onu uyaracaksın.

BAŞKAN - Sayın Ağbaba, kaba ve yaralayıcı dil kullanamazsınız.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Önce o terbiyesizlik yapmayacak, ahlaksızlık yapmayacak.

BAŞKAN - Böyle temiz bir dille konuşmaya sizi davet ediyorum.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Terbiyesizlik yapıyor. Önce onu uyaracaksın Sayın Başkan.

Terbiyesizlik yapmayacak. Ne dediğine bakın, ne söylediğine bakın.

BAŞKAN - Bakın, siz de temiz bir dille konuşmak zorundasınız.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bakın, bir de...

BAŞKAN - Sayın Ağbaba, istirham ediyorum, lütfen ve konuya da dönmenizi istirham ediyorum.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Oraya söyleyin.

BAŞKAN - Bu şekilde herkesi itham ederek konuşma sürdürülemez.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Bir de aday teröristleri var yani stajyer teröristleri var, aday teröristler. Hani aday öğretmen var ya, bir de aday teröristler! Onlar kim? Geçmişte alkışladığınız, ayakta alkışladığınız. Kimmiş bu? Sayın Abdullah Gül, Sayın Abdullah Gül.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Stajyer, stajyer!

VELİ AĞBABA (Devamla) - Bu ne yapıyor? Şu anda Kayseri'de staj yapıyor. Bir yıl sonra Reis emrederse bu da stajını bitirip terörist olacak. (CHP sıralarından alkışlar)

Bakın, iyi bakın...

BAŞKAN - Sayın Ağbaba, lütfen kişilerle ilgili ifadeler kullanırken kimseyi itham etmeden, ilzam etmeden yaralayıcı sözlerden men ediyorum sizi. Lütfen...

VELİ AĞBABA (Devamla) - Değerli arkadaşlar, onur kırıcı bir şey kullanmıyorum.

Bakın, Sayın Bülent Arınç; bu da aday, bu da stajyer terör örgütü üyesi olmaya aday. Ben yapmıyorum. Bakın, bir başkası da bu, arkadaşlar.

Değerli arkadaşlar, bakın, bu iş, yarın buradaki grupta bulunanlar... Çünkü geçen yıl, geçen dönem konuşuyordum gülüyorlardı bana. Arka sıralarda oturan bir milletvekili şu anda cezaevinde terör örgütü üyesi olarak, yöneticisi olarak yatıyor. Siz de kendinize dikkat edin. Buna karşı çıkmazsanız, her muhalifin terörist ilan edilmesine bir şey demezseniz, bir gün siz de terör örgütü üyesi olabilirsiniz.

Değerli arkadaşlar, bakın, bir de şu son dönemle ilgili birkaç şeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Bugün Türkiye'de son yedi ayda yaşananlar bir başka ülkede yaşanmış olsaydı, örneğin Gine'de, örneğin bir başka Afrika ülkesinde yaşanmış olsaydı en az 20 hükûmet istifa ederdi. Bakın, Türkiye'nin her yanında bombalar patlıyor; Suruç'ta 33 kişi, Ankara'da 29 kişi, 104 kişi, Sultanahmet'te 12 kişi canlı bombalarla katledildi. Kimin canlı bombaları, kimin beslediği... Suruç, Ankara birinci katliam ve Sultanahmet katliamı; bizim tespitimiz, dünyanın tespiti, AKP'nin sırtını sıvazladığı, zaman zaman okşadığı, "öfkeli gençler" dediği, sınır kapılarını açtığı, bu topraklara gelmiş geçmiş en cani IŞİD terör örgütü tarafından bu insanlar katledildi. Ne denildi Ankara katliamından sonra? "Sorumluluk bizim değil, güvenlikte zafiyet yok." Ne denildi 29 insanın katlinden sonra? "Güvenlik zafiyeti yok." 12 kişi katledildi; "Zafiyet yok".

Değerli arkadaşlar, zafiyet olabilmesi için kaç kişinin ölmesi gerekiyor, merak ediyorum. Dünyanın hangi ülkesinde olursa olsun, bu katliamlarda bir siyasetçi sorumluluk sahibi olur, öder. Bakın, ne diyorsunuz; övünüyorsunuz, diyorsunuz ki: "Üçüncü köprüyü biz yaptık." Evet, "Havaalanını biz yapıyoruz."

Arkadaşlar, bu kadar katliam oluyor onları başka ülkelerdekiler mi yapıyor? Nasıl ki bu iyi işlerin sorumluluğunu üstleniyorsanız, yapılan katliamların da sorumluluğunu üstlenmelisiniz. Bu nedenle, sorumlu bir milletvekili olarak bir çağrı yapmak istiyorum. Hükûmet yönetemiyor, istifa edin. Bu kadar insanın katledilmesine göz yuman, görmezden gelen, katilleri besleyen Hükûmeti istifaya davet ettiğimi belirtmek istiyorum.

Yine, güneydoğuda askerler, polisler şehit oluyor. 300'e yakın insan şehit oldu. Kimin sayesinde? Sizin sayenizde. Geçmişte bunların yuvalanmasına, ağır silahları götürmelerine izin verdiniz. Şimdi izliyorsunuz.

Değerli arkadaşlar, buradan bir suç duyurusu da yapacağımızı söylemek istiyorum. AKP terör örgütünün gelişmesine, yerleşmesine destek vermiştir Bu konuda suç duyurusunda bulanacağımızı belirtmek istiyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)