Konu:2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2014 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı 5'inci Tur Görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:50
Tarih:02/03/2016


2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2014 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı 5'inci Tur Görüşmeleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konuşmama şahsım ve Bakanlığım adına hepinizi selamlayarak başlıyorum.

2016 bütçesinin ülkemize ve milletimize hayırlar getirmesini diliyorum.

Bütçesini görüştüğümüz kültür ve turizm alanı, her türlü ideolojik ve siyasi angajmanın ötesinde, hem siyasetüstü hem de toplumun bütününü kapsayan özelliğiyle öne çıkmaktadır. Kültür iklimimiz içinde bulunan tüm farklılıkları yaşatmanın ve geliştirmenin gayreti içerisindeyiz. Her zaman söylediğimiz gibi, bu ülkede farklılıklarımız bizim zenginliğimizi oluşturmaktadır. Biz hep birlikte Türkiye'yiz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Anadolu, tarih boyunca insanlığın ortak mirası olan dayanışma, paylaşma, yardımlaşma gibi temel değerlerin yaşatıldığı bir insanlık adası olagelmiştir. Bugün insanlığın muhafaza etmesi gereken en temel değer kalbimizdeki iyilik duygusudur. Dünyanın buna her zamankinden daha çok ihtiyacı vardır. Bu bağlamda, bu topraklar iyiliği ve yardımlaşmayı her zaman bir miras olarak tevarüs etmiştir. Kültürel mirasımızı ve geleneğimizi, sanatçılarımızı, düşünce insanlarımızı ve onların eserlerini dünyaya tanıtmak için daha zengin içerikli ve güçlü projeler geliştirmemiz açısından 2016 bütçesi büyük bir önem arz ediyor. Önümüzdeki yıl kültür ve sanat değerlerimizi yeniden üreterek, güncelleyerek gelecek nesillere aktaracağız. İnsanımız kendi değerlerine sahip olmanın verdiği öz güvenle bütün dünyayı kendi bilgi ve iş sahası olduğu kadar, kültürel etkileşim alanı olarak da görmeye devam edecektir.

Sorumluluğumuz Türkiye'dir, sorumluluğumuz insanların, insanlığın üzerinde yükseldiği değerleri yaşatmaktır. Geleceğimizi birlikte inşa edeceğiz, milletimizin ortak aklı ve büyük katılımıyla bunu başaracağız. Hatırlatmak isterim ki cumhuriyetimizin temeli kültürümüz ve medeniyetimizdir.

Bakanlığımızın 2016 yılı bütçe teklifiyle ekonomik alanda Hükûmetimizce öngörülen kalkınma programı çerçevesinde ilk kez kültürel kalkınma programını uygulamaya başlayacağız. Bu program çerçevesinde oluşturulan kültürel kalkınma modelimizi temelinde Anadolu medeniyetinin yer aldığı 3 eksen üzerinde tanımlıyoruz: İnsan, kültür ve şehir. Önümüzdeki dönem kültür politikalarımızı şehirlerimiz üzerinden somutlaştıracağız. Kültürel kalkınmayı mahalle, semt, ilçe ve il ölçeğinde sahip olduğu kültürel değerlerle uyumlu şekilde planlıyoruz. Bu kaynakları kültüre dayalı, sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı çerçevesinde geliştireceğiz. Şehirlerimizde yapılacak kültürel planlamayı kamu ve özel sektör, vatandaşlar, STK'lar ve yerel yönetimlerle birlikte yürüteceğiz.

Önümüzdeki dönem planladığımız ve uygulayacağımız kültürel kalkınma programı 7 stratejik alandan oluşmaktadır.

Birincisi, şehrin tarihî dokusunu ihya etmek. Bununla ilgili, hem Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızla hem Tarihî Kentler Birliğiyle hem Türkiye Belediyeler Birliğiyle ve ilgili kuruluşlarla toplantılarımızı yaparak şehrin tarihî dokusunun ihyası konusunda çalışmalarımızı daha da hızlandırdık.

İkincisi, kültür alanlarının canlandırılması.

Üçüncüsü, şehir kültürünün zenginleştirilmesi ve tanıtımı.

Dördüncüsü, Anadolu medeniyet izlerinin gün yüzüne çıkarılması.

Beşincisi, kültür ekonomisi ve girişimciliğinin desteklenmesi.

Altıncısı, kültür sponsorluğu sisteminin geliştirilmesi.

Yedinci olaraksa beşerî kapasitenin güçlendirilmesi ve bunun eğitimi.

Bu kapsamda, bu 7 stratejik alan kapsamında aile, mahalle ve birlikte yaşama kültürünün yeniden canlandırılması, vatandaşların kültür ve sanata erişimi ve katılımının özendirilmesi, şehirlerin dününün ve bugününün bütüncül bir yapıda korunması ve yaşatılması, şehir hafızasının güncellenerek muhafaza edilmesi, şehirlerimizin taşralaşmaması için şehirlerimizin kültür ve sanat üretmesi, bunun için de şehirlerimizin hafızasının ve kimliğinin güncellenmesi büyük önem arz ediyor.

Şehrin tarihî ve kültürel mirasının ortaya çıkarılmasını, şehir merkezlerinin, tarihî ve kültürel değerlere sahip alanlarının ihyasıyla sınırlı kalmayıp o şehirde yaşayan insan unsurunu da hedef alarak şehirli insanların özelliklerinin vurgulanmasını, geleneksel ve modern sanat ile kültürel girişimlerin desteklenmesini, sanat ve sanatçıya verilen desteklerin artırılmasını, bu çerçevede güçlü bir kültür sanat yönetimiyle sanatın ve sanatçının nasıl destekleneceğinin bir sisteme bağlanmasını, sanatı halkla buluşturacak bir şehir, kültür ve sanat yönetimini kurmayı planlıyoruz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tarihimize, geleceğimize ve insanlığa karşı sorumluluklarımızın gereklerini yerine getirmek ve ülkemizin kültürel kalkınmasını hızlandırmak amacıyla yürüteceğimiz belli başlı faaliyetler çerçevesinde şehirlerdeki kültür girişimcilerini ve kültür endüstrilerini hibe ve kredilerle destekleyerek istihdam ve yaşam kalitesini artırmayı planlıyoruz.

Yine, ilk kez GENÇDES Programı'yla bir ilki başlatıyoruz. Gençlerimizin resim, karikatür, minyatür, ebru, heykel seramik, kabartma, halk müziği, klasik müzik, tiyatro, sinema, opera, bale, müzikal, kukla, gölge oyunu, orta oyunu, halk dansları, roman, hikâye, şiir, senaryo gibi kültür ve sanat girişimlerinin desteklenmesi için bu yıl 50 milyon bütçe ayırdık.

Yine, Türk tarihinin önemli şahsiyetleri ve olayları ile masal kahramanlarının belgesel, dizi, çizgi filmlere dönüştürülme ve tanıtılması; çocukların sorumlu bir birey olarak yetiştirilmelerini sağlayacak içeriğe sahip bilgisayar oyunları ve animasyon filmlerinin üretilmesini desteklemek; gençlerin kısa film, ilk film, kitap, dergi ve benzeri sanatsal faaliyetlerini desteklemek; görsel ve işitsel sanatlar, sahne sanatları, geleneksel sanatlar, güzel sanatların geliştirilmesini ve bu amaçlarla yapılacak etkinlikleri desteklemek... Yine, bu kapsamda Antalya EXPO 2016 ve benzeri organizasyonları sanat kurumlarımızın etkinlikleriyle destekleyeceğiz. Ayrıca yurt dışı fuar ve diğer organizasyonlara da tabii ki destek vermeye devam edeceğiz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bakanlığımızın 2015 yılı bütçesi ve 2016 yılı için öngörülen bütçe ödenekleriyle ilgili bilgi vererek konuşmama devam etmek istiyorum. Bakanlığımızın 2015 yılı bütçesi 2 milyar 297 milyon 536 bin liradır. 2015 yatırım bütçesi 579 milyon 500 bin lira olarak gerçekleşmiştir. Böylece 2015 yılı bütçesinin yüzde 25'ini yatırım bütçesi, yüzde 75'ini ise cari bütçe oluşturmaktadır.

2016 yılı bütçemize gelince, 2016 yılı bütçemiz, 2 milyar 777 milyon 769 bin lira, 2016 yatırım bütçemiz ise 759 milyon 970 bin lira olarak planlanmaktadır. 2016 bütçesinin yüzde 27'si yatırım bütçesi, yüzde 73'ü ise cari bütçeden oluşmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemiz coğrafyasında hayat bulmuş medeniyetlerin ürünü olan kültür mirasımızı insan-kültür ve şehir-medeniyet ilişkisi üzerinden somutlaştırarak koruyacağız. Unutulmamalı ki kültürler toplumsal hafıza üzerine inşa edilirler. Kültürlerin çeşitliliğini bu hafızanın eylemlerinden ortaya çıkan kimlikler belirler. Zengin ve derin bir hafızaya sahip kültürlerin güçlü bir tasavvuru vardır ve şehirler bu tasavvurun mimaride, sanatta, edebiyatta somutlaşmasıyla var olurlar.

2015 yılı faaliyetlerimizi ve 2016 yılı planlarımızı bu bakış açısıyla şu şekilde özetleyebilirim: Müzelerimizi insanlarımızın sosyalleştiği yaşayan müzelere dönüştürmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz. 2015 yılında 3 adet yeni müzenin -Şanlıurfa, Diyarbakır ve Batman- açılışı için toplam 88 milyon lira, yenilenen 8 müze için de toplam 21 milyon lira kullandık. 2016 yılında açılacak 12 yeni müze için 75 milyon lira ve yenilenmekte olan 6 müze için 16 milyon lira olmak üzere toplam 91 milyon lira harcayarak 18 adet müzeyi ziyarete açmayı planlıyoruz. 2015 yılında 16 adet ören yerine toplam 28 milyon harcanmıştır. Bakanlığımıza bağlı 198 müze ve 138 ören yeri ile 216 özel müzeyi 2015 yılında 28 milyon kişi ziyaret etmiştir.

Yasa dışı yollarla bu topraklardan götürülen kültürel varlıklarımızı ait oldukları bu coğrafyaya kazandırma çalışmalarımız da devam ediyor. Bu kapsamda iadesi sağlanan eser sayısı 2003-2015 yılları arasında toplam 4.268'dir. UNESCO Dünya Miras Listesi'ndeki varlık sayımız 15'e ulaşmıştır. UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi'ndeki varlık sayımız ise 60'a yükselmiştir. UNESCO Dünya Miras Komitesi'nin 40'ıncı dönem toplantısı 10-20 Temmuz 2016 tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirilecektir.

2015 yılında 554 kazı ve araştırma faaliyeti için 36,7 milyon ödenek kullanılmıştır. Bakanlığımız tarafından kültür varlıklarımızın korunması için restorasyon projelerine devam edilmiş ve tescilli taşınmaz sahiplerine desteklerimiz sürmüştür.

Kültür merkezlerimizi yaşam boyu kültüre katılım sağlandığı kültür ve sanat merkezleri olarak yeniden yapılandırıyoruz. 2003 yılında toplam 42 kültür merkezi varken 2003-2015 yılları arasında yeni 56 kültür merkezi açılmıştır, 7 adet kültür merkezi inşaatının da 2016 yılında tamamlanmasını planlıyoruz. Ayrıca, 5 adet yeni kültür merkezinin projelendirme çalışmaları da devam ediyor. Kültür merkezi ve kültür evi projelerine destek kapsamında 2015 yılında 20 kamu kuruluşuna 15 milyon hibe verilmiştir.

Ankara Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Konser Salonu için 2016 yılında 105 milyon lira ayrılmış, 2017 yılı sonuna kadar bitirilmesini planlıyoruz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yaşayan kütüphane yaklaşımı çerçevesinde kütüphanelerimizi gençlerimizin sosyalleşeceği yaşayan mekânlar hâline getirmeyi planlıyoruz. Bu bağlamda, 1.124 halk, çocuk ve 6 edebiyat müze kütüphanesi olmak üzere toplam 1.130 kütüphaneyle hizmet vermekteyiz. 2015 yılında ülkemize 10 yeni kütüphane kazandırdık. 2016 yılında ise 28 adet kütüphanede yeniden yapılandırma çalışmaları için 21 milyon bütçe ayırdık. Demin ifade ettiğim, gençlerimizin kütüphanelerde sosyalleşmesini sağlayacak şekilde bir planlamayla kütüphanelerimizi kitap kafeler, yazarla buluşma noktaları ve sadece kitap okuma değil, cep sinema salonlarıyla gençlerimizin kütüphanelerde belgesel izlemesini de sağlayacak şekilde yeniden planlıyoruz. Mevcut 31 gezici kütüphanemize ek olarak 15 yeni gezici kütüphane aracımızı da hizmete sunacağız. Özel sektörü kültür sponsorluğuna özendirerek her ilçeye bir kütüphane kazandırmayı 2016 yılı içerisinde planlıyoruz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Türk kültürünün, sanatının ve edebiyatının yurt dışına açılmasını amaçlayan TEDA Projesi kapsamında da 2005-2015 yılları arasında 65 ülkeden başvuran 474 farklı yayınevine 2.001 eser için destek verilmiştir. Bu desteklerle 483 yazarımızın 1.124 çeşitli eserinin 59 farklı dile çevrilerek yayımlanmasını da sağlamış olacağız. 2016 yılında yaklaşık 300 esere daha destek vermeyi planlıyoruz. Kültürümüzün önemli şahsiyetleri adına açılmış olan 6 edebiyat müze kütüphanesi hizmet vermektedir. Ayrıca araştırma ve koleksiyon hizmetleriyle ülkemizin hafızası konumunda olan Millî Kütüphanemiz yaklaşık 7 milyon dijital ve basılı materyalle Türkiye ve dünyadaki araştırmacılar için 600 bin okuyucuya hizmet veriyor. Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı 22 kütüphanesiyle hizmet vermekte, kurum 2015 yılında 337 eserin restorasyonunu tamamlamıştır. Yazma eserlerimizle ilgili 80 bin bakıma muhtaç, 25 bin acil bakıma muhtaç yazma eserimiz tespit edilmiştir, bunlarla ilgili kitap şifahanelerinde çalışmalar devam etmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sinemamızın kültürel, ekonomik ve sosyal hayatımıza katkıları artarak sürmektedir. Bu kapsamda 2015 yılında film yapımına toplam 27 milyon TL destek kararı alınmıştır. Ayrıca ulusal ve uluslararası alanda yapılan 118 etkinliğe 17 milyon lira destek verilmiştir. 2015 yılında yeni bir rekor kırılarak 139 yeni yerli film 60 milyon seyirciyle buluşmuştur, yüzde 56 yerli film izlenme oranıyla ülkemiz Avrupa'da 1'inci sıraya yükselmiştir. Sanatsal üretkenliğin desteklenmesi, ülkemizin bir sanat merkezi hâline dönüşmesi ve sanatımızın tanınması için, yerelden evrensele anlayışıyla sanatsal ve kültürel etkinliklere desteklerimiz artarak devam etmektedir.

Müzik ve sahne sanatlarıyla ilgili faaliyetlerimizi 6 senfoni orkestrası, 13 koro, 9 topluluk, 1.292 sanatçımızla; plastik sanatlarla ilgili faaliyetlerimizi ise 3 adet resim ve heykel müzesi, 48 adet güzel sanatlar galerisiyle yürütmekteyiz.

2015 yılında 2.130 sanat etkinliği gerçekleştirilmiş olup, 2016 yılında yurt içi ve yurt dışında 2.740 sanat etkinliği planlamaktayız. Ayrıca, 2015-2016 sanat sezonunda toplam 235 özel tiyatro projesine 4,5 milyon lira yardım yapılmış olup, 2016-2017 sanat sezonunda 9 milyon lira destek sağlayarak bunu yüzde 100 artırıyoruz.

Devlet Tiyatrolarımızda kültürel ve tarihî değerlerimizi yansıtan senaryolar ve oyunlar üretmeye devam ediyoruz. 2014-2015 tiyatro sezonunda, 12 yerleşik merkez ve 13 ilde turne düzeninde 151 oyun, 5.368 temsille 1,7 milyon seyirciye ulaşılmıştır.

2015-2016 tiyatro sezonunda, İzmir Urla Atatürk ve Güzelbahçe; İstanbul Caddebostan, Kozyatağı, Bahçelievler, Nurettin Topçu ve Beylikdüzü Kültür Merkezi sahneleri hizmete açılmıştır. Böylece 58 tane olan sahne sayımız 64'e ulaşmıştır. Bunların yanı sıra, opera ve bale faaliyetlerimiz 6 ilde, 7 yerleşik sahnede sürdürülmektedir. 2015 yılında, 6'ncı Uluslararası İstanbul Opera Festivali, 13'üncü Uluslararası Bodrum Bale Festivali, 22'nci Aspendos Uluslararası Opera ve Bale Festivali gerçekleştirilmiştir. 2016 yılında Uluslararası İstanbul Bale Festivali ve Yarışması düzenlenecektir. 2015 yılında 5'nci Eskişehir ve 1'inci Mardin Opera ve Bale Günleri gerçekleştirilmiştir. 2016 yılında bu etkinliklere ilaveten Trabzon'da da opera ve bale günleri düzenlenmesi planlanmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bakanlık olarak halk kültürünün yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması çerçevesinde de çalışmalarımız devam etmektedir. Somut olmayan kültürel miras alanında 2010 yılında başlatılan Bir Usta Bin Usta Projesi sonucunda on yılda bin yeni ustanın yetiştirilmesi hedeflenmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şimdi de turizm sektöründeki faaliyetlerimiz hakkında bilgi vermek istiyorum: Ülkemiz, 2014 yılı itibarıyla dünyanın en fazla turist çeken 6'ncı, Avrupa'nın 4'üncü ülkesi konumundadır. Hem dünyada hem de bölgemizde yaşanan ekonomik ve siyasal sorunlara rağmen 2015 yılında ülkemizi ziyaret eden turist sayısı 39 milyon 478 bin kişi olmuş ve ülkemiz 6'ncı sıradaki yerini korumuştur. 2015 yılında 31,5 milyar dolar turizm geliriyle ülkemiz dünyada 12'nci sırada yer almaktadır. Çevreye duyarlı turizm tesislerine verilen enerji destekleri kapsamında 2011 yılından itibaren 5.901 turizm tesisine toplam 215 milyon lira destek verilmiştir, 2016 yılında da desteklerimiz devam edecektir. Sağlık Turizminin Geliştirilmesi Programı kapsamında 73 adet termal turizm merkezi ve 3 adet kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgesiyle İlgili çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Mavi bayrak sıralamasında ülkemiz, 436 plajla dünyada 2'nci sırada yer almakta.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizin tanıtımı açısından Tanıtma Genel Müdürlüğümüzün sürdürdüğü faaliyetler kapsamında ülkemizin tüm zenginliklerini yansıtan "Home Off" konseptli tanıtım kampanyamız devam etmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Bakan, süreniz bitti.

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI MAHİR ÜNAL (Devamla) - Yirmi beş dakika olarak planlanmıştı Sayın Başkan.

BAŞKAN - Yirmi beş dakika oldu.

İsterseniz, toparlayabilirseniz diğer bakanın süresinden beş dakika alabiliriz.

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI MAHİR ÜNAL (Devamla) - Peki, teşekkür ediyorum.

BAŞKAN - Beş dakika daha uzatıyorum, buyurun.

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI MAHİR ÜNAL (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Tanıtım ve reklam, pazarlama faaliyetlerimiz dijital ve sosyal mecralarda kullanılarak, imaj, algı yönetimi açısından çalışmalarımız kapsamlı bir şekilde sürmekte.

Bildiğiniz gibi, 24 Kasımda Hükûmetimizin açıklandığı gün angajman kuralları gereği düşürülen bir Rus uçağıyla başlayan ve daha çok Antalya ilimizi ilgilendiren... Çünkü 4,5 milyon Rus turistin yüzde 75'i Antalya ilimize gelmekte. Bu çerçevede daha sonra maalesef, Sultanahmet patlaması ve Ankara patlamasıyla birlikte Türkiye'ye dönük bir imaj ve algı sorunu ortaya çıktı algısı... Çünkü maalesef, yurt dışında Türkiye'nin güvenlik açısından riskli ülke olduğu propagandası yoğun bir şekilde sürdürülüyor. Hem özel sektörle birlikte sürdürdüğümüz hem Ekonomi Bakanlığı, TİM, Dışişleri Bakanlığı, AB ve sektör temsilcileriyle birlikte yürüttüğümüz bir seferberlikle özellikle Türkiye'nin tanıtımı açısından ciddi bir çalışma içerisindeyiz çünkü turizm imaj ve algıdan ibarettir. Bu süre içerisinde, 24 Kasımdan itibaren hem Antalya'da yaptığımız sektör toplantılarıyla, daha sonra Ekonomi Koordinasyon Kuruluyla birlikte yürüttüğümüz çalışmalar ve sektörle birlikte bir çözüm ortağı gibi yürüttüğümüz çalışmalarla, geçtiğimiz günlerde, biliyorsunuz, turizm destek paketimizi açıkladık ve aslında bu süreç sadece bugüne dair değil, turizmimizde 2013'te başlayan, 2014 ve 2015'te bizim zorunlu olarak hem ürün çeşitliliği hem pazar çeşitliliği hem de güçlü bir destinasyon yönetimini gerektiren çalışmalarımız belli bir noktaya gelmişti.

Burada bir hususun altını çizmek istiyorum: Turizm, uluslararası ilişkilerde onarıcı ve iyileştirici bir etkiye sahiptir. Dünya Turizm Örgütü, turizmin uluslararası ilişkilerde bir yaptırım aracı olarak görülmesini doğru bulmaz çünkü uluslararası ilişkilerde sorun yaşansa bile aslında turizm nihayetinde bu ilişkilerde iyileştirici bir etkiye sahip. Rusya'nın turizmi bir yaptırım aracı olarak kullanması ve seyahat özgürlüğünü kısıtlaması da bu çerçevede bizim için uzun vadede bir sorun oluşturmaktan ziyade belli ürünlerimizi belli pazarlara bağımlı hâle gelmekten kurtarıcı bir etki oluşturacaktır.

Unutmamalıyız ki her kriz kendi içinde belli fırsatları barındırır ve şu anda yürüttüğümüz çalışmalarla hem turizmde ürün çeşitliliği açısından hem de yeni pazarlar ve bu yeni pazarlarda tanıtım faaliyetleri açısından Türkiye önemli çalışmalar yürütüyor ve önümüzdeki süreçte, buradan sektör temsilcilerine de seslenmek istiyorum, açıkladığımız turizm destek paketinin devamı olarak -çünkü bu sadece telafi edici tedbirleri içermekteydi- aynı zamanda şu anda yaptığımız çalışmalarla yapısal tedbirler konusunda da çok ciddi mesafe katetmiş durumdayız. Önümüzdeki günlerde yapısal tedbirlerimizi de sektörle paylaşacağız.

Şu anda özellikle rezervasyonlardan yola çıkarak 2016 sezonuna dönük bir kara tablo çizmek doğru değildir çünkü bir psikolojiyi ve algıyı yönetiyoruz. Bir türbülans oluşabilir. Bu türbülanstan sektörümüzle birlikte Hükûmetimizin desteği ile rahat bir şekilde geçeceğimize inanıyorum. Bu çerçevede gösterdiğiniz sabır ve sağduyu için hepinize teşekkür ediyorum. Sayın Başkan, ayrıca sizin de anlayışınıza teşekkür ediyorum.

Genel Kurulu saygılarımla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)