Konu: Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:38
Tarih:11/02/2016


Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle 10 Ekim 2015'te Gar'ın önünde katledilen dostlarımın anıları önünde saygıyla eğiliyorum. Dün onların dördüncü ayıydı ama henüz bir çalışma yapılmadı, hukuken bir girişimde bulunulmadı.

Yine, tabii, kirli savaşta yoksul çocuklarımız ölmeye devam ediyor, siviller ne yazık ki mağdur oluyorlar. Bir an önce bu kirli savaşın bitmesi için daha fazla barıştan yana sesimizi yükseltmemiz gerektiğini ve bunun sorumluluğunun da Türkiye Büyük Millet Meclisinde olduğunu bir kez daha sizlerle paylaşmak isterim.

Tabii, Adalet ve Kalkınma Partisi, her alanda olduğu gibi bu alanda da öğretim üyelerine onurlu, insanca yaşayacağı bir maaşı vermek yerine, işte böyle özel sektörle ya da yapılan değişik çalışmalarla elde edilecek bir havuzla durumu idare etme yolunu seçmiştir. Tabii, öğretim üyeleri daha fazla ücret alsınlar; tabii, daha iyi yaşasınlar. Ama araştırma ve geliştirmeye verdiğiniz desteğin on üç yıllık sürecinin sonucunu sizlerle paylaşmak isterim.

Evet, birkaç gündür gündemde, halkımız kırmızı et yiyemiyor. Bakan açıklama yaptı. On üç yıldır tarım sektörünü, çiftçiyi, köylüyü, serbest piyasanın bir aracı yaptınız, ticarete konu yaptınız ama kırmızı et sorununu çözemeyince "Ya nerede öyle serbest piyasa?" dediniz, hadi geçelim onu "Biz kamuyuz, elimizde sopa var, dizginleriz bunu." dediniz. Şöyle bir açıklama yaptı Bakan, diyor ki: "Kıyma 32 lira, kuşbaşı 34 lira. Karkas kesim 23,3 liradan kesilirse..."

Ne demek "karkas" biliyor musunuz? Bu, gelen bir canlı hayvanın kesildikten sonra kalan kısmı karkas denen kısım. İyi bakın buna: Bunun içinde kemik var, bunun içinde sinir var, bunun içinde damar var yani bir kıymaya konmaması gereken ürünler de var. Kemik, damar, sinir ve ısıdan kaynaklanan, buharlaşmadan kaynaklanan kayıpları çıkardığınızda insanca, sağlıklı bir gıda için şöyle bir kıyma çıkar ortaya. Bu kıymanın o 23,3 liraya kestiğiniz etten çıkabilmesi için yüzde 30 ilave etmeniz lazım. Bunun karşılığı ne demek, biliyor musunuz? 31,1 TL demek. Yani, kasap bize sağlıklı bir kıyma verebilmek için 31,1 liraya bu eti mal etmek zorunda. Hele bir de kuşbaşı istiyorsanız bunun maliyeti 35 lirayı geçiyor. Yani, Bakan tarım kökenli olmadığı için, muhtemelen üst yönetiminin de tarımla ilgili bir bilgi birikimi olmadığı için muhtemelen karkas etin ne olduğunu bilmiyor. Karkas etten siz kemiği çıkardığınızda yüzde 20 fire verir; ısıdan kaynaklanan kaybı çıkardığınızda yüzde 2 fire verir; damar, sinir vesaireyi çıkardığınızda yüzde 1 fire verir. Hadi, indirmek istiyorsunuz ya, indirmediğiniz o yüzde 8 KDV'yi de eklediğiniz zaman yüzde 31 ek maliyet gelir kasaba. Dolayısıyla, sizin 32 liraya kıymayı, 34 liraya eti verme şansınız yok. Ancak bir yerde verirsiniz, o da onlarca yıldır özelleştirdiğiniz et balık kurumlarında verirsiniz, o da dışarıdan getirdiğiniz Angus eti veya ithal eti verebilirsiniz. Başka, normal kasapta bu eti bu şekilde satma şansınız yok çünkü sorunu yaratan sizlersiniz, sorunu da çözme şansınız yoktur.

Son on yılda yaptığınız şeyi sizinle paylaşalım: Tam 300 bin ton et getirdiniz, 300 bin ton et, karkas et. Tam 4 milyon canlı hayvan getirdiniz; 2,2 milyon küçükbaş, 1 milyon 800 bin büyükbaş ve buna karşılık tam 4 milyar para ödediniz. İşte sizin AR-GE'niz, işte sizin bütçeniz, işte sizin üniversiteniz, işte sizin gelişmişliğiniz!

Evet, sorunu yaratanlar sorunu çözemezler. Sevgili Bakanı buradan uyarıyorum, meraları özelleştireceğine kaba yem sağlayarak hayvancılığı geliştirebilir.

Saygılar sunuyorum. (CHP ve HDP sıralarından alkışlar)