Konu:2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı İle 2014 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı 8'inci Tur Görüşmeleri Münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:53
Tarih:05/03/2016


2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2014 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı 8'inci tur görüşmeleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ AK PARTİ GRUBU ADINA RAVZA KAVAKCI KAN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Dışişleri Bakanlığı bütçesi üzerinde AK PARTİ Grubu adına söz almış bulunuyorum.

İnsanlık olarak büyük küresel sorunlarla karşı karşıyayız. Terörizm bu sorunlar arasında ilk sıralarda yer alıyor. İvedilikle çözüm bulunamaması hâlinde on yıllar boyunca insanlığı meşgul ederek toplumsal krizlere sebebiyet vermeye devam edebilecek maalesef.

Türkiye'nin bulunduğu coğrafya, terör ve sebep olduğu trajedileri en yakından hissetmekte ve yaşamaktadır. Uluslararası toplumun sorumluluk sahibi bir üyesi olarak Türkiye, bir yandan bu ağır imtihanla mücadele ederken diğer yandan da bölgesel ve küresel ölçekte terörün ortaya çıkardığı olumsuz sonuçları gidermek için yoğun çabalar sarf etmektedir.

Terörizm, küresel barış ve istikrarın sağlanması karşısındaki en büyük engellerden biridir. Türkiye olarak bu sorunun ne olduğunu, bir ülkeye ve insanlığa ne gibi bedeller ödeteceğini yıllardır çok yakından yaşıyoruz, biliyoruz, maalesef iliklerimize kadar hissediyoruz. Terörle mücadelenin başarıya ulaşması için uluslararası düzeyde samimi bir iş birliği ve dayanışma şarttır. Türkiye, terörle mücadeleye yönelik uluslararası iş birliği bağlamında bugüne kadar üzerine düşeni fazlasıyla yapmıştır, bundan sonra da yapmaya devam edecektir. Bu kararlılıkla, Türkiye, Terörle Mücadele Küresel Forumu'nun kuruluşundan beri Amerika Birleşik Devletleri'yle beraber eş başkanlık vazifesini yürütmektedir. Ayrıca, Türkiye, 30 Eylül 2013 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla DAEŞ terör örgütünü terör örgütü olarak deklere eden, ilan eden ülkeler arasında ilklerden biri olmuştur.

Terörle mücadele konusunda en önemli ilkelerden biri hiç şüphesiz ki terör örgütleriyle ayrım yapmadan mücadele etmektir. Terör örgütleri arasında ayrım yapılması bu küresel sorunla mücadeleye en büyük zararı vermektedir. Bu anlayışla, PKK, PYD, YPG ve DHKP-C'yle nasıl mücadele ediyorsak DAEŞ, El Kaide ve diğer terör örgütleriyle de mücadeleye aynı kararlılık içerisinde devam etmekteyiz ve devam edeceğiz. Türkiye aynı tutumu ve aynı kararlılığı tüm ülkelerden beklediğini de uluslararası platformlarda defaatle ifade etmiştir, terörle mücadele sadece Türkiye'nin değil bütün insanlığın sorunudur.

Bu noktada şu hususu da net olarak ifade etmek gerekir: "Benim teröristim iyi, senin teröristin kötü." mantığıyla hareket etmek yanlıştır. Terör terördür, masum canlara kıyanlar da teröristtir. Teröristin ve terör örgütünün iyisi olmaz. Mesela, PYD terör örgütünün DAEŞ'le savaşıyor olması bahanesiyle sevimli bir terör örgütü olarak gösterilmesi asla kabul edilemez. PKK ya da herhangi bir terör örgütünün Kürt kökenli vatandaşlarımızı temsil ettiği ya da onların hakları için mücadele ettiği iddiasının da gerçekle hiçbir alakası yoktur; zira, terörün dini, milliyeti ve ırkı olamaz.

Sayın Başkan, kıymetli milletvekilleri; son olarak dün Şırnak'ta, özellikle Silopi ilçemizde Sayın Başbakanımızı, kıymetli eşlerini, bakanlarımızı ve biz gönüllü Şırnak milletvekillerini güzel bir şekilde ağırlayan halkımıza gönülden şükranlarımı ifade etmek istiyorum. Bize gönüllerini ve çat kapı ziyaretlerimizde evlerini açtılar; onlara da sevgi ve saygılarımı arz ediyorum.

Dışişleri Bakanlığımızın bütçesinin hayırlara vesile olmasını diliyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Teşekkür ederim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)