Konu: 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2014 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 1'inci tur görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:46
Tarih:27/02/2016


2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2014 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 1'inci tur görüşmeleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AK PARTİ GRUBU ADINA İSHAK GAZEL (Kütahya) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Değerli milletvekilleri, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Konuşmama, vefatının 5'inci yılı münasebetiyle, eski Başbakanlarımızdan ve benim ve milyonlarca kişinin üzerinde emeği olduğuna gerçekten inandığım Profesör Doktor Necmettin Erbakan'ı anarak başlamak istiyorum. Erbakan Hocanın hayatı incelediğinde herhâlde çıkarılacak en büyük ders siyasetin meşru ve barışçıl sınırlar içerisinde gerçekleştirilmesinin önemidir. O, hayatı boyunca sivil siyaset dışında bir yöntem benimsememiş ve tavsiye etmemiştir. Nitekim, Refah Partisinin kapatıldığı gün, kapatma olayı haksız bir şekilde cereyan etmiş olmasına rağmen yaptığı basın açıklamasında bu olayı tarihin seyri içerisinde bir nokta mesabesinde bile önemi haiz olmayan bir olay olarak değerlendirip o dönem, 28 Şubat ortamında, kitlelerin, Refah Partisine gönül vermiş milyonlarca insanın sokağa çıkmasını engellemiş ve büyük bir devlet adamı örneği göstermiştir. Erbakan Hocanın o günlerde yapmış olduğu bu tavsiyenin anlamı ve ne kadar önemli olduğu 2013 yılının Mayıs ayından beri ülkemizde cereyan eden olaylar göz önünde bulundurulduğunda bir kere daha anlaşılmaktadır. Azimli bir dava adamı, öncü bir lider, bereketli bir okul olan Erbakan Hocayı rahmetle anar, mahşerde buluşmayı ümit ederim. Ruhu şad, mekânı cennet, davası muzaffer olsun.

Değerli milletvekilleri, devletin egemenliğine dayanan hukuki faaliyetleri üç grupta toplanır: Yasama, yürütme ve yargı. Yargılama erki ve mahkemelerin bağımsızlığı, klasik demokrasilerin en büyük, en temel ilkelerinden birisidir. AK PARTİ olarak adaleti mülkün temeli ve hukuk devletinin esası olarak görmekteyiz. Bizim için adalet, hukukun üstünlüğüne dayalı, herkesin güven duyduğu, her türlü güç odağından bağımsız, tarafsız, vatandaşın taleplerine hızlıca cevap veren bir yapıda olmalıdır. İktidarımız boyunca da bu ilkeleri göz önünde bulundurarak uluslararası standartlarda ve demokratik usullerde işleyen bir yargı sisteminin oluşturulması için gerekli adımları atmış bulunuyoruz. Bu anlamda idari yargı da kamu gücüyle donatılmış imtiyazlı idarenin yargısal denetimi ve bireylerin hak ve özgürlüklerinin etkili bir şekilde korunması için gerçekten önemli bir görev ifa etmektedir.

Ağır işleyen yargı sistemi nedeniyle toplumda önemli bir duyarlılık oluştuğunun farkındayız. Bunu çözmek için geçmişte gerekli adımları attık, Yargıtayın ve Danıştayın daire sayısını ve üyelerini artıran adımlar attık. Bu anlamda istinaf sistemi de Hükûmetimizce atılmış çok önemli bir adımdır. Bu konuda Adalet Bakanlığımızın yapmış olduğu çalışmaların çok önemli bir aşamaya geldiğini de memnuniyetle takip etmekteyiz.

Ancak istinaf sistemi tek başına tüm sorunları çözecek sihirli bir değnek değildir. Öncelikle idare ile vatandaş arasında uyuşmazlığa yol açan etkenlerin azaltılması ve çıkan uyuşmazlıkların yargıya intikal etmeden çözümü yollarının etkin bir şekilde kullanılması gerekmektedir. Türk idari yargı sistemi açısından da yeni bir çözüm yolu olarak dava dışı ve dava içi alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin tartışılması ve daha fazla zaman kaybetmeden yasal altyapı çalışmalarının tamamlanarak hayata geçirilmesi bir zorunluluktur.

Günümüzde idari uyuşmazlıkların alternatif çözüm yollarıyla çözümlenmesi yolunda dünyanın birçok yerinde mevcut uygulamalar ve çalışmalar yakından takip edilmektedir. Örneğin, Almanya'nın Bavyera eyaletindeki idari yargıçlara tanınan uzlaştırma yetkisi buna çok güzel bir örnek teşkil etmektedir. Burada görev yapan idari yargıçların uzlaştırmacı hâkimler ve uyuşmazlık çözücü hâkimler olarak ayrılması ve kürsü hâkimlerinin uzlaşmayla çözümlenebilecek davalarda dosyayı uzlaştırmacı hâkime göndererek çözülmesini sağlayabilmesi ülkemiz açısından da örnek alınacak bir model olabilir.

İdare hukuku alanındaki uyuşmazlıkların alternatif yollarla çözülmesine ilişkin olarak Avrupa Komisyonu ile Danıştay ortak çalışmalar yürütmektedir. Bu kapsamda Ankara'da ve Antalya'da çeşitli sempozyumlar gerçekleştirilmiştir. Kurumsal yapısını çağın gereklerine, uluslararası standartlara, alanındaki çağdaş gelişmelere uygun olarak güçlendiren Danıştay, lider ülke vizyonuyla da birlikte uluslararası alanda daha aktif ve etkin faaliyetlerde bulunarak ülkemizi en etkili şekilde temsil etmektedir. Uluslararası Yüksek İdari Yargı Mercileri Derneği dönem başkanlığını yürüten Danıştay, tecrübesini dost ve kardeş ülkelerle paylaşmaktadır. Kabuğunu kıran ve dış dünyaya açılan Türk Danıştayı belli bir kesimin veya ideolojinin arka bahçesi olmaktan çıkarak insanı temel alan yapıyı benimsemiş, yargıya erişimin kolaylaştırılması, zaman kaybının önlenmesi için de çeşitli çalışmaları yürütmektedir.

2016 bütçesinin de hayırlı olmasını temenni ediyorum, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)