Konu:Diyarbakır Milletvekili İdris Baluken'in sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında şahsına tekraren sataşması nedeniyle konuşması
Yasama Yılı:1
Birleşim:52
Tarih:04/03/2016


Diyarbakır Milletvekili İdris Baluken'in sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında şahsına tekraren sataşması nedeniyle konuşması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

YASİN AKTAY (Siirt) - Evet, "Adam değil." diye... Yani bu lafa cevap verilecek...

FARUK ÇATUROĞLU (Zonguldak) - Bir salavat getir Hocam, bir salavat.

YASİN AKTAY (Devamla) - Bunu basit bir küfürbazlık olarak alıyorum, bu Meclisin kürsüsüne yakıştırmadığım bir ifade olarak söyleyeceğim.

İDRİS BALUKEN (Diyarbakır) - Mevlâna'nın sözü her yere yakışır.

MEHMET UĞUR DİLİPAK (Kahramanmaraş) - Mevlâna'yı tanısan böyle olmazsın zaten!

İDRİS BALUKEN (Diyarbakır) - Mevlâna'yı sen git tanı! Sen kendi tekelinde mi sanıyorsun? Sen kimsin ki!

YASİN AKTAY (Devamla) - Ancak şunu söyleyeyim: Evet, ben kabul ettim, öyle bir şarkı söyledim, öyle bir türkü söyledim, Siirt'in folkloruna ait, son derece güzel; birazcık ona kulak verseniz, çok güzel dersler alabileceğiniz güzel bir türküdür o, türküdür haddizatında o, salavat değildir.

Paralel medyanın alakası şudur: Paralel medya onu aldı, sanki "Salli alâ Tayyip Erdoğan" demişim gibi, o şekilde lanse etmeye çalıştı ve onu köpürttü ve siz de o köpürtmenin üzerine gittiniz, herkes gitti.

MEHMET UĞUR DİLİPAK (Kahramanmaraş) - Balıklama atlamışlar.

YASİN AKTAY (Devamla) - Doğrusu ben bir gazete yazısı yazdım. Zaten gazete yazımda o şeyi çok güzel de açıkladım. Yani, onu duyanlar, bilenler bunun ne kadar güzel, ince bir kültür olduğunu da... Bu vesileyle de tabii, Siirt'in bu güzel, müstesna türküsünü de kamuoyunun ve sizlerin, yüce heyetimizin takdirine de sunmak istiyorum.

Arabam, benim minibüsüm öyle sadece bir defa, iki defa şey yapılmadı -ki, bütün medyada yer aldı- benim minibüsüme her gün saldırılarda bulunuldu ve bir tane HDP'liden ne bir "Geçmiş olsun." ziyareti aldım ne bir "Geçmiş olsun." telefonu aldım ne de sizden bir kınama duydum. Buna mukabil ben, Mersin'deki şeye saldırıda bulunulduğu zaman, Adana'daki büronuza, ofisinize saldırıda bulunulduğunda basın toplantısı yaptım, basın açıklaması yaptım ve bunu şiddetle kınadım. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Burada, o şartlarda biz siyaset yapıyoruz ve o şartlarda siyaset yapıyor olmanın zorluğunu tabii ki biz görüyoruz. Orada aldığım tehditlerin haddi hesabı yoktu, benim arkadaşlarımın aldığı tehditlerin haddi hesabı yoktu ve ben sizden yana en ufak bir şey de duymadım.

İDRİS BALUKEN (Diyarbakır) - Bizim üzerimize kurşunlar yağıyor, kurşunlar, ne tehdidi.

YASİN AKTAY (Devamla) - Kurşunları siz yağdırıyorsunuz, sizinkiler yağdırıyor.

İDRİS BALUKEN (Diyarbakır) - Silvan'da bizim üzerimize sizin talimatlandırdığınız güçler kurşun yağdırıyor. Tehdit diyor ya!

YASİN AKTAY (Devamla) - Sizin savunduğunuz, sizin toz dokundurmadığınız terör örgütü yağdırıyor o kurşunları. Bunu biz bilmiyor muyuz, kime anlatıyorsunuz? Burada arkadaşlarımız nezaketen suskun kalıyorlar diye yani bunları millete yutturacağınızı mı zannediyorsunuz? (AK PARTİ sıralarından alkışlar)