Konu:Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:39
Tarih:16/02/2016


Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

RUHİ ERSOY (Osmaniye) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu grubumuz adına saygıyla selamlıyorum.

Devlet, millet, devleti ebet müddet, temel kavramlarımızı oluşturan değerlerimiz ve değerlerimizin toplamı üzerine çeşitli tartışmalar yapılıyor. Elbette ki milletin kürsüsünde, milleti temsil noktasında olanlar düşüncelerini ifade edecek. Çıkış noktamız AR-GE yasası olsa da görüşler bu kürsüden ifade ediliyor. İfade edilirken kullanılan kavramlar bazen anakronik ifadeler, bazen kendisi için yeni ama uzmanlık alanı olan için sıradan kelimeler olabiliyor. Elbette burası siyaset kürsüsü, Akademia kürsüsü değil ama siyasetle Akademia'yı birleştirerek müktesebatlar üzerine insanlar görüşlerini söyleyebilirler. Milliyetçi Hareket düşüncesinde devlet ebedi müddettir; millet kavramı, bu ebedi müddetin kökü mazide olan atisidir; halk kavramı, yaşadığı kesitteki vatandaşlarıdır. Dolayısıyla, yer yüzünde varlığını ifade etmiş olan ilk Türk belgelerinde Bilge Kağan'ın Tonyukuk'un yazıtlarında yerini bulmuş olan "Ey Türk..." diye başlayan ifadelerden bugüne, bugünden de henüz ruhlar âleminde, bezmielestte, inancımıza göre "..."(x) diyerek tekrar yeryüzüne, bir Türk-İslam bedenine gönderilmek üzere bekleyen ruha kadarki olan sorumluluk da milleti oluşturur. Nasıl ki bugün gündelik yaşamda vatandaşın mutluluğunu düşünüyor, ona göre siyaset üretiyorsak bu siyaseti üretirkenki değerlerimiz, millî kimliğimiz, mazimizi var eden değerlerin toplamı üzerinde bizi var ettiği için, bugünkü gündelik hayatın içerisinde bazı konuları sadece bugüne göre değil, doğmamış olanları, doğacak olanları da hesaba katıp geleceği planlamakla mümkün olmuştur.

İşte, bin yıldır bu topraklarda var olan medeniyet, gelecek bin yıllarda da bu temel diskurla, bu temel ülküyle ancak mümkün olabilecektir. Ondan dolayı, devleti ebet müddetinde Kanuni Sultan Süleyman'ı düşündüğümüzde adaleti, kanunu, hakkı, hukuku bize getiren ve medeniyetimizdeki imparatorluğun âdeta -altın harflerle- yüz akı kabul edilen Kanuni'nin, başta, hepimizin maalesef popüler kültür üzerinden öğrendiği Şehzade Mustafa meselesi değil, ondan daha sonraki cereyan eden Beyazıt vakası ve Beyazıt'ın çocukları dâhil, kanını dökmeden boğdurarak öldürme meselesini düşündüğümüzde, belki de Kanuni, devleti ebet müddet için bunları yapan bir insandı.

Evet, birtakım değerleri seküler akılla izah edemezsiniz, bu değerler var olan manevi kuvvetin içerisinde varlıklarını göstermeden temsil ederler. Bu manevi kuvvet, bazen bir fert, bazen bir şahıs, bazen bir mebus, bazen bir vatandaş; gündelik hayatta ise bunun adına "irfan meclisi" dediğimiz, hayatın biriktirdikleriyle beraber bu medeniyetin içerisinden süzülmüş bir hâl diliyle, bir kâl diliyle, bir cümleyle kendini ifade eden bir vatandaştan terennüm edebilir. Bu değerlerin üzerinde yol yürüdüğümüzü bilerek hareket etmemiz gerektiğine inanıyoruz ve merkez-kenar ikileminde İbn-i Haldun teorisi der ki: "Kenardan merkeze gelenler, bir müddet sonra kendileri merkezîleşirler ve yeni kenarlar oluştururlar. Çürüme başladığında kenardan yeni bir yürüyüş, o çürümenin önüne geçmeye çalışır."

İşte, on dört yıllık iktidarı sürecinde çeşitli çürümelere rağmen, "muhalefet olma" ifadelerinin içerisini başka saiklerle doldurarak kendini güncellemeye çalışan bir Hükûmet var fakat bu Hükûmetin karşısına millî birikimle ve samimiyetle bu milletin müktesebatını haiz, iyi bir hazırlık içerisinde olan Milliyetçi Hareket Partisi var. Milliyetçi Hareket Partisi de deminki bahsetmiş olduğumuz değerler manzumesinde "Önce ülkem yani devletim, sonra partim ve ben." anlayışını ortaya koyduğu için, doğru olan işlerde, mücadelelerde yanlarında olmuştur. Siyasi iradenin, devlet anlayışını yerine getirmesi ve bu konuda kararlı olması ve katı kurallarla "Vatan bölünmez." diyebilmesi için vereceği her türlü mücadelede bilerek ve isteyerek yanında olma prensibiyle hareket etmekteyiz.

Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi saygıyla selamlıyor, hayırlı akşamlar diliyorum. (MHP sıralarından alkışlar)