Konu:Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısı münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:41
Tarih:18/02/2016


Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

RUHİ ERSOY (Osmaniye) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; üzerinde tartışılan konu aslında bir noktada mahremiyetle ilgilidir. Mahremiyet muhafazakâr dünya görüşünde çok önem ifade eden bir kavramdır. İnsanlığın yeryüzü serüveninden bu tarafa kutsal olan ilişkileri, onun yaratılışında var olan, hilkatinde var olan hayâsının gereği birtakım duygu ve düşüncelerini inanç sistemiyle beraber geliştirmesine sebebiyet vermiştir. İlk insandan bu tarafa örtünme duygusu bunun temel bir göstergesidir. Hayatın değişim dinamikleri yazılı, sözlü, elektronik kültür ortamları ve insanlığın yaşadığı çağlar her döneme göre kendisine birtakım mahremiyetler inşa etmiş ve kişiye ait, aileye ait değerleri muhafaza etmiştir. Oysa bugün insanlık içerisinde bulunduğu henüz daha modernitenin bir şekliyle sonucu olan, ama postmodern süreci de beraber yaşayan bir ikilemde bizim gibi de daha gelişmekte olan, gecikmiş bir modernite ile erken gelen postmodern dalga arasında sıkışmış ülkelerdeki bu tür sorunlar siyasetin de, insanlığın da temel problemi olur. (Gürültüler)

Benim yüce Parlamentoya saygım sonsuz, yerlerinde olsam dinlerdim Sayın Başkanım.

BAŞKAN - Sayın Ersoy, bir saniye efendim.

Sayın milletvekilleri, sayın hatibi dinleyelim lütfen. Teorik bilgilerin de olduğu bir konuşma yapıyor. Lütfen...

RUHİ ERSOY (Devamla) - Değerli arkadaşlar, burada, tabii, bir akademik ve entelektüel birikim ifadelerini yansıtmak istemiyoruz ama bu kürsü vesile olsun. Özellikle çoğunluğu oluşturan iktidar partisini, belki okumakta ve düşünmekte fırsat bulamadığı bazı kavramlardan haberdar edebilir miyiz diye de özel bir gayretimiz var. Fark ediliyor mu, bilmiyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlarım, sayın milletvekilleri; bugün içerisinde bulunduğumuz dünyada evimizde televizyon açamıyor; her çocuğumuzun cebine koyduğumuz akıllı telefonlarla sosyal medya üzerinden dünyaya entegre ettiğimizi düşündüğümüz hayatın içerisinde mahremiyetlerimizi olduğu gibi yaşam tarzımızın, neredeyse yediğimiz, içtiğimiz mutfağımızdan özel hâllerimize kadar dünyaya servis edildiği bir süreç yaşıyoruz. Bugün, oranlara ve istatistiklere bakıldığında Türkiye'deki İnternet, Facebook ve Twitter kullanıcısı sayıları, demokrasinin gelişmesi ve sahip olduğumuz imkânlar açısından çok güzel fakat bunlarla ilgili denetimle beraber kontrol sadece siyasal gelişmelerde, birtakım olağanüstü hâllerde devreye giriyor. Bir Gezi Parkı hadisesinde, bir terör olayında veyahut da bir "tape" meselesinde ya da bir yolsuzluk iddiasının olduğu siyasal gündemlerde bunlar yasaklanırken bugün itibarıyla mahremiyeti muhafaza etme noktasında muhafazakâr parti acaba bunun ne kadarını muhafaza edebiliyor?

Gelişmiş toplumlarda, Batı ülkelerinde İnternet ve Facebook üzerinden birtakım özel sitelere ulaşma yaş oranı ve denetlenebilirliği nedir, bugün Türkiye'de bunların denetlenebilirliği nedir? Denetleyebiliyorlar mı, yoksa bu konuda bir kaygı yok mu? Türkiye'de muhafazakâr değerler üzerinden söylem geliştirip liberal yaşam tarzını dayatarak bir şekliyle toplumun başkalaşmasına zemin hazırlayan bir politik süreç mi yaşanıyor? Biz, bunu geçmişteki konuşmalarımızda da söyledik. Peyami Safa'nın Fatih-Harbiye'sinde olduğu gibi Fatih'ten oy almak için Fatihçilik yapmak ama oy aldıktan sonra uygulamalarımızı ne hikmetse Harbiyeci olarak yapmak, Şişlici olarak yapmak ve bunun ikisinin arasında gençlerimizi, toplumumuzu, muhafazakâr değerler üreten insanlarımızı, ürettikleri değerleri muhafaza etme noktasında yeni değerler üretmeyerek bir tarafa bırakmak. Bu millet bunu hak etmiyor, bu devlet bunu hak etmiyor, bu toplum bunu hak etmiyor.

Mesele, sadece ve sadece muhafaza etmek ve muhafazakârlık adına özel bilgilerin mahremiyetini bir şekliyle kanunla sınırlamakla elbette ki iyi işler yapılıyor. Bu, daha da gelişmelidir ve iyi hâle getirilmelidir. Ama mahremiyeti ve muhafazakârlığı savunan, aile değerlerini savunan iktidar partisinin de bu değerleri muhafaza etmek adına ne yaptığını bu kürsüden sormak istiyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)