Konu: 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2014 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 1'inci tur görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:46
Tarih:27/02/2016


2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2014 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 1'inci tur görüşmeleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AK PARTİ GRUBU ADINA REŞAT PETEK (Burdur) - Sayın Başkan ve terör örgütleriyle mücadeleye destek veren değerli milletvekilleri; Anayasa Mahkemesi bütçesi üzerine AK PARTİ Grubu adına söz almış bulunuyorum, sözlerime başlarken heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Bildiğiniz gibi, Anayasa Mahkemesi, 27 Mayıs 1960 kanlı darbesinden sonra 61 Anayasası'yla sistemimize girmiştir. Bugüne kadar da birtakım değişikliklerle görevine devam etmektedir. Anayasal birtakım kurumların, egemenlik yetkisi kullanma alışkanlığı, kendilerini yasa koyucu yani bu yüce Meclis yerine koyucu tavırları, hukukumuzda ve sistemimizde hep tartışılagelmiştir. Bunlardan bir tanesi de maalesef Anayasa Mahkemesidir. Bildiğiniz gibi, sadece kanunların, tüzüklerin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün Anayasa'ya uygunluğunu denetleme Yüce Divanın görevleri. Anayasa ve yasalarla belirlendiği hâlde durumdan vazife çıkararak kendini yasa koyucu yerine koyup uygulamaları olmuştur, bunların pek çok örnekleri var, biliyoruz. Bunlardan 367 kararını ifade edebiliriz. "411 el kaosa kalktı." manşetleriyle yüce Meclisimize hakaret edilerek Anayasa Mahkemesine taşınan anayasa değişikliğini, yetkisi olmadığı hâlde esastan inceleyerek iptal kararı vermesi örneğini de hatırlatabilirim. Yine, daha en yeni, 2010 referandumunda milletin oylarıyla kabul edilen anayasa değişikliğini esastan inceleyip bazı maddelerini iptal etmesi de Anayasa Mahkemesinin kendisini yasa koyucu yerine koymasını ve diğer bir ifadeyle Anayasa hükümlerini açıkça çiğnediğini örnek karar olarak gösterebiliriz.

Değerli milletvekilleri, şimdi, Anayasa Mahkemesi, son olarak, gündemde olan basın mensuplarıyla ilgili bir karar verdi. Biliyorsunuz, 2010 Anayasa değişikliğiyle Anayasa Mahkemesine kişi hak ve özgürlüklerinin teminat altına alınması yolunda bireysel başvuru yolunu getirdik. Bu konuda hem özgürlük hakkının ihlal edilmemesi için Ceza Muhakemesi Kanunu'nda değişiklikler yaparak, diğer taraftan, buna rağmen bir hak ihlali olursa bireysel başvuruyla Anayasa Mahkemesinde bunun düzeltilmesi yolu açıldı.

Tabii, burada, dün 2 kişinin -2 basın mensubunun- tahliye edilmesini bütün grup başkan vekillerimiz müştereken kutladılar, tebrik ettiler. Biz de buna katılıyoruz, hayırlı bir karar ihlal kararı verilmesi ama gözümüzden kaçan bir şey var: Bakın, Anayasa Mahkemesi, yetkisi olmadığı hâlde, aynı anda basın özgürlüğü ve ifade hürriyeti yönünden de yani Anayasa'nın 26 ve 28'inci maddeleri yönünden de inceleme yaptı. Hâlbuki, burada iç hukuk yolları tükenmedi. Anayasa'da açıkça ifade edildiği üzere, kanuni denetim yani temyiz denetimi dahi olmadan, yargılama sonuçlanmadan ifade özgürlüğü konusunda karar vermesi doğrudan -hukuki tabir olarak söylüyorum- bir yetki ve görev gasbıdır. Konusu olmayan bir hususta karar vermiştir maalesef. Bunun da Anayasa'ya ve hukuka uygun olmadığının burada altını özellikle çizmek istiyorum.

Pek çoğunuzun belki bilmediği yaşanmış bir gerçeği burada ifade edeyim, o da şu: Bakın, Türkiye Cumhuriyeti'nde Anayasa Mahkemesi, bırakın kanun iptal etmeyi arkadaşlar, Anayasa maddesini bile iptal etmiştir. Bilmiyorum bu konuda araştıran oldu mu. 1977 yılında verdiği kararla 61 Anayasası'nın 137 ve 138'inci maddelerinin bazı cümlelerini bile iptal etme cüretini gösteren yani "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir." ilkesini çiğneyip kendini yasa koyucu, Anayasa koyucu veya değiştirici yerine koyarak karar veren bir mahkemeyle de karşı karşıyayız.

Müesseseler eğer kendine Anayasa ve kanunların tanıdığı sınırda çalışırsa ne güzel ama hukukun ve Anayasa'nın çizdiği sınırları taşarsa, o zaman bu yüce Meclisin verdiği yetkilerin dışına çıktığı için savunulamayacak bir duruma geldiklerini ifade etmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, 2016 yılı bütçesi milletimize hayırlı olsun. Anayasa Mahkemesi bütçemiz de milletimize ve Anayasa Mahkemesine hayırlı olsun diyorum. Ama, burada bütün milletvekillerimiz olarak "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir." ilkesini, bu ilkeyi uygulama makamının, bu yetkinin sadece bu yüce heyete ait olduğunu, Anayasa'nın 6'ncı maddesindeki "Bu yetkiyi anayasal yetkili organlar kullanır." ilkesini behemehâl yeni anayasada değiştirmemiz gerektiğini ve cumhuriyetin kuruluş yıllarında olduğu gibi yine asıl görev ve yetkinin millet adına bu yüce Mecliste olduğunu bir kez daha hatırlatıyor, hepinize saygılarımı sunuyorum.

Teşekkür ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)