Konu:Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti İle Bangladeş Halk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gümrük Konularında İşbirliği Ve Karşılıklı Yardım Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı Münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:44
Tarih:25/02/2016


Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Bangladeş Halk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gümrük Konularında İşbirliği ve Karşılıklı Yardım Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ CHP GRUBU ADINA VELİ AĞBABA (Malatya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben de Can Dündar ve Erdem Gül'le ilgili mahkemenin vermiş olduğu kararı sevinçle karşıladığımı belirtmek istiyorum. Biraz önce, AKP Grup Başkan Vekili Sayın Bülent Turan'ı dikkatle dinledim, memnun olduğunu ifade ediyor, inşallah Cumhurbaşkanı da memnundur.

Tabii, biz, aslında geçtiğimiz dönemden AKP Grubunu biliyoruz. AKP Grubu biz buradan konuşurken tutuklu milletvekillerine "terörist" dediler. Yine, aynı AKP milletvekilleri, İlker Başbuğ'a generallere "terörist" dediler, Emniyet Müdürü Hanefi Avcı'ya "terörist" dediler, ama onlar çıkınca ilk kutlama kuyruğuna giren de sayın AKP milletvekilleri oldu. Bu konuda sizin hakkınızı yememek lazım. (CHP sıralarından alkışlar)

Buradaki milletvekillerimizi, İlker Başbuğ'u arayan ilk sizin milletvekilleriydi. Hanefi Avcı'yı kanal kanal gezdiren yine AKP milletvekilleriydi, sizi kutlamak lazım.

Yani, bazen düşünüyorum da bir söz aklıma geliyor değerli milletvekilleri, bu AKP var ya AKP, adamı yardan ittirirsiniz siz, anasına başsağlığına gidersiniz. Yani gidersiniz taziye evinde anasıyla beraber ağlarsınız. Böyle bu kadar bu işi pişkin pişkin yapabilirsiniz siz.

Hani derler ya bazen, düğün evinin tefçisi ölü evinin yasçısıyız diye. Ya, adamı ittiren sizsiniz, taziye kuyruğuna gidip ağlayan sizsiniz.

İLKNUR İNCEÖZ (Aksaray) - Herhâlde bu lafları yargıya söylüyorsunuz değil mi?

VELİ AĞBABA (Devamla) - Bakın, geçtiğimiz dönemde, bir düşünün tutuklanan milletvekillerini, paşaları, gazetecileri, ne yaptınız? Gittiniz, ilk onları kutlayan, ilk onlara geçmiş olsun ziyareti yapan sizsiniz. Burada gördük geçen dönem, ilk geçmiş olsun kuyruğuna, tebrik kuyruğuna siz girdiniz. Ne yaptınız, ne dediniz? "Bunu biz yapmadık, o yaptı." dediniz. Hani yaramaz çocuklar der ya: "Biz yapmadık, o yaptı." Şimdi, düşünüyorum da Can Dündar çıkınca herhâlde ilk arayacak sizsiniz. Acaba onu kim yaptı? Şimdi, "Bunu paralel mi yaptı, cemaat mi yaptı?" diyemezsiniz, yargı elinizde.

Ya, şimdi, düşünüyorum, bizim grubu da uyarmak istiyorum: Bunu bile bize yükleyebilirler arkadaşlar. AKP var ya, sayın grup başkan vekilleri dikkat edin, Can Dündar'ın tutukluluğunu bile bize yükleyebilirler, dikkatli olmak lazım. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, ben, tabii, söyleyecek çok söz var ama biraz seçildiğim ille ilgili birkaç şey söylemek istiyorum. Seçildiğim ve temsil etmekten büyük onur duyduğum Malatya'yla ilgili bir şey konuşmak istiyorum. Ben Malatya'yla ilgili konuşacağım. Niye konuşacağım? Çünkü Malatyalılar beni seçiyor. Siz konuşmayabilirsiniz çünkü sizi seçen başkası, seçmenleriniz değil, iliniz değil. Kim seçiyor? Tek seçici seçiyor.

HASAN BASRİ KURT (Samsun) - Ayıp ya! Ayıp ya!

VELİ AĞBABA (Devamla) - Onun için, beni Malatyalılar seçiyor, oy veriyorlar ön seçimde. Siz kendi illerinizde konuşmayabilirsiniz, konuşmayın. Siz, bir adam ne diyorsa onu söylersiniz ama ben memleketim Malatya'ya namus sözü verdim, şeref sözü verdim. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen hatibi dinleyelim.

VELİ AĞBABA (Devamla) - AKP milletvekilleri, komşu ilin milletvekili kendi ilinin sorununu konuşmayabilir ama ben Malatya'ya söz verdim; Malatya, sana yapılan haksızlıkları ben gündeme getireceğim, senin hakkını ben savunacağım dedim, onu yapmaya çalışıyorum.

Değerli arkadaşlar, bakın, birçok şey aklımıza gelirdi de bugün yaşadığımız şey aklımıza gelmezdi. Geçtiğimiz günlerde Malatya'dan Adıyaman'a giden insanlar Malatya tabelasının olmadığını gördüler. Bakın, Malatya tabelasının olmadığını gördüler. "Acaba Malatya tabelasının yeri mi değişti?" diye düşündüler, "Bir yanlışlık var mı?" diye düşündüler ya da -bu dönem, gerçi Malatya'da çok olmaz da, Malatyalılar çok yapmaz da; hani yaygın olarak söylenir ya, bazen hırsızlıklar, bazen para kasaları, bazen ayakkabı kutuları diyorlar ya- "Ulan, para da etmez, bu tabelayı kim alsın?" diye düşündüler, tabela yok. Malatya-Adıyaman sınırı değişmiş, tabela yok değerli arkadaşlar.

Bakın, şu resim Malatya il sınırı, geçtiğimiz hafta. Bakın, siz de dikkatlice bakın, görmeyenler de görsün bu sınırı bu vesileyle sayemde. Şimdi, hiç kimsenin haberi olmadan, sessiz sedasız... Bir hafta sonra geçenler şunu gördüler, bakın.

SELİM DURSUN (Sivas) - Seçmenlerine hakaret ediyorsun ya!

VELİ AĞBABA (Devamla) - Bakın, karlar erimiş -Sayın Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı da burada, Sayın Bakan da burada- Malatya sınırı tam 7.200 metre geri gelmiş. Bakın, 7.200 metre geri gelmiş. Değerli arkadaşlar, anlamadım ki gülelim mi, ağlayalım mı? Tam Aziz Nesin'lik hikâye, bakın arkadaşlar, tabela yok.

TAHİR ÖZTÜRK (Elâzığ) - Çok büyük bir problem! Çok büyük bir problem!

VELİ AĞBABA (Devamla) - Bakın, tabela yok. Burada tabela var, burada sökülmüş. Bakın, burada sökülmüş. Malatya tabelası yok değerli arkadaşlar. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

Şimdi, ne yapacağız? Acaba o tarihlerde AKP milletvekilleri geçti mi oradan? Geçmemişler, sıkıntı yok. Acaba ne olduğunu çözmeye çalıştık, maalesef, Malatya il sınırı, değerli arkadaşlar, değişmiş, tam 7.200 metre.

Değerli arkadaşlar, bu Malatyalılar var ya Malatyalılar, İstiklal Savaşı'nda gitmiş savaşmışlar, toprak kaybetmemişler...

NURETTİN YAŞAR (Malatya) - Bravo!

VELİ AĞBABA (Devamla) - Kıbrıs'ta savaşmışlar, toprak kaybetmemişler. Sayın Bakan, Kore'de savaşmışlar, toprak kaybetmemişler. Bir karış toprak kaybetmemişiz. Bu memleket 2 Cumhurbaşkanı yetiştirmiş, Özal'ı ve İnönü'yü; bakanlar yetiştirmiş, siyasetçiler yetiştirmiş değerli arkadaşlar. Kimsenin toprağında gözümüz olmamış. Yanı başımızdaki Adıyamanlı kardeşlerimizden, Elâzığlı kardeşlerimizden asla toprak talebimiz olmamış ve bu dönem, maalesef, üzülerek söylüyorum, Malatya AKP'ye 5 milletvekili vermiş.

NURETTİN YAŞAR (Malatya) - Buradayız, biz buradayız.

VELİ AĞBABA (Devamla) - AKP varken düşmana gerek yok. Yunanlının, Rus'un yapmadığını AKP'liler yaptı; Malatya'nın sınırını 7.200 metre içeri yaptı arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından gürültüler) İlk kez, savaşmadan ilk kez toprak kaybettik. Toprak kaybettik, kimin sayesinde? Vallahi anlamadım. Yani nasıl oluyor? Sınırımız 7.200 metre içeri girmiş değerli arkadaşlar.

Bakın, değerli milletvekilleri, bu dönem Malatya çok haksızlığa uğradı. Şimdi, bakın, beldelerimiz kapatıldı, devlet hastanemiz kapatıldı, Sümerbank bazı yandaş iş adamlarına peşkeş çekildi, hırsızlık yapıldı yani. TEKEL, Malatyalıların TEKEL'i, Malatyalıların hakkı olan TEKEL AKP milletvekillerinin gözü önünde peşkeş çekilerek, hırsızlık yapılarak yandaş iş adamlarına verildi.

Bakın, Meteoroloji Bölge Müdürlüğü geçen dönem AKP'li milletvekillerinin gözü önünde taşındı, taşındı değerli arkadaşlar, Meteoroloji Bölge Müdürlüğü taşındı. Malatya Türkiye'nin en önemli tarım kenti. Niye taşındığını anlayamadık. Bina var, personel var, niye taşındığını anlayamadık. Meteoroloji önemli bizim için, kayısımız var, elmamız var, üzümümüz var, ya, niye taşındı bilemedik, ne suçu var bilemedik. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

TAHİR ÖZTÜRK (Elâzığ) - Elâzığ'a taşındı.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Bakın, Malatya bir kepazelik daha yaşadı, bir kepazelik daha yaşadı. İçinde parasıyla TEDAŞ özelleştirildi. Kime verildi? Herhâlde CHP'li birine verilecek değil. Kime verildi? Cumhurbaşkanının yakın bir arkadaşına verildi, peşkeş çekildi. Şimdi Malatyalı, AKP'ye oy veren, CHP'ye oy veren, MHP'ye oy veren herkes illallah ediyor, illallah, illallah diyor. Kimden illallah ediyor?

OSMAN BOYRAZ (İstanbul) - En son seçimde ne kadar aldın? En son seçimde Malatya'da ne oy aldın?

VELİ AĞBABA (Devamla) - TEDAŞ'ın yeni sahiplerinden değil, o kuruma peşkeş çekenlerden illallah ediyor. AKP milletvekilleri ne yapıyor? "Biz de memnun değiliz." diyor.

GÖKCEN ÖZDOĞAN ENÇ (Antalya) - Malatyalı niye bize oy veriyor bu kadar?

VELİ AĞBABA (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bakın, bu dönemde meralarımız peşkeş çekildi, meralarımız.

GÖKCEN ÖZDOĞAN ENÇ (Antalya) - Ya, yüzde 75 nasıl alıyoruz biz?

VELİ AĞBABA (Devamla) - Toprağımız zengin iş adamlarına peşkeş çekildi. Artık Malatyalı çiftçi kapısının önünde hayvan otlatamıyor. Kimin sayesinde? Sizin sayenizde.

OSMAN BOYRAZ (İstanbul) - Çiftçi kadar ferasetin yok be!

VELİ AĞBABA (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bakın, Ulaştırma Bakanlığının maalesef Malatya'ya yaptığı sadece bunlar değil, birçok şeyi yaptı. Malatya bitirilemeyen tünelleriyle ünlü, Sayın Bakan iyi bilir, Erkenek Tüneli, Karahan Tüneli. Sekiz yıldan beri, 2008 yılından beri her milletvekili bareti alıyor, gidiyor, denetleme yapıyor. İnşaat mühendisi değil, bir şey değil, AKP milletvekili, başında baret, tünel denetliyor. Ya, "Bu yıl açılacak, bu yıl açılacak." Bir türlü açılamadı.

Bakın, başka bir hikâye daha anlatayım size arkadaşlar. (AK PARTİ sıralarından gürültüler) Bak, başka bir şey daha anlatayım. Bu Malatya var ya Malatya, Malatya'da 2 tane baraj yapıldı. 1990'lı yıllarda temeli atıldı, 2 baraj yapıldı. Birinin ismi -Allah rahmet eylesin- hemşehrimiz Turgut Özal'ın ismi, biri de -Allah uzun ömürler versin- sevgili Recai Kutan'ın ismine. Şimdi, barajlar yapıldı ama barajlar sulama için yapıldı ama kanal yapmayı unutmuşlar. Değerli arkadaşlar, kanal yok. Üç yıl önce, dört yıl önce Cumhurbaşkanı, Başbakan geldi, barajı açtı, kanal yapmayı unutmuşlar.

OSMAN BOYRAZ (İstanbul) - Niye? Gürün'den gelen kanal nerede?

VELİ AĞBABA (Devamla) - Kapıkaya Barajı, Boztepe Barajı'nda su yok. Yazıhanlı baraja bakıyor, baraj Yazıhanlıya bakıyor.

OSMAN BOYRAZ (İstanbul) - Veli Bey, Gürün'den gelen kanal nerede?

VELİ AĞBABA (Devamla) - Kapıkayalı baraja bakıyor, baraj Kapıkayalıya bakıyor. Yani bu dönemki yaşadığımız şeyleri anlatmakla bitiremeyiz değerli arkadaşlar.

Bundan aslında AKP milletvekillerinin memnun olması lazım çünkü Malatya'yı konuşuyorum, Malatya'nın haklarını savunuyorum. Aynı kentten seçilmiş milletvekilleriyiz, kime karşı savunuyoruz, Hükûmete karşı. Diyoruz ki Malatya'nın hakkını ver, Malatya'nın hakkını teslim et. Yapma diyoruz değerli arkadaşlar.

MEHMET HABİB SOLUK (Sivas) - Battalgazi'si var...

VELİ AĞBABA (Devamla) - Battalgazi var tabii, Battalgazi'yi de AKP vermedi ya, onu Allah verdi bize. Battalgazi'yi de sen vermedin ya Sayın Bakan. Battalgazi Allah vergisi, AKP'nin vergisi değil yani. O bizim onur duyduğumuz birisi Sayın Bakanım.

MEHMET HABİB SOLUK (Sivas) - Hiç teşekkür edecek bir şey yok mu? Hiçbir şey yapmadık mı?

VELİ AĞBABA (Devamla) - Şimdi, bakın, bir de, değerli arkadaşlar -sözüm bitiyor- Cumhurbaşkanı "Ey Amerika...", "Ey Amerika..." diyorsan gel, Malatya Kürecik Üssü'nü kaldır, ABD'nin dikmiş olduğu üssü kaldır, o zaman inanırım "Ey Amerika...", ey Erdoğan! (CHP sıralarından alkışlar)