Konu: 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2014 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı 1'inci Tur Görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:46
Tarih:27/02/2016


2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2014 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı 1'inci Tur Görüşmeleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Mersin) - Evet, çok haklısınız.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Başbakanlığın 2016 yılı bütçe kanun tasarısının görüşülmesi vesilesiyle heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Eski Başbakanlarımızdan Profesör Doktor Necmettin Erbakan'ı da rahmetle anıyorum.

Bugün burada Başbakanlık, Millî İstihbarat Teşkilatı, Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye İnsan Hakları Kurumu ile Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansını temsilen konuşmamı yapacağım.

Türkiye, son on dört yılda her alanda çok büyük başarılara imza atmıştır. Ekonomiden demokratik hak ve özgürlüklere, eğitimden sağlığa, kamu yönetiminden sosyal politikalara kadar pek çok alanda çok önemli gelişmeler sağlanmıştır. Kronik olarak bilinen ve yıllarca konuşulan, özellikle AK PARTİ hükûmetleri öncesi yıllarca konuşulan birçok mesele yine hükûmetlerimiz döneminde çözülmüştür.

AK PARTİ hükûmetleri, cumhuriyet tarihinde hiçbir partiye nasip olmamış bir kurumsal sürekliliğe, reform hafızasına ve tecrübesine sahiptir. Hükûmetimiz, bu engin ve sağlam tecrübeden hareketle Türkiye'nin 2023 hedeflerine doğru hızla ilerlemesini sağlamaktadır. Önümüzdeki dönemde de ülkemizi zenginleştiren, demokratik standartlarını yükselten, ülkemizin itibarını daha da artıran politikalarla daha güçlü bir Türkiye için milletimizden aldığımız yetkiyi yine milletimizin huzuru, saadeti ve refahına yönelik hizmetlerde kullanacağız. 64'üncü Hükûmet olarak, dünyanın ve ülkemizin değişen şartları ve 2023 vizyonumuz çerçevesinde kritik alanlarda yapacağımız reformlarla milletimizin bize verdiği emanete en güçlü şekilde sahip çıkacağız. Bugünün ihtiyaçlarına cevap vermenin ötesinde, geleceğin Türkiye'sini inşa etmek için çaba sarf edeceğiz. Reformlarımız sonucunda daha özgür, daha demokratik, daha rekabetçi ve insan odaklı bir anlayış içerisinde refahını yükselten ve daha adil bir gelir dağılımına sahip bir Türkiye'ye ulaşma idealini sürdüreceğiz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 64'üncü Hükûmet Programı'nda açıkladığımız gibi, demokratikleşme ve adalet, eğitim, kamu yönetimi, kamu mali yönetimi ve reel ekonomide köklü dönüşüm ile öncelikli dönüşüm programları olmak üzere altı temel alanda reformlarımızı yoğunlaştıracağız. Hükûmetlerimiz döneminde en önemli reform alanlarından biri olarak görülen demokratikleşme konusunda Türkiye'nin kronikleşmiş pek çok meselesi milletimizin beklenti ve ihtiyaçları doğrultusunda çözümlenmiş, güçlü bir hukuk devleti olma yolunda önemli adımlar atılmıştır. Antidemokratik uygulamalar, hukuksuzluk, temel insan haklarına karşı işlenen cürümler, millî irade ve Meclisimizin üzerinde tesis edilen vesayetler ortadan kaldırılmıştır. Önümüzdeki dönemde de herkesin inandığı gibi yaşayabileceği, fikirlerini özgürce ifade edebileceği, refaha katkıda bulunduğu ve refahtan hak ettiği payı aldığı, emniyet ve huzur içerisinde yaşayan, şeffaflığın ve hesap verebilirliğin esas alındığı bir toplum olma yolunda var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.

Önemli reform alanlarımızdan bir tanesi de eğitim. İktidarlarımız döneminde eğitim alanındaki temel altyapı ve erişim sorunları önemli ölçüde çözülmüştür. Eğitim, insani kalkınma hedefimizin temelini oluşturmaktadır. Hükûmet olarak eğitimi uzun vadeli bir bakış açısıyla geleceğimize yatırım yapmak olarak kabul ediyor, insanımızın yaşam kalitesini yükselten, ülkemizin insan kaynağını çağdaş dünyayla rekabet edebilir donanıma kavuşturan ve hayat boyu süren bir süreç olarak görüyoruz.

Kamu yönetiminde de yine önemli düzenlemelerimiz ve yeni dönemde söz konusu olacak olan çalışmalarımız var. İyi işleyen, şeffaf ve hesap verme sorumluluğu olan kamu yönetimi, aynı zamanda ekonominin ve sivil toplumun da gelişimine öncülük eder. Önümüzdeki dönem her alanda olduğu gibi kamu yönetimi alanında da kalitenin ön plana çıktığı bir dönem olacaktır.

Kamu mali yönetimi de önemli alanlarımızdan biridir. Bu alanda da önemli reformları gerçekleştireceğiz. Bugüne kadar gerçekleştirilen yapısal reformlar ve güçlü düzenlemelerle bir yandan ekonominin kırılganlığı azaltılırken diğer yandan da piyasaların rekabetçi bir ortamda serbestçe işleyişi sağlanmıştır. Son on dört yılda mali disiplinin, güçlü büyüme performansının ve enflasyondaki düşüşün eş zamanlı olarak gerçekleştirilebileceği ortaya konulmuştur. Bu başarının devam ettirilebilmesi için kamu kaynaklarının kullanımında verimlilik ve etkinliğin artırılması ve mali disiplinin sağlanması zorunlu olan hususlardır. Bu çerçevede çok sayıda tedbir alınmış, ayrıca yapısal reformlar da aşamalı olarak uygulanmaya başlanmıştır.

Reel ekonomide köklü dönüşüm bir başka reform alanımız. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ekonomide hedefimiz güven ve istikrar olacaktır. Önümüzdeki yıllarda sağlayacağımız yüksek büyümenin öncüsü yine özel sektörümüz olacaktır. Hükûmet olarak özel sektörümüzün önünü açacak politikaları uygulamaya devam edeceğiz. Bunun için makroekonomik istikrarın yanında mal ve hizmet sektörlerinde verimlilik artışlarını getirecek, kalite ve rekabet gücünü artıracak reformlarımızı sürdüreceğiz. Her alanda olduğu gibi ekonomi alanında da yeni bir döneme giriyoruz. Bu dönemde bir yandan makroekonomik istikrar ve kazanımlarımızı güçlendirirken diğer yandan da mikroekonomik ve sektörel dönüşümlere odaklanacağız. Son on dört yılda üst-orta gelir grubuna yükselttiğimiz ülkemizin, yüksek gelir grubu ülkeler arasına girmesi de temel hedeflerimiz arasında yer almaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 1 Kasım seçimleri öncesi Hükûmetimiz, daha doğrusu AK PARTİ tarafından vatandaşlarımıza, milletimize vaatlerimiz söz konusu oldu. Bunları seçim meydanlarında vatandaşlarımızla, milletimizle paylaştık ve bunların her birini 1 Kasım seçimleri sonrası Hükûmetimiz kurulur kurulmaz, 10 Aralık tarihi itibarıyla, Sayın Başbakanımız açıkladı ve bir takvim programı çerçevesinde açıkladı. Bir yıl içerisinde gerçekleştireceğimiz vaatlerimizi ve reformlarımızı teker teker ortaya koydu. Aslında biz şunu söylemek istedik, dedik ki: "Evet, biz milletimize sözümüzü verdik, ne vadetmişsek, neyi söylemişsek sonuna kadar arkasındayız ve o vaatlerimizi teker teker hem de üç aylık kısa bir süre içerisinde gerçekleştireceğiz." Ve neticede, 21 Aralık itibarıyla eylem planımız yürürlüğe girdi. Aşağı yukarı iki aylık süre içerisinde, seçim mahallinde vermiş olduğumuz vaatlerin yüzde 82'sini şu an itibarıyla tamamlamış durumdayız. Evet, iki aylık süre içerisinde vaatlerimizin yüzde 82'sini tamamladık ve bu ay sonu itibarıyla, daha doğrusu mart ayı sonu itibarıyla kalan yüzde 18'lik kısmını da tamamlayacağız ve üç aylık süre içerisinde, söz vermiş olduğumuz ne varsa hepsini yerine getirmiş olacağız. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Diğer bir alan ise reformlarımız. Evet, aslında yapacağımız reformlar dört yıllık bir süreci kapsıyor ancak bir yılda gerçekleştireceğimiz reformları biz eylem planımıza koyduk. Üç ayda, altı ayda ve bir yıllık süreçte hangi reformları gerçekleştireceğiz, hangi eylemlerimiz söz konusu olacak bunları teker teker kamuoyuyla paylaştık.

Biz kendimize güveniyoruz. Biz, neyin sözünü vermişsek her birini teker teker gerçekleştireceğiz. Üç aylık program kapsamında 20 eylemimiz bulunuyor, yine reform çerçevesinde yer alan 20 husus. Bunların 10 adedini bugün itibarıyla yine gerçekleştirmiş durumdayız. İnşallah, mart sonu itibarıyla bu reformlarımızın da tamamını gerçekleştirmiş olacağız.

Değerli arkadaşlar, yine bildiğiniz gibi, Hükûmetimizin hemen kurulmasından sonra, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez, yatırım ortamının iyileştirilmesinden ve reformlardan sorumlu bir başbakan yardımcılığı oluşturuldu ve bu görev bana Sayın Başbakanımız tarafından verildi, bu çerçevede de çalışmalarımızı yoğun bir şekilde yürütüyoruz. İlk iş olarak Reformların Koordinasyonu ve İzlenmesi Kurulunu oluşturduk. 9 bakanımızın yer aldığı bu Kurul, bugüne kadar tam 9 kez toplanmıştır ve -özellikle Meclisimize sevk etmiş olduğumuz kanun tasarıları da dâhil- çok sayıda kanun tasarısı üzerinde yoğun bir çaba ve çalışma sarf etmektedir.

Müsaade ederseniz, bu üç aylık program kapsamında gerçekleştirmiş olduğumuz reformlara ve hangi amaca yönelik olarak biz bu reformları gerçekleştirmek istiyoruz, bu konulara kısa da olsa değinmek istiyorum. En önemli alanlarımızdan bir tanesi, biliyorsunuz, imalat sanayi. Buradaki temel hedeflerimizden bir tanesi, özellikle gayrisafi yurt içi hasıla içerisindeki imalat sanayisinin payını daha da artırmak, daha da yükseltmek ki özellikle katma değeri yüksek ürünlerin ihracatını artırarak gerçekten Türkiye'nin 2023 hedeflerine ulaşmasını sağlamak. Tabii, bu çerçevede özellikle sanayi işletmelerimizin rekabet gücünün artırılması, maliyetlerinin düşürülmesi ve üretim eksenli bir politika benimsenmesi temel amaçlarımız arasında yer alıyor. İşte, bu anlayış içeresinde, şu anda üretimi artırmaya yönelik üretim eksenli bir kanun tasarısını Hükûmetimiz hazırlıyor, önümüzdeki günlerde bunu sizlerin huzuruna getireceğiz.

Yine, özellikle sanayimiz açısından, yatırımcılarımız açısından, işletmecilerimiz açısından son derece önem arz eden bir başka önemli husus da kalkınma bankacılığı konusu. Özellikle yatırımın teşviki ve proje bazında finansman sağlayan mekanizmaların oluşturulması için biz kalkınma bankacılığına çok önem veriyoruz, Kalkınma Bankasını bu çerçevede yeniden yapılandıracağız ve özellikle yatırımcılarımızın önünü açabilecek bir finansman mekanizmasına inşallah dönüştüreceğiz.

Diğer taraftan, özellikle yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik önemli düzenlemelerimiz olacak. İnşallah önümüzdeki günlerde yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik bir paketi sizlerin huzuruna getireceğiz ve bu kapsamda şirket kurma, şirketlerin tasfiyesi, karar alma süreçlerinin hızlandırılması, özellikle arsa maliyetlerinin düşürülmesi, yatırım ortamının daha da iyileştirilmesine yönelik düzenlemelerimiz olacak. Bu düzenlemeleri de sizlerle paylaşacağız.

Yine, üç aylık reform programımız kapsamında bulunan ve sanayi işletmelerimiz için önem arz eden bir düzenlemeyi gerçekleştirdik. Nedir bu diyecek olursanız, özellikle sanayi işletmelerinin makine ve teçhizat için kullandıkları kredilerden alınan yüzde 5'lik banka ve sigorta muameleleri vergisini, yine bildiğiniz gibi, sizlerin de onayıyla kaldırdık. Bundan sonraki süreçte, elbette hem yatırım ortamının iyileştirilmesi hem de sanayimizin daha da güçlenmesi, katma değeri yüksek ürünlerin üretimine yönelik düzenlemeleri sizlerin huzuruna getireceğiz.

Yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik bir başka düzenleme daha yaptık, o da geçmişte müsteşarlar düzeyinde olan kurul üyeleri, Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Kurul üyeleri bakanlar düzeyine çekildi ve bu kurulda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı, TÜSİAD Başkanı, MÜSİAD Başkanı, DEİG Başkanı, TİM Başkanı ve YASED Başkanı da kurul üyesi olarak yer aldı. Bu çerçevede, biz, bir taraftan kamu diğer taraftan özel kesim bir araya gelip yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik önemli kararlar alacağız ve sizlerin huzuruna getireceğiz.

Bir başka önemli düzenleme, İstanbul Tahkim Merkezinin faaliyete geçmesi. Yine, bu iki aylık program çerçevesinde gerçekleştirdiğimiz bir başka eylem. Özellikle işletmelerimiz, tahkim için Londra'ya, birçok ülkenin başkentine gitmek zorunda kalıyorlardı. Tahkim, bir anlamda işletmelerimiz için yurt dışında gitmek zorunluluğunu gerektiriyordu ancak İstanbul Tahkim Merkezini kurduktan sonra -ki, faaliyete geçti- artık kamu kurumlarımız, işletmelerimiz, yatırımcılarımız yurt dışına gitmeden İstanbul Tahkim Merkezinde tahkimle ilgili problemleri için başvuruda bulunabilecekler ve tüm işlemleri İstanbul'da gerçekleştirebilecekler. Bu, sadece ülkemizde bulunan firmalara yönelik de değil, yurt dışında bulunan firmalar da İstanbul Tahkim Merkezine başvurabilecek. Nitekim, 18 Aralık 2015 tarihinde Dubai'de yerleşik bir şirketin ilk davasını İstanbul Tahkim Merkezi kabul etmiştir.

İhracatımız son derece önemli. On dört yıllık sürece baktığımızda, aşağı yukarı ihracatımızda 5 katlık bir artış olduğunu görüyoruz. Ancak bu ihracat rakamları bizler için elbette yeterli değil. Bizim hedefimiz çok daha büyük. Özellikle 2023 hedeflerini gerçekleştirme yönünde önemli adımlar atmamız gerekiyor. G20 zirvesinde alınan bir karar var, o karar da ticaretin kolaylaştırılmasına yönelik yapılan anlaşmanın ülkelerin, taraf olan ülkelerin parlamentolarında onaylanması. Evet, sizler de özellikle Ticaretin Kolaylaştırılması Anlaşması'nı geçtiğimiz günlerde onayladınız. Bu anlaşmayla, özellikle ihracat sürelerinde ciddi azalmalar söz konusu olacak ve ihracat maliyetlerinde de yüzde 9 ile yüzde 23 arasında değişen yine düşüşler söz konusu olacak. Biz bu anlaşmayı çok önemsiyoruz, biz de tarafız, Türkiye Büyük Millet Meclisi de bu anlaşmayı onayladı, şu ana kadar 69 ülke bu anlaşmayı onaylamış durumda.

Bir başka önemli alanımız, tasarrufların artırılması konusu, ki hem iktidarıyla hem de muhalefetiyle sık sık konuştuğumuz, tartıştığımız meselelerden bir tanesi. Aşağı yukarı yüzde 15'ler seviyesinde olan tasarruf oranımızı yüzde 20'lerin üzerine çıkarmak zorundayız. Dolayısıyla, tasarruf oranımızı artırmaya yönelik de bazı tedbirlerimiz var. Bunların başında, bireysel emeklilikte otomatik katılım sisteminin uygulamaya konulması, ki bununla ilgili pilot çalışmamızı tamamladık. Altı aylık süreçte tamamlanması gereken bir eylemimiz, ancak çalışmalarımızı bu aşamada önemli ölçüde tamamlamış durumdayız.

Diğer taraftan, yine bu iki aylık süreçte gerçekleştirdiğimiz tasarrufların artırılması için son derece önem arz eden iki husus var: Bunlardan bir tanesi konut hesabı uygulaması, diğeri ise çeyiz hesabı uygulaması. Konut hesabı uygulamasında, 15 bin liraya kadar, eğer herhangi bir vatandaşımız bankaya konut almak amacıyla bir hesap açtırır ve bankada belirli miktar bir para biriktirirse, bunun yüzde 20'sini devlet tarafından karşılayabileceğiz. Maksimum 15 bin liralık bir destek söz konusu olacak. Çeyiz hesabında da yine benzer yöntemle 5 bin liraya kadar devlet desteği verilebilecek ve bu şekilde, biz, özellikle tasarrufların artırılması konusunda önlemler almaya önümüzdeki günlerde de devam edeceğiz.

Değerli arkadaşlar, yine reform programımız kapsamında olan ve çok önem arz ettiğimiz bir başka konu da çalışma hayatı ve iş gücü piyasalarına yönelik. Yine, bildiğiniz gibi, özellikle istihdam oluşturma alanında, Türkiye dünyanın en başarılı ülkeleri arasında yer almıştır. Son yedi yılda 7 milyon ilave istihdam sağlayan ender ülkelerden bir tanesidir. Avrupa Birliğinin 28 ülkesine baktığınızda, son yedi yılda 28 ülkenin bütününe, tüm nüfus olarak baktığınızda, bırakın ilave istihdam sağlamayı, 350 bin civarında istihdamda bir azalma olduğunu görüyoruz. Sadece geçen yıl -dün Sayın Başbakanımız da ifade etti- 1 milyon ilave istihdam sağladık. Dolayısıyla, istihdam alanında son derece başarılı bir performans sergiliyoruz, elbette bugüne kadar almış olduğumuz tedbirlerin bunda önemi oldukça yüksek.

Çalışma hayatı ve iş gücü piyasalarına yönelik, aslında gündeme getirmem gereken bazı hususlar var. Bunlardan bir tanesi işletmelerimizin rekabet gücünün artırılması, olmazsa olmazlarımız arasında yer alan bir husus. İkinci önemli husus, tabii ki işçilerimizin hakkının korunması yani güvenceli istihdamın sağlanması hususu. Üçüncü olarak da elbette istihdamı artırmak. İşte, çalışma hayatı ve iş gücü piyasalarına yönelik bu üç temel ilke çerçevesinde çalışmalarımızı gerçekleştirdik.

Türkiye'yi gelişmiş ülkeler ve OECD ülkeleriyle kıyasladığımızda, özellikle iş gücü piyasalarında oldukça katı bir yapısı olduğunu görüyoruz yani esnekliğin oldukça düşük olduğunu görüyoruz. Özellikle kamuoyunda esnekliğin artırılmasının sanki işçilerimizin aleyhine bir gelişmeymiş gibi gösterilmesi de son derece anlamsız diye düşünüyorum. Çünkü, iş gücünde esneklik olarak getirilen düzenlemeler kayıt dışılığı azaltıcı, iş güvencesini artırıcı, hatta sendikalaşmayı artırıcı düzenlemelerdir.

MUSA ÇAM (İzmir) - Doğru değil Sayın Bakan.

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Bunu her bir ortamda, her bir platformda çok açık ve net olarak sizlerle tartışmaya hazırım.

MUSA ÇAM (İzmir) - Biz de hazırız.

YAKUP AKKAYA (İstanbul) - Kiralık işçi işçi simsarlığı!

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Kayıt dışılık konusunda ise şunu ifade edeyim: Bugüne kadar çok önemli başarılar elde ettik. Bakınız değerli arkadaşlar, 2002 yılında kayıt dışılık oranı yüzde 52,1'dir, bugün yani 2015 sonu itibarıyla kayıt dışılık oranı yüzde 32,6'dır.

ERHAN USTA (Samsun) - Bu çalışma kimin Sayın Bakan? Hollandalı bilim adamının çalışmasını söylüyorsunuz. Dejenerik bir çalışma. Türkiye'nin bir çalışması yok. Bir çalışmanız var mı?

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Bu kayıt dışılık oranı önümüzdeki günlerde daha da düşecektir diye düşünüyorum.

YAKUP AKKAYA (İstanbul) - 6 milyon asgari ücretli!

MUSA ÇAM (İzmir) - Onu esnekleştirerek çözemezsiniz.

ERHAN USTA (Samsun) - Bir çalışmanız var mı Sayın Bakanım? Schneider'in çalışmasını söylüyorsunuz!

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Gelelim değerli arkadaşlar, yine Türkiye Büyük Millet Meclisine sunmuş olduğumuz esneklikle ilgili, çalışma hayatıyla ilgili yasa tasarısına. Bununla ilgili olarak şunu arz etmek istiyorum: Süreklilik arz etmeyen işlerde genellikle kayıt dışı çalışan vatandaşların kayıt altına alınarak sosyal güvenceli bir şekilde istihdam edilmeleri sağlanacaktır. Dönemsellik arz eden iş artışları hâlinde, en fazla dört ay süreyle, özel istihdam bürosu aracılığıyla geçici iş ilişkisi kurulabilecektir. Nedir bu?

YAKUP AKKAYA (İstanbul) - 4+4 Sayın Bakan...

MUSA ÇAM (İzmir) - Tam bir kölelik, tam bir kölelik!

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) -"Bu nedir?" diye soracaksınız, onu söyleyeceğim.

YAKUP AKKAYA (İstanbul) - Dört ay değil Sayın Bakan.

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Müsaade edin açıklayayım.

YAKUP AKKAYA (İstanbul) - Dört ay değil, dört ay değil!

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Şimdi düşünün değerli arkadaşlar, şekerleme imalathaneniz var ve bir bayram öncesi çok yoğun bir talep var. 50 işçi çalıştırıyorsunuz veya 20 işçi çalıştırıyorsunuz, hiç fark etmez. Bayram öncesi kısa süreli eleman çalıştırma zorunluluğumuz var. Şu anki çalışma sistemi nasıl? Şu anki çalışma sistemi şu: Bu işletmeler bu elemanları çalıştırıyorlar ama nasıl çalıştırıyorlar? Kayıt dışı çalıştırıyorlar. İşte bu özel istihdam büroları vasıtasıyla şu olacaktır: İki ay bile çalışsa özel istihdam büroları vasıtasıyla sigortalı olacaktır bu kişi, kayıt altına alınacaktır ve kayıt dışılığı azaltıcı, önemli bir unsur olarak ortaya çıkacaktır.

Diğer yandan, evde çalışma imkanı, tele çalışma imkânı, uzaktan çalışma imkânını da getiren bir düzenlemeyi sizlere sunduk.

Özellikle kadınlarımızın ve engellilerimizin kayıt altına alınması, bu tasarıyla gerçekleşecek olan hususların başında geliyor.

Yine, değerli arkadaşlar, kadınlarımızın iş gücüne katılımında önemli artışlar söz konusu olmuştur. Kadınlarımızın istihdamının teşvikine yönelik, biliyorsunuz, geçtiğimiz dönemlerde sigorta pirimi işveren paylarının ödenmesi gibi çok önemli düzenlemeler yaptık ve bunun sayesinde kadınlarımızın iş gücüne katılım oranında çok önemli bir artış gerçekleştirilmiştir. İşte yeni dönemde de sizlerin onayıyla, Mecliste, yine eylem planımız kapsamında yer alan bir başka düzenleme: Doğum nedeniyle ücretsiz izinde geçen süreler memuriyet kıdeminde değerlendirilecektir artık. Sizler bu düzenlemeye onay verdiniz.

Çalışan kadınların doğuma ilişkin izin ve haklarını yine bu yasa çerçevesinde güçlendiriyoruz. Doğuma bağlı olarak ilk çocukta iki ay, 2'nci çocukta dört ay, 3 ve daha fazla çocukta altı ay olmak üzere yarı zamanlı çalışacak ve tam ücret alacak. Ama çocuğu okula gidinceye kadar yarı zamanlı çalışma imkânı getiriyoruz. Düşünün bir devlet memuru, herhangi bir bakanlıkta çalışan devlet memuru. Bugün bu devlet memuru kadınımızı yarı zamanlı çalıştırabiliyor musunuz? Çocuğu var, çocuğuna bakmak istiyor, ne yapacak? Sabahtan öğleye kadar işine gidecek, öğleden sonra gidecek, çocuğuna bakacak, ta ki çocuğu okula gidene kadar. İşte bu düzenlemeyi yine bizler getirdik değerli arkadaşlar.

Bir başka önemli alan, özellikle demokratikleşme, temel hak ve hürriyetler alanında değerli arkadaşlar. İki önemli düzenlemeyi Meclisimizin huzuruna sunduk. Bunlardan bir tanesi kişisel verilerin korunması hakkındaki kanun tasarımız, bir diğer düzenlememiz ise insan hakları ve eşitlik kurumu kurulmasına yönelik kanun tasarımız.

Şimdi, bu tasarıya yönelik olarak, özellikle kişisel verilerin korunması tasarısına yönelik olarak şu ifade edildi, denildi ki: "Bu bir fişleme yasası." Biz bu yasa tasarılarını hazırlarken, şunu ifade edeyim, hem Avrupa Birliği müktesebatını hem de Avrupa Birliğinin değişik ülkelerini örnek alarak, oradaki uygulamaları, oradaki yasa tasarılarını dikkate alarak böyle bir düzenlemeyi hazırladık. Bu, özellikle kişisel verilerin korunmasına yönelik olarak hazırlamış olduğumuz tasarı bir fişleme değil, bilakis, fişlemenin tamamıyla panzehridir. Şunu söylüyoruz değerli arkadaşlar: "Kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemeyecek." ve kurmuş olduğumuz, kuracağımız yapı tamamıyla düzenleyici bir kurum olacak, düzenleyici ve denetleyici bir kurum olacak. Burada "Efendim, bu kurulun, oluşturulacak olan kişisel verilerin korunmasıyla ilgili kurumun kurulu Başbakan ve Cumhurbaşkanı tarafından atanıyor." şeklinde bir eleştiri geliyor.

Değerli arkadaşlar, bakınız, AB'ye üye ülkelerden size bazı örnekler vermek istiyorum: Avusturya, hükûmet öneriyor, devlet başkanı atıyor yani kurul üyelerini hükûmet öneriyor, devlet başkanı atıyor. Bir başka ülke Birleşik Krallık; burada yine hükûmet ve başbakan teklif ediyor, Kraliçe atıyor değerli arkadaşlar. Bir başka ülke İsveç; kurul üyelerinin tamamını hükûmet atıyor. Danimarka; kurul üyelerinin tamamını sadece adalet bakanı atıyor değerli arkadaşlar. Bir başka önemli ülke Hollanda; adalet bakanı öneriyor, Kral tarafından atanıyor.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Hileye başvuruluyor!

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Bir başka önemli ülke Finlandiya; adalet bakanı tarafından atanıyor. Elbette bazı ülkeler var; örneğin İtalya gibi, örneğin İspanya gibi, örneğin Almanya gibi. Bu ülkelerde de meclisin atadığı kurul üyeleri var, hükûmetin atadığı kurul üyeleri var, bir de devlet başkanının atadığı kurul üyeleri var yani bu üçlü yapı var ama ülkelerin çoğunluğuna baktığınızda ya hükûmet atıyor ya da devlet başkanı atıyor. Dolayısıyla, bu kurulun yapısını eleştirmek çok anlamlı değil diye düşünüyorum.

Önemli olan şudur değerli arkadaşlar: İşlevsel bağımsızlıktır. Biz hep bunu söylüyoruz, Avrupa Birliği de bunu söylüyor. O atama gerçekleştirildikten sonra o kurumun kendi içindeki işlevsel bağımsızlığıdır. Avrupa Birliği için de esas olan budur, işlevsel bağımsızlıktır.

Gelelim İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumuna. İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumundaki yapı da keza eleştiriliyor. "Bu Hükûmet ve Cumhurbaşkanı tarafından kurul üyeleri atanıyor." şeklinde bir eleştiri geliyor. Şimdi, bununla ilgili olarak size örnekler vermek istiyorum değerli arkadaşlar: Hollanda, kurul üyelerini adalet bakanı atıyor; İsveç, bakanlar kurulu atıyor; Fransa, ombudsmanı cumhurbaşkanı atıyor, üyeleri ise ombudsman seçiyor; Almanya, aile bakanı atıyor; Birleşik Krallık, ilgili devlet bakanı atıyor. Oradaki devlet bakanı, bir anlamda bizim bakan yardımcılığımıza eş değer olan bir makamdır. Şimdi, Avrupa Birliği ülkelerindeki örnekler bunlar. Bu atamalar gerçekleştiriliyor ses çıkmıyor ama Başbakanın ve Cumhurbaşkanının ataması eleştiriliyor.

MUSA ÇAM (İzmir) - Türkiye Avusturya değil, İngiltere değil Sayın Bakan!

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Değerli arkadaşlar, şunu söylemeliyim...

MUSA ÇAM (İzmir) - Burada nasıl atama yapılıyor, biliyoruz yani! Atamalar nasıl yapılıyor biliyoruz!

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Her ülkeyi anlatırım size.

ATİLA SERTEL (İzmir) - İngiltere'de anayasa yok ama gelenekler var, demokrasi var, etik değerler var!

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Şunu söylemek istiyorum: Bu kurumlarla ilgili olarak hesap verecek olan makam kim? Size soruyorum: Kim hesap verecek olan makam? İktidardır.

MUSA ÇAM (İzmir) - Yani, sadece iktidar mı, sadece yüzde 49 mu?

ERKAN AKÇAY (Manisa) - AKP hesap vermiyor!

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Hesap verecek olan iktidardır.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Hesap vermiyorsunuz!

ZEHRA TAŞKESENLİOĞLU (Erzurum) - Hesap veriyoruz, seçime gidiyoruz, yüzde 50 alıyoruz!

MUSA ÇAM (İzmir) - Hesap vermiyorsunuz!

HALİL ETYEMEZ (Konya) - Hesap veriyoruz.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Neyin hesabını veriyorsunuz?

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Nurettin Canikli, "Sayıştay raporları gelirse mahvoluruz." diyordu. Nerede, görünmüyor bugünlerde!

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, müdahale etmeyelim.

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Şu söyleniyor değerli arkadaşlar: "Efendim, sivil toplum kuruluşları atama yapsın." Sivil toplum kuruluşunun o kurum üzerinde hangi mesuliyeti var, sorarım size. Elbette, biz o sivil toplum kuruluşlarına danışacağız, o sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yapacağız, danışma kurulu oluşturacağız ama milletin seçmiş olduğu Hükûmet hesap vermek zorunda. Dolayısıyla, hesabı ben vereceksem, sorumluluğu da ben almak zorundayım. Ancak şunu da ifade edeyim: İşlevsel olarak bağımsızlığında herhangi bir aksama söz konusu olursa o zaman sizin de Hükûmete hesap sormanız gayet doğaldır, ben bunu söylüyorum ama sizin olaya bu açıdan bakmanız gerekir diye düşünüyorum.

MUSA ÇAM (İzmir) - RTÜK'ün hâli belli, TRT'nin hâli belli ya!

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Sayın Bilgen, "Türkiye İnsan Hakları Kurumu akreditasyon için ICC'ye başvurmadı çünkü Paris Prensipleri'ne uygun değil, yüzü yok." şeklinde bir ifade kullandı. 11 Ocak 2016 tarihinde gerekli tüm bilgi ve belgeleri hazırlayarak akreditasyon için ICC sekretaryasına başvuru yapılmıştır ve 9-13 Mayıs tarihleri arasında değerlendirme ilgili alt komisyonda yapılacaktır değerli arkadaşlar.

Şimdi, müsaade ederseniz, çok kısa olarak vaatlerimizden bahsetmek istiyorum. Gerçekten, bizim şu iki aylık süreçte gerçekleştirmiş olduğumuz vaatler, bunlara da değinmek istiyorum. Biz gençleri çok önemsiyoruz. Eğer bir ülkenin geleceğini görmek istiyorsanız mutlaka gençlere bakmak zorundasınız, gençlerin ne durumda olduğunu görmek zorundasınız. Dolayısıyla, gençlere yönelik çok sayıda düzenlemeyi şu iki aylık kısa sürede gerçekleştirdik değerli arkadaşlar. Proje karşılığı 50 bin lira karşılıksız destek verebilecek bir mekanizmayı oluşturduk. Genç bir kardeşimiz, üniversiteyi bitirmiş, projeni hazırla getir, 50 bin lira karşılıksız desteğini al. Bu konuda başarılı oldun, hemen arkasından, daha da büyütmek istiyorsun projeni, işletmeni büyütmek istiyorsun, al sana faizsiz 100 bin lira kredi, işletmeni büyüt.

"Kefalet problemim var." diyecek. Kefalet problemini de çözüyoruz, teminatının yüzde 85'ini Kredi Garanti Fonu karşılıyor. İşte böyle bir mekanizma oluşturduk gençlerimize yönelik.

ATİLA SERTEL (İzmir) - Kaç iş yeri açıldı Sayın Bakan?

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Yeni başladık. Değerli arkadaşlar, yeni başladık, insaf, el insaf, el insaf!

ATİLA SERTEL (İzmir) - Daha başladığınızda övünüyorsunuz Bakan.

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - El insaf, el insaf. İki aylık süreçte gerçekleştirdik biz bunları.

ATİLA SERTEL (İzmir) - Daha başlarken övünüyorsunuz da...

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Şimdi, elbette biz bunları halkımızla paylaşacağız...

BARIŞ YARKADAŞ (İstanbul) - Nerede bu dükkânlar Sayın Bakan?

ATİLA SERTEL (İzmir) - Sonunu görelim sonunu, sonunu görelim.

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - ...elbette paylaşacağız. Gururla anlatıyorum, övünçle anlatıyorum, bunlarla da gurur duyuyoruz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BARIŞ YARKADAŞ (İstanbul) - O zaman "Yapacağız." diye anlatın, "Yaptık." diye anlatmayın. Olmayan bir şeyi anlatmayın bize Sayın Bakan.

ATİLA SERTEL (İzmir) - Filmin sonunu görelim, filmin sonunu.

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - İş kuran gençlere üç yıl gelir vergisi muafiyeti getirdik. Bunu da gururla anlatıyoruz, gençlerimizle de gurur duyuyoruz.

BARIŞ YARKADAŞ (İstanbul) - "Getireceğiz." deyin. Nerede getirdiniz?

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Evet getirdik.

BARIŞ YARKADAŞ (İstanbul) - Hani nerede?

ATİLA SERTEL (İzmir) - Hani?

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Geçti yasa, haberiniz yok.

BARIŞ YARKADAŞ (İstanbul) - Dükkân yok.

ATİLA SERTEL (İzmir) - Bir tane iş yeri açılmamış.

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Yasa geçti haberiniz yok. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BARIŞ YARKADAŞ (İstanbul) - Yasa geçti de uygulama nerede?

ATİLA SERTEL (İzmir) - Bir tane açılmamış, siz söylüyorsunuz.

BARIŞ YARKADAŞ (İstanbul) - Bir tane dükkân gösterin bana. Kredi alıp dükkân açan bir genç söyleyin bana. Hep hayal, hep hayal!

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Şimdi şu beni üzüyor: Bu, Meclis Genel Kurulunda tartışıldı...

ATİLA SERTEL (İzmir) - Sayın Bakan, siz söylüyorsunuz siz.

İLKNUR İNCEÖZ (Aksaray) - Yasa geçti.

MEHMET UĞUR DİLİPAK (Kahramanmaraş) - Meclise gelsen haberin olurdu.

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - ...ve 75 bin lira kazanca kadar olan bir önerge de verildi ve bu, Genel Kuruldan geçti.

ATİLA SERTEL (İzmir) - Bir tane açılmamış.

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - E, sizin haberiniz yoksa ben ne yapayım, ben ne yapayım sevgili kardeşim!

ATİLA SERTEL (İzmir) - Ama işte açılsın da bir görelim yani, ne oluyor?

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Şimdi bir başka önemli husus, değerli arkadaşlar, ilk işe giren gençlerin ücreti bir yıl boyunca karşılanacak. Herhangi bir sertifika şartı aranmaksızın bir yıl boyunca İşbaşı Eğitim Programı'na katılanlara her bir fiilî gün için 50 Türk lirası ödeme yapacağız. Buna da başladık, başlattık bunu da. Bununla ilgili firmalar da başvurmaya başladı değerli arkadaşlar.

Bir başka önemli husus, lise, üniversite mezunu gençlerin genel sağlık sigortası giderleri iki yıl boyunca karşılanacak. Niye bunu yaptık? Bir genç üniversiteden mezun oluyor, iş arıyor. Bunun genel sağlık sigortasını kim ödeyecek? İşte iki yıl süreyle devletimiz ödeyecek, iş buluncaya kadar biz ödeyeceğiz. İşte biz gençlerimiz için çalışıyoruz, gençlerimize yönelik çok sayıda düzenlememiz var.

MUSA ÇAM (İzmir) - Geriye dönük borçları da silin dedik, yapmadınız.

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Ama zamanım çok az, sorularınıza cevap vermek isterim, onun için biraz da ona zaman ayıracağım. Kusura bakmayın, diğer vaatlerimize giremeyeceğim, çok kısa olarak sizin sorularınıza cevap vermek isterim.

Bunlardan bir tanesi, Sayın Sancar'ın özellikle Demokrasi Endeksi'yle ilgili bir açıklaması oldu. Bu çalışmayı yapan kim biliyor musunuz değerli arkadaşlar? Economist dergisi. Bir uluslararası kuruluş değil, uluslararası organizasyon değil, ki Economist dergisi, partimiz aleyhine, Hükûmetimiz aleyhine, Türkiye aleyhine beş altı yıldan beri inanılmaz bir propaganda yapıyor. Şimdi, ben buna mı inanırım? Bu derginin yapmış olduğu çalışmaya mı inanırım? Nasıl inanırım buna? Bunu kabul edebilmemiz mümkün değil değerli arkadaşlar.

Diğer taraftan, bir başka önemli husus Sayın Çam tarafından dile getirildi. "Sayın Sezer görev süresince 197 milyon, Abdullah Gül 745 milyon TL, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan göreve geldiğinden bugüne kadar 2,5 milyar lira harcamıştır." dedi. Değerli arkadaşlar, Sayın Cumhurbaşkanımızın görevi devraldığı günden bugüne kadar toplam harcama miktarına baktığımızda, örtülü ödenek de dâhil buna, 500 milyon liradır değerli arkadaşlar.

MUSA ÇAM (İzmir) - Ne kadar pardon?

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - İşte cevabı: 500 milyon lira. 2,5 milyar lira değildir.

MUSA ÇAM (İzmir) - Peki, itiraz edeceğim.

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Diğer taraftan...

MUSA ÇAM (İzmir) - Geçen yılki bütçeden ayrılan para ne kadar Sayın Bakan? Burada, belge burada!

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Şimdi, arkadaşlar, ben gerçekleşmeyi söylüyorum. Siz oradaki binde 5 rakamı üzerinden çarpıyorsunuz, 2,5 milyarı buluyorsunuz; siz fiilî gerçekleşmeye bakacaksınız.

MUSA ÇAM (İzmir) - Normal ayrılanı da söylüyorum, Plan Bütçeden geçeni de söylüyorum.

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Değerli arkadaşlar, sadece ve sadece örtülü ödenek dâhil 500 milyon liradır ve daha önceki dönemlerden daha azdır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Nasıl daha az!

MUSA ÇAM (İzmir) - Nasıl daha az! Çünkü gizli hesaplarda saklanıyor, gizli hesaplarda!

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen...

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Şimdi, diğer bir husus değerli arkadaşlar, Sayın Bilal Erdoğan alet edilerek tamamen gerçek dışı, yalan bir haber üzerinden Bulgaristan'a 1 milyar lira gönderildiği ifade edilmiştir.

ATİLA SERTEL (İzmir) - Sayın Bakan, kamuoyunu yanlış bilgilendirmeyin. Sayın Bakan, ayıp, gerçekten ayıp!

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Bu tamamıyla asılsızdır, tamamıyla yalandır ve iftiradır sevgili kardeşlerim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

ATİLA SERTEL (İzmir) - Sayın Bakan, yanlış, yanlış yapıyorsunuz!

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Son olarak şunu söylemek istiyorum değerli arkadaşlar, özellikle tutuklu ve hükümlü bulunan gazetecilere yönelik: 64 basın mensubunun ceza infaz kurumlarında bulunduğu ifade ediliyor. Belirtilen şahıslardan, bu 64 kişiden sadece 3'ünün basın kartı bulunuyor değerli arkadaşlar, sadece 3'ünün basın kartı bulunuyor. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

ATİLA SERTEL (İzmir) - Ne fark eder Sayın Bakan?

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Şimdi, basın kartı bulunan Yaşar Oflaz kaynak göstermeksizin yeniden yayın suçundan Afyonkarahisar Açık Cezaevinde hükümlü olarak bulunuyor. Diğer 63 kişi ise silahlı örgüte üye olma, silahlı yağma, kasten öldürme, uyuşturucu madde ticareti...

ATİLA SERTEL (İzmir) - Sayın Bakan, karıştırıyorsunuz, biz onlardan söz etmiyoruz!

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - ...zimmet, resmî belgede sahtecilik ve dolandırıcılık gibi nitelikli ve yüz kızartıcı suçlardan dolayı ceza infaz kurumlarında tutuklu ve hükümlü olarak bulunmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ATİLA SERTEL (İzmir) - Biz onlardan söz etmiyoruz, çok yanlış yapıyorsunuz çok. Biz onlardan söz etmiyoruz Sayın Bakan!

BAŞBAKAN YARDIMCISI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)