Konu:2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı İle 2014 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı 6'ncı Tur Görüşmeleri Münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:51
Tarih:03/03/2016


2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2014 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı 6'ncı tur görüşmeleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ CİHAN PEKTAŞ (Gümüşhane) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan bütçeyle alakalı lehte söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime başlamadan evvel, Mardin'in Dargeçit ilçesinde bölücü terör örgütü mensuplarıyla çıkan çatışmada şehit olan, aslen Gümüşhane Torul nüfusuna kayıtlı Jandarma Üsteğmen Emrah Şahin'e, Astsubay Abdülkadir Çelik'e ve Uzman Onbaşı Muhammet Karadağ'a ve tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun.

AK PARTİ iktidarları döneminde sağlık, eğitim, ulaşım, enerji temini, sulama projeleri, içme suyunun temini, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, demokratik hakların geliştirilmesi ve benzeri sahalarda çok önemli reformlar gerçekleştirilmiş, ülkemizin birçok kronik problemine yerinde ve kalıcı çözümler getirilmiştir.

Çok önemli çalışmalar yürüten ve büyük projeleri ülkemize kazandıran, benim de bir dönem hizmet verdiğim Orman ve Su İşleri Bakanlığıyla alakalı bazı hususları sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bu Bakanlığımız, bir taraftan orman yangınlarıyla, diğer taraftan da sel felaketleriyle mücadele etmektedir. Esasen bu konuda büyük başarılara imza atılmıştır. Bu başarının arka planında, çok önemli yatırımlar gerçekleştiren ve kurumlar arası iş birliğini iyi koordine eden güçlü ve dinamik bir yönetim anlayışı vardır.

Orman Genel Müdürlüğü yangınla mücadelede en ileri teknolojileri kullanmakta, araç, gereç ve teçhizat yönünden her geçen gün daha da güçlenmektedir. Meteoroloji Genel Müdürlüğümüz ülkemizin her tarafına meteoroloji radarları ve gözlem istasyonları kurarak, mevzi ve anlık meteorolojik verileri Orman teşkilatına bildirerek yangınlara karşı tedbir alınmasında büyük rol oynamaktadır. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ise yapmış olduğu baraj ve göletlerle yangına müdahale araçlarına su temin ederek yangınların büyümeden kontrol altına alınmasında etkili olmaktadır. Yangına müdahale süresinin kırk dakikadan on beş dakikaya düşürülmesi ve yangın başına yanan alan miktarının yaklaşık 4 hektardan 1,5 hektara düşürülmesi, işte, bu iş birliği ve koordinasyonun eseridir.

İnşa edilen barajlar ve göletler sel taşkınlarıyla mücadelede âdeta can simidi vazifesi yapmaktadır. Bir örnek verecek olursak Aydın Menderes Ovası her yıl taşkınlara maruz kalır ve on milyonlarca liralık ekonomik kayıplar olurdu. Çine Adnan Menderes Barajı'nın yapılmasıyla bu taşkınlar son bulmuş hem ekonomik kayıplar hem de çevre tahribatı önlenmiştir. Barajların yapılmasına karşı olmak, aynı zamanda sel taşkınlarıyla meydana gelecek çevre felaketlerine de onay vermek olacaktır.

AK PARTİ iktidarlarından önce baraj ve sulama projeleri yüksek rakamlara mal edilmekteydi. DSİ'nin büyük projelerinin tamamına yakını dış kredi temin edilerek yabancı ortaklıklar marifetiyle yaptırılıyordu; proje bedeli, kredi geri ödemeleri ve faiziyle birlikte ağır bir fatura olarak milletimizin önüne koyuluyordu. İkili protokollerle yapılması planlanan birçok proje kapsamdan çıkarılarak ülkemiz 45 milyar dolar borç yükünden kurtarılmıştır. Bu projelerden bir tanesi olan ve Fransız ortakla yapılması planlanan Yusufeli Barajı, keşif artışları, kredi maliyetleri ve faiz ödemeleri hariç eğer yapılmış olsaydı 2 milyar liraya mal olacaktı ancak protokol iptal edilince millî bütçeyle 486 milyon lira bedelle yerli firmalara ihale edilmiş ve maliyeti dörtte 1 fiyatına düşürülmüştür.

2001 yılında inşasına başlanan Şanlıurfa Yaylak Ovası Sulama Projesi İsrail ortaklığıyla yapılmıştır. Son teknoloji kullanılarak yapılan bu işin hektar başına inşaat maliyeti 14 bin dolardır. Aynı teknoloji kullanılarak yapılan, SCADA sistemi de dâhil olmak üzere, daha zor coğrafya ve zemin şartlarına rağmen 2012 yılında yapımına başlanan ve 2015'te bitirilen Antalya Korkuteli sulamasının hektar başına maliyeti ise sadece 3.500 dolardır. Projelerin yapım süreleri kısaltılarak maliyetler aşağıya çekilmiştir. Bütün bunlar, AK PARTİ'nin millet eksenli siyaset yaptığının en somut tezahürüdür. İşte yerlilik budur, millîlik budur. AK PARTİ'nin ülkeyi yönetemediğini iddia edenlere bu millet her seçimde cevabını vermektedir. Ben, bu rakamları sonraki nesiller bilsin ve tarihe not düşülsün diye veriyorum.

Ülkemizde son on üç yılda yaşanan bu büyük değişim ve devrim niteliğindeki dönüşümün mimarı, hiç şüphesiz Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Başbakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu bu dönüşüm hamlesini devam ettirmektedir. "Su" denilince akla gelen ilk isim olan Sayın Veysel Eroğlu ise ülkemiz için bir şanstır.

2016 yılı bütçemizin hayırlı ve bereketli olmasını diliyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)