Konu:2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2014 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 4'üncü tur görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:49
Tarih:01/03/2016


2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2014 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 4'üncü tur görüşmeleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AK PARTİ GRUBU ADINA ADNAN BOYNUKARA (Adıyaman) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yargıya ilişkin tartışmaların sağlıklı bir zeminde yürütüldüğünü söylemek oldukça güç. Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı eksik bilgilerin ve ezberlerin yaygın olduğu alanlardandır.

82 Anayasası'yla getirilen sistemin yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığında oluşturduğu sorunları gidermek için AK PARTİ önemli çalışmalar yaptı. Bu bağlamda yapılan düzenlemelerin bir kısmını hatırlamakta fayda var. 2003 yılına kadar olan dönemde hâkim ve savcıların eğitimi Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmekteydi, 2003'te yargı paydaşlarının tümünün katılımıyla oluşturulan, kurulan Adalet Akademisi bu görevi aldı. Bu, yargıçların eğitim süreçlerinin bağımsızlığı açısından önemli bir kriterdi. 2004 yılına kadar olan dönemde Adalet Bakanının savcılara talimat verme yetkisi vardı, 2004 yılında yapılan yasal düzenlemeyle Adalet Bakanının savcılara talimat verme yetkisi kaldırıldı. Hâkim ve savcıların terfi süreleri kısaltıldı. Yüksek mahkemelerin hâkim ve savcılara dosya üzerinden not verme usulü kaldırıldı. Hâkim ve savcılar hakkındaki müfettiş raporları şeffaf hâle getirildi. Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'yla hâkim ve savcıların haklarındaki teftiş raporları ve hâl kâğıtlarıyla ilgili olarak bilgi alma, itiraz etme ve dava açma hakkı getirildi. Hâkim ve savcı adaylığı mülakatı objektif bir yapıya kavuşturuldu. Mülakat sınavını yapan kurula ilk defa Yargıtay ve Danıştaydan üye alındı. Yazılı sınavın etkisi artırıldı, mülakatın etkisi azaltıldı. Sekretaryası Adalet Bakanlığı tarafından yürütülen HSYK, 2010'da yapılan Anayasa değişikliğiyle kurumsal olarak bağımsız, geniş tabanlı ve demokratik temsile uygun biçimde yeniden yapılandırıldı. Hâkim ve savcılara ilişkin daha önce Bakanlık uhdesindeki yetkilerin tümü HSYK'ya devredildi. Bunların tümü, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının sağlanmasında evrensel ilkelere uyumlu çalışmalardır, Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliğinin yargıya ilişkin temel tavsiyelerine uygun düzenlemelerdir.

Değerli milletvekilleri, 2010 yılında gerçekleştirilen referandumla sadece yüksek mahkemelerden gelen üyelerden oluşan HSYK'nın geniş tabanlı olarak yeniden yapılandırılması sağlanmıştı. Bu değişiklik yargı sistemimizde demokratik değişim için önemli bir fırsattı ancak bu değişiklik iki farklı nedenle tam anlamıyla hayata geçmedi. Birincisi, CHP'nin ilgili düzenlemeyi Anayasa Mahkemesine götürmesiydi. Anayasa Mahkemesi bu düzenlemenin seçim sistemini bozmuştu, bu, çoğulcu bir yapının oluşmasını engelledi. İkincisi ise tek tipçi ve yargı sistemini enfekte eden örgütlü yapılanmaydı. Ancak 2014 yılında yapılan seçimle hâkim ve savcıların özgür iradeleriyle oluşturdukları birliktelik bu iki hususun neden olduğu olumsuzlukları azalttı.

Anayasa değişikliği üzerinde siyasi partiler arasında sağlanacak uzlaşmayla HSYK yapısı yeniden ele alınmalıdır. Avrupa ülkeleri parlamento iradesini HSYK yapısına yansıtmaktadır; Belçika, Fransa, Hollanda, İsveç, İtalya, Polonya, birçok ülkeyi saymak mümkün. Ülkemizde de HSYK üyelerinin bir kısmının Parlamento tarafından, bir kısmının yüksek mahkemelerce, bir kısmının Cumhurbaşkanımız tarafından, bir kısmının hâkim ve savcıların kendi meslektaşları arasından seçilmesine uygun yapılacak düzenlemenin olumlu olacağı açıktır. Bu sistem, iddia edildiği gibi yargıyı siyasallaştırmayacak, tam aksine bağımsızlığını ve tarafsızlığını güçlendirecektir. Üzerinde durulabilecek konulardan birisi de hâkimler yüksek kurulu ile savcılar yüksek kurulu ayrımının yapılmasıdır. Hâkim ve savcıların aynı statüde değerlendirildiği hiçbir Avrupa ülkesi yoktur. Dolayısıyla, bu düzenlemenin Avrupa standartlarına uygun olacağı açıktır. Sonuçta, bunlar, üzerinde konuşulması gereken önerilerdir.

Değerli milletvekilleri, yargının, siyasetteki iklim değişimlerine paralel olarak kurtarıcı misyon üstlenmemesi, hakem olma vasfını yitirmemesi, sivil siyaset alanını daraltma mücadelesinde rol almaması, bireyi devlete, özgürlüğü güvenliğe, adaleti statükoya feda etmemesi hayati derecede önemlidir.

Bu düşüncelerle, bütçenin hayırlı olmasını diliyor, teşekkür ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)