Konu:Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:38
Tarih:11/02/2016


Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ALİ ÖZCAN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün gerçekten AR-GE'yle ilgili maddeleri görüşmek üzere burada toplanmış bulunuyoruz. Tabii ki gelişmiş ülkelerde ve gelişmekte olan ülkelerde AR-GE çok önemli bir şeydir.

Ama bugün Türkiye'de doğu ve güneydoğuda yaşanan bu çatışmalı dönemde ve orada devlet ve Özel Harekât ile PKK arasına sıkışmış halkımızın bu durumu varken ben Cumhuriyet Halk Partisi milletvekili olarak sizlere sesleniyorum: Gelin bu konunun araştırmasını ve geliştirmesini yapalım. Gelin bu konuda biz birlikte hareket edelim. Gelin Mecliste diyalogla ve birbirimizin düşüncesini alarak doğu ve güneydoğuda yaşayan halkımızın sıkıntılarına çözüm bulalım. Orada bir çatışma hâli var. Darbe ve sıkıyönetim dönemlerinde bile bu kadar uzun süre sokağa çıkma yasağı yokken, halkımız orada yetmiş günden daha fazla bir zaman evinden dışarı çıkamamakta, yerinden yurdundan edilmekte ve bu çatışma ortamı, bizim -işte, Sur'da- tarihî eserlerimizi, kültürel varlıklarımızı yok etmekte. Elbette orada şehitlerimiz var, elbette askerlerimiz ölüyor, elbette polisler ölüyor ama orada bu çatışmalı ortamda sivil halkımız da ölüyor; çocuklar ölüyor, anneler ölüyor, kadınlarımız ölüyor. Bunların ölümü Hükûmetin aczini ifade eder. Bir an evvel bu çatışmasızlık ortamını yaratabilmek için Mecliste diyalog hâlinde olmamız lazım, birlikte hareket etmemiz lazım ve bu sorunların çözümünü ısrarla birlikte takip etmemiz, ısrarla birlikte talep etmemiz lazım. Barışın ve hukukun üstünlüğünü egemen kılmak için birlikte hareket etmemiz lazım. Evet, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'ya gittik, orada gördük, esnaf kan ağlıyor, halkımız kan ağlıyor. Sur'daki bütün tarihî, kültürel eserler yok edilmiş hem de tankla, topla yok edilmiş. Ve orada gördüğümüz manzara şudur arkadaşlar: Biz yeniden orayı canlandırmaya kalksak en az beş yıl, altı gerekli, belki de on yıl gerekli. Buna hakkımız var mı? 90'lı yıllarda biz köylerden boşalttık insanlarımızı, şimdi ilçelerden boşaltıyoruz, ilçelerimizi yok ediyoruz. Buna hakkımız var mı değerli arkadaşlar? Oradaki halkımız bir şey istiyor, diyor ki: "Temel hak ve özgürlükler konusunda ben eşit vatandaş olmak istiyorum. Batıda ne varsa, batının ne değerleri varsa -entelektüel değerleri de dâhil- onları ben sizinle birlikte yaşamak istiyorum." Bu halkımızın istediği, doğu ve güneydoğudaki halkımızın istediği çok mu arkadaşlar? Yaşam hakkı istiyor, en temel hakkı insanın yaşam hakkı. "Ölmek istemiyorum." diyor ve "Yarınlarda çocuklarım ölmesin, analar ölmesin ve ben istediğim gibi doğuyla batıyla kardeşçe yaşamak istiyorum..."

Değerli arkadaşlar, biz burada Mecliste konuşurken birbirimize güvenmiyoruz. Burada arkadaşlarımız bir şeyi diyorlarsa eğer buradaki arkadaşlarımız karşı çıkıyorsa, buradaki arkadaşlarımız buradaki arkadaşlarımızın düşüncesinde eğer yanlışlık buluyorlarsa... Kaç sefer araştırma önergesi verdik, bunun araştırma önergesi olmasına da gerek yok, gelin, bir komisyon kuralım ve bütün partilerin birlikte hareket ettiği ve birlikte değerlendirdiği doğu ve güneydoğu raporunu burada, Mecliste halkımıza sunalım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Özcan...

ALİ ÖZCAN (Devamla) - Elbette hendekler kapatılsın diyoruz, elbette silahlar sussun diyoruz ama operasyonlar da dursun diyoruz. Yaşanan her şeye rağmen halk karşı karşıya gelmek istemiyor.

BAŞKAN - Sayın Özcan, teşekkür ederim...

ALİ ÖZCAN (Devamla) - Halk kardeşçe yaşamak istiyor, halk "Hukuktan başka bir alternatifimiz yok, hukuk herkese lazım." diyor. 1990'lı yıllarda... Söyledim onu. Huzur ortamı ve istikrar istiyor. AR-GE demek sermayeyi ilgilendiren bir konu ve sermaye dediğiniz zaman huzur ortamı olmadan sermaye oraya gitmez, onun için bir an evvel o sermayenin oraya gidebilmesi için...

BAŞKAN - Sayın Özcan, toparlar mısınız lütfen?

ALİ ÖZCAN (Devamla) - Sayın Bakanımız gitti, Mardin'de dedi ki: "Sıfır kredi esnafa." Yahu huzur yoksa, güven yoksa, o güven ortamını siz yaratamamışsanız sıfır krediyle siz para verseniz ne yapacak esnaf? Hiçbir şekilde bir şey yapamaz. Sıkıntının kaynağı ekonomik değildir, sıkıntının kaynağı siyasaldır. Onun için de bu mesele bu Mecliste çözülmelidir.

BAŞKAN - Sayın Özcan, teşekkür ederim.

ALİ ÖZCAN (Devamla) - Siz çözeceksiniz, biz çözeceğiz, siz çözeceksiniz. Hepimiz kardeşiz. Bu memleketin bize ihtiyacı var. Bu Meclis bunu yapacak güçtedir. (CHP ve HDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Özcan.

ALİ ÖZCAN (Devamla) - Asla, asla buradaki olayları bir başkanlık sürecine bağlamamamız lazım. Sayın Cumhurbaşkanımıza buradan sesleniyorum: Ekvador'a da gitsin, Peru'ya gitsin ama en sonunda, en sonunda gelsin, doğu ve güneydoğuda barış türkülerini birlikte söyleyelim. (CHP ve HDP sıralarından alkışlar)

İSMAİL TAMER (Kayseri) - HDP'ye, oraya söyle!

BAŞKAN - Sayın Özcan, teşekkür ederim; önergeyi oylayacağım, lütfen...

ALİ ÖZCAN (Devamla) - Hepinize teşekkür ediyorum. Sabrınızı taşırdım, zamanımı aşırdım ama şu an çok doluyum, daha çok şeyler konuşacağız.

BAŞKAN - Bir sonraki önergede, lütfen Sayın Özcan.

ALİ ÖZCAN (Devamla) - Gelin, beraber bir komisyon kuralım, Doğu Anadolu'ya gidelim, yerinde inceleyelim; var mısınız, buyurun gelin. (CHP sıralarından alkışlar; AK PARTİ sıralarından gürültüler)