Konu:Araştırma Ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı Münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:37
Tarih:10/02/2016


Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MÜSLÜM DOĞAN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 97 sıra sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın 2'nci maddesi üzerinde konuşmak üzere söz almış bulunuyorum.

Değerli milletvekilleri, Alevi inancı ve öğretisinde çok önemli bir yer bulan Hızır orucu bugün ikinci oruç olarak tutulmaktadır, bugün ikinci gündür. Bu kutsal günde ülkemizdeki kardeşliğin, barışın yeniden tesis edilmesini diliyorum Hakk'tan ve orucumuzun Hakk nezdinde kabulünü diliyorum.

Değerli milletvekilleri, partimiz grubu bu kanun tasarısındaki 2'nci maddeye katılmakla birlikte, yasa tasarısının yapısal bir değişikliğe neden olabilecek yeni şeyler içermediğini ifade etmek istiyorum. Mevcut iktidarın günümüze kadar AR-GE alanında önemli bir gelişme katetmediğini üzülerek ifade etmek isterim. Bunun en güzel örneğinin AR-GE harcamalarında ayrılan bütçede açıkça görüldüğünü de görmekteyiz. Burada esas olan sorun aslında AR-GE'nin geliştirilmesi, insan anlamında, kaynağın artırılması anlamında laik, demokratik, bilimsel bir eğitimden uzak kalınması AR-GE'nin de insan kaynağı kapasitesini artırmasına olanak vermemektedir. Çünkü, bugün ülkemizde gerçekten laik, demokratik, özerk ve bilimsel bir eğitimden uzak durulmaktadır. Maalesef üniversitelerimizde de bilimsel eğitimden uzaklaşılmış, egemen ulus ve egemen mezhep anlayışlarına dayanan siyasal İslam'ın egemen olduğu bir eğitim sistemiyle karşı karşıyayız. Her hükûmet programında maalesef millî eğitim programlarımız, millî eğitim politikalarımız değişir ve doksan üç yıldır da bu millî eğitim politikası bir türlü oturtulamadı.

Hükûmet yetkilileri her ile üniversite açtıklarını ve çok başarılı olduklarını, her ilimizde üniversite olduğunu söylemektedir, övünmektedirler ama bugün laik ve demokratik bir eğitimden, bilimsel eğitimden uzak olduğu için bu üniversitelerde bilimsel bir eğitim verilememekte ve esas olarak da gelişmişlik ve bilimsellik üzerine eğitimin çok geri bir noktada olduğunu burada ifade etmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, bugün Türkiye'de dünya ölçeğinde ilk 500 üniversite arasına giren kaç tane üniversitemiz olduğunu biliyorsunuz; bu, bir ölçü olmayabilir ama bilim adamı titizliğinden uzak kaldıkça, bilimsel eğitimden uzak kaldıkça AR-GE çalışmalarının da çok işe yarayacağını düşünmüyoruz. Bilimsel eğitimin verilmediği, demokratik üniversitelerin olmadığı yerlerde AR-GE çalışmalarının da çok başarılı olacağını düşünmüyoruz.

Eğitim hizmetinin metalaşmasına neden olan bu düşünce, genel olarak eğitimin içeriğinin dönüşmesine, bilimsel özgürlüğün, kurumsal özerkliğin ve demokratik işleyişin tamamen ortadan kalkmasına neden olmaktadır. Devleti tabulaştıran ve yurttaşa karşı devleti koruyan siyasal akıl sebebiyle özerk ve demokratik bilimsel eğitimden uzaklaşılmaktadır. Yurt dışında başarı elde eden bu Türkiyeli bilim insanlarının da burada hakkını vermek gerekiyor; onları saygıyla buradan karşılıyoruz. Bu ülkede özgür ve bilinçli ve bilimsel bir eğitime verdikleri katkıdan dolayı da ayrıca tekrardan kutlamak istiyorum.

Türkiye'de bilim, teknoloji ve inovasyon politikasının ayrımının çok iyi yapıldığını düşünmüyorum. Örneğin, ABD'de 1960'larda en başta bilim politikası vardır, sonra çok sağlam bir sanayi politikası, sonra teknoloji, sonra inovasyon politikaları gelmektedir. Gelişmiş ülkeler bu evrimsel süreçlerin yaşanması gerektiğine inanmış. Sanayi politikası olmadan şu anda inovasyon politikası üzerinde de konuşmamızın çok da gerçekçi olmadığını düşünüyoruz. Bilimsel öğretimin, üretimin ve özgür eleştirisel düşüncenin geliştirilebilmesi için herkesin bilgiye ve kaynaklara özgürce erişebilmesi sağlanmalı, araştırma altyapısı geliştirilmeli, bilgiye ulaşmanın sınırlandırılmadığı bir ortam hayata geçirilmelidir diye düşünüyoruz.

Saygılar sunuyorum. (HDP sıralarından alkışlar)